Cihan Aydeniz

Cihan Aydeniz

b'AŞKa Şarkılar...

Zamanla eskirmiş insanlar, öyle diyorlar




2kadin.com >> Cihan Aydeniz

(Şebnem Ferah “Eski” şarkısı eşliğinde okunabilir.)

Yıllardır duruyordun karşımda…
Her zaman dilimin ucunda olan o şarkı gibi; sözlerini satır satır bildiğim.
Hiç aklımdan çıkmasın diye, her harfinin altını çizdiğim o kitap gibi işte; başucumdaydın.
Her gün sokaklarına düştüğüm yollar gibi bildik, mahalledeki çocuklar gibi tanıdık…
Öyle aşinaydım sana.

Zaman neleri değiştirir, kimler zamana yenilir? Kazanan yok mudur bu yarışta?
Zamanla güzelleşen, onunla dövüşüp, galip gelen…
Bizim gibi,var olan,
senin gibi, meydan okuyan!
Bulunmaz mı sahiden?

Zamanla eskirmiş insanlar, öyle diyorlar…
Eksilirmiş…

Sen eşlik etmeseydin, dilimin ucundaki şarkıya alışırdım belki.
Başucumdaki kitabın sayfaları da sararırdı ya da sana anlatmanın heyecanı yok diye sıkılır, atardım bir köşeye, savrulurdu kelimeler, hikâyenin kahramanları bile hayıflanırlardı…

Zaman aynı hızla herkesi bir köşeye iterken, ben biraz değişmiş olabilirim. Belki biraz da sen…

Ama söyle bana, o yollar biter mi?
İnsan eskir mi?
Sen eskiyebilir misin mesela, beni yenilerken?
Eksilmek ne demek, aksine; ikimiz bir olduğumuz anda, çok olmaz mı her şey?
ÇOK huzurlu, ÇOK mutlu, ÇOK sakin.
ÇOK AŞIK… olduğumuzun farkına varmamış olabilirler mi hala?

Zaman aynı hızla herkesi bir köşeye iterken, ben biraz yaklaşmış olabilirim sana. Belki biraz da sen…

Öyle ya da böyle, zamanın elleri işte bizi yan yana getiren. Sonra da bizim için anlamı gün be gün yitiren.
Belki de her şey sadece onun sayesinde oldu. Ellerimizin değdiği her şey yenilenirken, biliyorum; o sadece bize durdu.

Herkesin gördüğü olmaktan çıktı, gözlerimizin önündekiler. Yüzümde sadece sana ait, ellerinde sadece bana ait izler var artık. Sadece benim duyduğum, tarifi mümkün olmadığı için, başkasına asla anlatamayacağım, kokun artık benimle. Etrafımdaki kimseye senin duyduğun gibi gelmiyor sesim, eminim. Biz konuşurken sanki bütün dünya susuyor gibi… Sahi, sana da öyle gelmiyor mu sevgilim?

Her şey bir başka kokuyor, herkes bir başka bakıyor ve biz bir başka gülüyoruz artık.
Sen yanımdayken, hayat her şeye rağmen güzel. Ve biliyorum ki, benimle olmak senin için her şeye değer.

Biz varız artık, ikimiz. Zaman da karşımızda değil, yanımızda, bizimle birlikte yaşıyor hatta. Gün geceyle yarışmıyor. Huzurlu, telaşsız, sakin, her anımıza hayran bir seyirci gibi, ağır ağır geçiyor zaman. Bir önceki geceyi küstürmeden doğuyor güneş. Sabahlar, bir öncekini aratmayacak kadar güzel kokuyor seninle. Her yeni gün, gideni öperek uğurluyor, bir yandan da “Sıkı sıkı sarılın bu gece de” der gibi göz kırpıyor bize. Zaman, telaşlanmamıza izin vermiyor ki... Sakin sakin, uzun uzun sevelim diye bizi bekliyor sanki.
Sonra her sabah hoş geldin diyor güneşe, bir yandan da yine gözü bizim üzerimizde. “Hadi göreyim sizi, bugün de dünden daha çok sevin birbirinizi” der gibi bakıyor yine.
Yanılıyor olamayız, baksana yıllara meydan okuyor gözlerimizdeki renkler, değişmiyor. Seninle tattığım ne varsa, hala ilk günkü gibi, hepsi yerli yerindeler.

Dilimin ucundaki şarkı demiştim hani… Senden dinliyorum şimdi, her gece ilk kez duyuyor gibi heyecanlanıyorum, hiç eksilmedi melodisi. Uyurken kucağıma düşürdüğüm o kitabı sen alıp kaldırıyorsun artık. Silinmedi hikâyesi. Hikâyenin kahramanlarını sorma, keyfini çıkarıyorlar her satırın. Biz de, kâğıtlara meydan okuyan mürekkepler gibiyiz belki. Bildiğim yollardan seninle, el ele geçiyorum. Kaybolma korkumdan da eser yok sayende, hiçbir yol çıkmaz değil seninle, biliyorum.

Peki, sen bu nasıl bir huzur biliyor musun?
Sana duyduğum güvenin, ya da bana verdiğin gücün farkında mısın?
Aynı bakan iki çift gözse bizimki, mavi sen baktığında derinleşiyor. Kulağıma fısıldadığın ufacık bir söz nasıl oluyor da gümbür gümbür yankılanıyor kalbimde… Her geçen gün biraz daha büyüyor hayatımdaki izlerin. Kokun, ellerin hatta ayak seslerin, artık nereye gitsem peşimden geliyor.

Paha biçilemez inceliklerini hayatıma katan,
beni sakinleştiren,
güzelleştiren,
her anımı özel ve anlamlı kılan,
yolumu aydınlatan ışığım;
sen.

Uyurken bile özlediğim sonra,
yokluğunu asla düşünemediğim…
Yani, içimi titreten…
Yani yüzümü güldüren,
beni kendime getiren;
Sen.

Yani; sevgilim…
“Herkesin sadece parmak izi varken, senin kalbinin de izi var” diyorum.
İzlerine yansıyan bütün renklerde benim de gülüşümün olması, ne büyük şans!
Biliyorum.

Zamanla eskirmiş insanlar, öyle diyorlar.
Ne acı sevgilim, seni tanımıyorlar!

Cihan Aydeniz
10 Haziran 2011/ Cuma
Kalamış

27764
defa okundu
Önceki Sonraki
19 Aralık, Salı 2017