Ece Gürsel

Ece Gürsel

Yarı Farkında

26.12.2011 23:54:51

YAZIK! BAŞROLDE BEN VARIM ARTIK...

2kadin.com >> Ece Gürsel

Başrolde ben varım artık. Soru yok, cevap yok, telefon sesi yok, gözyaşı yok, yalan yok, hakaret yok, acı yok, hüzün hiç yok. Olmadı da. Hüzne, özlem bile yok… Hep yanıldın, yanlış yerlere takıldın. Oysa, geçmiş, geçmişte kaldı, inanmadın ki bana… Ama artık çok geç… Sende geçmişte kaldın… Ben çoktan başka sulara aktım. Aynı senin gibi…

Oysa söz vermiştik, tutacaktık yasımızı, başaramadık… Herşey lafta kaldı… Tüm hayaller silindi gitti, biz gibi…

Nasıl kızıyorum bize, sevgimize, herşeye… Saygı ne de çabuk kayboldu derinimizde… Oysa, izin ver dememiş miydim, kendime, bize. İzin verdik de ne oldu, hep nafile…

Nasıl da boğulduk, sahte sözlerin derinliğinde… Nasıl da incittik, gözler önünde… Rezil ettin beni, mutlu musun kendince… Mutlusun, bilirim yine. Sen, keder nedir bilmedin ki, bu ayrı mesele… Bir ben bilirim, bir ben hissederim yalnızca derinimde…

Oysa gözlerimde başlayan aşkta, amaç kalbimi incitmek miydi sadece… Korkmamış mıydık biz, bu yasak aşkta, ellerimiz hep elele… Birbirimizi kaybetmekten korkmamış mıydık hiç… Almadık mı karşımıza, ağlayan gözleri bir kalemde…

Titrememiş miydik üzerimize… Şimdi hangi bedenlerde yalanlara titreriz, gecenin ritminde? Hangi bedenlere akar gözyaşlarımız? Kalpte yalan, kalpte hiç ile…

İkimiz de güçlüydük, ikimiz de inatçı… Hayatı düşe kalka öğrenmiştik oysa, hayat hep acımasızdı bize. Biz sakindik, herşeye inat birlikte. Yalan gözlerle…

Kandırdık mı birbirimizi? Yüreğimizde intikam vardı belki de… Var mıydı sence? Aşk değil miydi bu?

Aşktı, bir an kadar yakın, bir kalemde silecek kadar güçlüydü… Yazık bize… Emeklerimize…

Herşeye rağmen, acılarımızla beslenirken, bizsiz yaşamayı seçtik böylece. Ben, sessizliği seçerken bir ömür, sen bir ömür kapanmayacak yaralar açtın kalbime, ruhuma, bize… Asilce duralım diye çırpınırken, zamana yenildiğimizi anlayamadın, hatalar zincirine hep yenisini ekledin, hiçbirşey kalmadı ki bizden geriye…

Sildin bir söz hızıyla, bir kalemde… Yazıktı, çok yazıktı bize…

Ne de olsa en iyi ben tanırdım seni, bilirsin, bebeğim dememiş miydim yıllarca… Aslında hiç büyümemiştin ki gözümde…

Senle büyümeyi hayal ederken, sen benimle yoğruldun kabullenmesen de…

İçime işlemiştin o hain akşamüstü poyrazında… 'Ondan' kaçarken yeniden, aslında her yanımda yalan vardı, göremedin ki… Doğru olan, hiç geçmeyen yorgunluğumdu. Seninle dinlendim… Bir kırma anına kadar. Kısa da olsa. Hep kırmadık mı birbirimizi oysa… Yazık bize…

En acısı, hani sözlerimiz vardı, evimizin duvarlarında asılı kalan. Dağıttığımız evin duvarlarındaki, hayaller… Resimler ise telefondan öteye gidemedi… Onlar bile, artık silindi… Hiçbirşey kalmadı senden geriye. Bir şey hariç… Keşke onu da silebilseydin o zaman.

Ne sen silebildin, ne ben senden gidebildim… Ne acı…

Ne aci ki, bir çerçeve bile asamadık o yalnızlığımızı paylaştığımız evin duvarlarına… Yerlerde kaldı tablolar… Rutubetlendi biz gibi… Nemlendi gözlerimiz gibi… Yazık bize… Çok yazık…

Biz hep bir kafeste sıkışıp kaldık aslında. Dört duvar arasında kaldı gözyaşlarımız, akıtamadık dışarı. Duramadık dimdik. Duramadın asil… Kırdın, kanattın…

Yazık oldu bize, geçmişe, herşeye, en çok geleceğe… Yazık diyorum kulağına usulca, yazık oldu ustam bize…

Geçmiş eski bir otel odasında kaldı… Göz göze baktığımız, aşkla birbirimize aktığımız anda kaldı herşey… Bir mesaj anına kadardı aşk aslında… Sonra belimizi bir daha hiç doğrultamadık… Kırdık elimize geçen herşeyi, yıktık geçtik, kovulduk ordan burdan, hüzne boğulduk, kendimizde yok olduk…

Biz yaşadık, biz ağladık, biz sevdik… Bizimle kalmalıydı bu çoğul aşk… Kaçamadık ki çok uzaklara… Bak, ben kaçtım şimdi yine…

Aslında gerçek olan da buydu ya. Bendim herşeyi hakeden, çıkamadım içimin karanlığından… Bir daha vur bana yeniden… Bir daha… Bir daha… Yazık bana… Yazık aşkla imzalanmış her ana…

Biz hiç göz göze de kalamadık, şöyle doya doya… Yalan baktık, yalana aldandık… Sen geçmişi ararken gözlerimde, hüznü ararken her seferde, ben sana bakıyordum sakince, göremedin… Hüzün seni de yakmıştı işte… Keşke söndürebilseydik, yakıp yıktığımız her anı, gücümüzle…

Bak farkımız buydu seninle, ben sana kıyamazken, sen elleri, çirkin dilleri söylettin keyifle. Aşka, herşeye ihanet ettin… Bizi, derinliğimizi, kendimizi, kendinle beraber kaybettin, tek bir nefesle…

Şimdi bitti mi bu hikaye? Son sözlerim bu, söz verdim kendime… Bilirim kendimi, bir de seni, bitti bence… Çok uzaklardayım şimdi kalben… Kalbimde yepyeni bir benle… Kaçmak istediğim yerde, kaçmak istediğim gözlerle… Peki "O" kimdi sence… Belki bendim, belki Tanrının eliydi, hep omuzumda hissetiğim, beni koruyan, kollayan yüce güçtü geriye kalan, sadece…

Cevap yalnız kendimde… İçimde…

Sabret, şükret, sadece dinle… Kendini, kalbini dinle… Gün gelecek belki de, kavuşacağız, yine bir poyraz akşamı seninle…

Artık başka aşklarda, yalnız beni, senden arta kalanları, şarkılarımda dinle…

Başrolde ben varım artık, yazık geride bıraktığımız kaybolan bize…







“Bu yazının Tüm hakları ECE GÜRSEL’E ait olup, izinsiz kullanılamaz.”

ECE GüRSEL

6052
defa okundu
 
<< Önceki Yazı Sonraki Yazı >>
 ADnet Reklamları
Siz de reklam verin  
25 Mayıs, Cuma 2012