Cihan Aydeniz

Cihan Aydeniz

b'AŞKa Şarkılar...

02.01.2011 22:32:19

Yine mi yıl? - Hoşgeldin yeni’den!

2kadin.com >> Cihan Aydeniz

Geçmiş günlerini özleyen bu kadar insan varken, “eski”den olsa diye başlamayan cümleler hala kurulamazken; nedir bu “yeni” sevdasının sahte şatafatı anlayamam.
Yeni başlangıçlar, yeni sonları beraberinde getirir. Ve maalesef belirsizlikle dolu yeni sorunları da… Bunun farkında olan tek kişinin ben olmadığımı umuyorum. Eski severim ben, bildiğimi isterim yanımda. Alışık olduğum kokular, renkler değişmesin isterim. Belirsizlik korkutmuştur her zaman, hem geçmişi de çok özlerim… “Zaman hiç geçmese, keşke…” diye içimden geçirirken, “imkanı olsa da yıllar geriye doğru ilerlese” diyecek kadar da yüzsüzleşebilirim.

Yeni yıl… Adı yeni, kendi aşina… Sen de biliyorsun ki; sadece o gün doğan bebekler için bir “yeni” mevcut! Oysa biz gelmişiz, doğduğumuz yılın bilmem kaçıncı tekrarına. Hayatımızın kaçıncı planındayız kim bilir? Özetle; bir önceki senenin devamındayız. İlle de merak uyandırsın, heveslendirsin istersen, şöyle söyleyebilirim: “Dün yaşadığımız hayatın “arkası yarını”ndayız!
Yine 365 gün var takvimde, 5 içi hafta içine denk gelecek şekilde ayarlanmış bir hafta dedikleri şey, iki de gün var üstelik hafta sonu diyorlar ona da; hayret! Mevsim kış, önümüz bahar, sonrası tahmini güç olsa da; bravo doğru cevap: yaz Var mı yani “yeni” olan bir durum, yok! Yani yeni değil yıl, yine…!

Acılar var eski yıllardan bildiğimiz… Sevinçler var, daha çok çocukluğumuzdan hatırladığımız. “Yeni umutlar, yeni mutluluklar, yeni heyecanlar” diye adlandırıp, bekledikleri var bir de? Altında saklanan manaları deli gibi merak ettiğim…
Geçmiş senelerden alınan derslerle, hayata düşülmüş notlarla 2011 sınavından, bir önceki yıldan daha yüksek not alma çabasında olan öğrenciler gibi değil miyiz? Ne farkımız var onlardan…? Acıyla öğrenilen unutulmayacak dersleri alıp, yeni yılın getireceği tüm zorluklara hazırlamadık mı kendimizi? Hepimizin derdi 2011 den daha az yara ile en yüksek notu alıp, 70imize geldiğimizde hayatımızın mutluluk ortalamasını yükseltmek değil mi? Öyleyse bu süse, bu sahte büyüye, bu abartılı kutlamaya gerek yok bence… Ben aynıyım, çok da sakin… Biten yılın da anılar arasına karışmasına üzülüyor olmam insanlara komik gelir diye; her yılbaşı ağlayacak saçma bir sebep bile bulurum kendime…

Yeni yıl…? Kime göre, neye göre?

Ben az-çok tahmin edebiliyorum başıma gelebilecekleri. Yaşadığım her şey bir öncekine benzeyecek yine biliyorum, ama benim verdiğim tepkiler farklı olacak bu defa. Aşkı çok abartmayacağım mesela. Dostlarım çok daha kıymetli olacak. Bir şey söylemeden önce daha çok düşüneceğim. Kime neyi anlatacağımı daha iyi seçeceğim. İçimdeki kötü insan çeken mıknatısı bu sene kullanmayacağım. Kime güvenilir, gözünden tanıyacak hale gelememiş olsam da; iyi insanların hayatıma kattığı ufak detayları fark edebileceğim. Aşk olmasa da olur, olsun diye direnip olmaması gerekeni seçmeyeceğim."Adam gibi" bekleyeceğim yani en doğrusunu. İhanete karşı aynı tepkisizliğimi koruyacağım yine. Ve bu sene yalancıların küçük hesaplarıyla daha çok eğleneceğim. Biraz daha sakin, biraz daha sessiz kalacağım. Dengemi bozan sahte gürültüden kaçıp, daha çok huzur arayacağım.
Biliyorum, beni bekleyenleri tahmin edebiliyorum. Zaten ne istediğimi bildiğim için gelecek olanı sezebiliyorum. Ve yine aynı sebepten; geldiğinde kıymet biliyorum. İşte tüm bu anlattıklarım yüzünden ipe-sapa gelmez hayallerim, cafcaflı kutlama telaşlarım yok benim. Geçen yıllar aynı… Onları birbirinden ayıran bizim yaşananlara verdiğimiz tepkiler sadece. Bir önceki yılın kısa özetinden geriye kalanlarla, arkası yarın yıllara yüklenen değerler var. İşte bunlar anlam katıyor; o güne, o tarihe ya da o seneye…

