nursel calap

nursel calap

kadın kadına

Prensesler Öpüşmez mi?




2kadin.com >> nursel calap

kendi masalına uyumak… ve uyanmamak, horlayan prensi duyana kadar!

o horultu ki az önce yaptıklarının büyüsünü matkapla delen.
o horultu ki gün boyu ettiği iltifatları gürültüsünde boğan.
o horultu ki başucundaki vazoda o gün aldığı çiçeklerin yapraklarını bile titreten.

sahi ne oluyor bize severken?!
ilk görüşte aşkların büyüsü nasıl bir şey ki, bir adamın sadece gözlerden, bakışlardan, sözlerden, fısıldamalardan ibaret olduğuna kadını inandıran?
prensimiz tüm gecenin yorgunluğunu tatlı bir sonla üzerimizde mahmurca attıktan hemen sonra tuvalete gittiği anda nasıl birden bire adama dönüşüyor? hadiii… çişini yaparken tembel tembel kıçını kaşıyan adamdan prens olur mu hiç! hem de kapıyı bile kapatmadan. evet, tabii biz prensesler de çişimizi yapıyoruz ama hiç kimse görmeden. sessizce, gizlice. çünkü prensesler pırt bile yapmaz! kraliçeler belki… ama prensesler asla!

aslında nankörlük etmemek lazım. masallarda sadece öpüyor prensesi adamlar. ama sizinki dün gece öyle miydi! masalların masumiyeti daha dün gece aşkın büyüsüne yenik düşmedi mi?
diyeceğim o ki, sonsuz mutluluk masallarda kızlar! şefkatle uyandırıldığımız, kötü cadılardan, ejderhalardan kurtarıldığımız, kırk gün kırk gece kutladığımız aşklar masallarda…
şehvetli prens tanımıyorum ben. uyandırmak için öptükten sonra beline sarılıp kendine çeken, dilini prensesin boynunda gezdirip kulağına onu ne kadar istediğini söyleyen prens okudunuz mu siz? e o zaman nasıl sonsuza dek sürer ki öyle aşk? sonsuz aşk da sadece masallarda ya gerçi…

masallar uyutuyor bizi, sonra horluyor prens… bu yüzden uyanın kızlar!
uyanın ve bir bakın… adam prens değil!
ama muhteşem değil mi? öptüğünde sanki yer ayağınızın altından kayıyor. elinizi tuttuğunuzda birlikte uçamayacağınız yer yok sanki… uyumadığı her an sizi nasıl istediğini görüyorsunuz bakışlarında, bayılıyorsunuz ona değil mi?
bütün dünya sizin birbirinizi nasıl sevdiğinizi görsün, bilsin istiyorsunuz… ama o bir prens değil!
uyurken horluyor, iştahla yemek yerken gözü hiçbir şey görmüyor, maç seyrederken size davranışlarındaki zariflikten eser kalmıyor, yok yere sizi kıskanıyor filan…

yine de o horultular arasında biraz kıpırdasanız yanınızdan kalkacağını sanarak daha sıkı sarılıyor değil mi? yemek yerken de o iştahta şehvet verici bi yan buluyorsunuz, itiraf edin. maç seyrederkenki coşkusu da sanki sizi öpüp sevişirkenki gibi değil mi biraz? hele o kıskançlığındaki sahiplenme yok mu? sanki onun için yaratıldığınızı düşününce içiniz titremiyor mu sizin de…
evet kızlar, uyanın ve yanınızda horlayan adamı öpün! çünkü o bi prens değil, bazen sizin de onu uyandırmanız gerekir… masal bitmiş olabilir, ama gece henüz bitmemiştir!

12824
defa okundu
Önceki Sonraki
18 Aralık, Pazartesi 2017