Biten yıllar aynıydı, onlar yanımdan geçip giderken; büyüyen ben oldum. Ben öğrendim, ben keşfettim. Yıllar değil, sadece ben değiştim. Bu yıl da ne görmek istersem onu görüp, ne yaşamak istiyorsam onu yaşayacağım. Yani bu da diğerleri gibi olacak. Aynı başlayıp, aynı bitecek. Sadece ben istersem 2011’e anlam katıp, onu vazgeçilmez kılacağım.

1 yıl, ufak bir matematik hesabı üzerine kuruluyken, günler, haftalar, aylar önceden ayarlanmış şekilde bize sunulurken; bu kadar büyük bir kutlama, böyle bir yılbaşı coşkusu fazla değil mi
sence de?

Bir umut, başarı ya da heyecan yaşayabilmek için “yeni” bir yılın başlangıcını beklemek ne kadar sahici? Yapmak istediklerini gerçekleştirmek için 31 Aralık gecesinin büyüsüne mi ihtiyacın var? Bu sıradan başlangıç dışında sana güç verebilecek başka bir şeylerin daha var olması gerekmiyor mu hayatında? İnanç gibi, özgüven gibi, çalışkanlık gibi… Eğer bunlara sahipsen, başlamak için bu tarihi bekleyecek kadar üşengeç olabilir misin sahi? Eğer gerçekten buysa halin… Şöyle sormalıyım; aklından geçen bütün bu dilekleri gerçekten istediğine emin misin?
2011! “Yeni yıla nasıl girersen, öyle de devam eder”miş. Yapma be! Şans getiren renkler, aksesuarlar bir kenarda dursun. Bütün yıl böyle geçer diye; kırmızı çamaşırını giyip, uykusu olsa bile direnip, en sahtesinden kahkahalarla yeni yılı karşılayan-lar da, o kenarda beklesin… Yılları da, o yıla giriş şeklini de aynı yerde bırakalım artık. Dönüp, sadece kendine bakmayı akıl edebilmeli insan.

Sen ne istersen onun peşinden gideceksin…
Hiçbir şey değişmeyecek. Sen istemezsen kimse seni üzemeyecek yine. Ve sen neyi "gerçekten" dilersen, o düşecek peşine…

Adı yeni, kendi tanıdık bir yıl daha var önümüzde, çok büyütmeyelim sadece yaşayalım… İşte kapıda 2011! İçten bir tebessümle karşılayıp “hoşgeldin” desek, yeter… Ne istediğimizi bilerek ve onları gerçekleştirmek için daha fazla emek vererek… Bu yıl da yanımızda olanların kıymetini bilip, bütün huysuzluklarımıza katlanan dostların hakkını ödeyerek karşılayalım.

Şimdi bir daha düşün; gerçekten “yeni” mi yıl? Yoksa yine mi?

Kabul et; yenilenen bir şey yok.
Yinelenen; günleri karışmış aynı takvim!

Bir öncekinden ne eksik ne de fazla...
O yüzden abartmayacağım!

Bana gelirsek; üzgünüm bu yıl da "susmayacağım!"

Cihan Hatipoğlu

30 Aralık 2010 / Fenerbahçe

www.cihanhatipoglu.com
www.twitter.com/CihanHatipoglu
www.facebook.com/HatipogluCihan
Mail: cihan@cihanhatipoglu.com

7542
defa okundu
 




<< Önceki Yazı Sonraki Yazı >>
 ADnet Reklamları
Siz de reklam verin  
25 Mayıs, Cuma 2012