Yaşam
Magazin
Kültür Sanat
Kariyer
Koleksiyon
Alışveriş
Trend
Dekorasyon
Ayakkabı
Çanta
Aksesuar
Aşk
Cinsellik
Evlilik
Anne Çocuk
Psikoloji
Makyaj
Saç
Cilt Bakımı
Sağlık
Diyet
Egzersiz
Estetik
Burç Yorumları
Rüya Yorumları
2012 Yorumları
Burçlar ve Aşk
Burçlar ve Uyum
Mükemmellik takıntısı zarar veriyor
29.09.2008 15:33:51
Mükemmellik takıntısı zarar veriyor
2kadin.com >> Güzellik
Çağımızı saran zayıf ve kusursuz görünme takıntısı, yeme bozukluğu hastalıkları olan anoreksiya nevroza ve bulimianın artmasına neden oluyor.
Türkiye’nin önde gelen işkadınlarından Leyla Akçağlılar’ın hayatını kaybetmesiyle gündeme gelen anoreksiya nevroza’nın, ciddi bir tuzak olduğunu belirten Psikolog Şebnem Turhan, “Zayıflara ilişkin toplumun değer yargıları, medyanın da zayıflığa özendirmesi, arkadaş etkileri, ailenin çocuğu diyete teşvik etmesi ya da tam tersine sürekli yemek yemesi için baskı kurması gibi birçok etken özellikle genç kızların anoreksik olmasına zemin hazırlıyor” dedi. Turhan, topluma, aileye ve medyaya önemli görevler düştüğünü dile getirdi.
Şebnem Turhan; genç kızları tehdit eden yeme bozukluğu anoreksiya nevroza hastalığı hakkında bilgiler verdi.
Hepimizin dış görünüşümüzle ilgilendiğimiz ve fazlasıyla dikkat ettiğimiz bir dönemimiz olmuştur. Özellikle buluğ ve ergenlik dönemlerimizde hepimiz için nasıl göründüğümüz önemlidir ve bu duruma diğer dönemlerden daha fazla odaklanmak normaldir de… Dış görünüşümüze dikkat etmek, ideal kiloda olmak ve bakımlı olmak; bizi hem sağlıklı kılması açısından, hem de ruhsal açıdan iyi hissettiren durumlardır. Ancak her davranışta olduğu gibi, dış görünüşümüzle ilgilenmeye olması gerekenden daha fazla odaklandığımızda (daha zayıf olmak, hep zayıf kalmak, yemek yememe, daha kaslı olmak için ağır egzersizler yapmak…) bu durum bir takıntı; sonrasında da ruhsal bir hastalık olarak karşımıza çıkabilir.
İşte söz konusu bu ruhsal hastalıklardan biri de ‘anoreksiya nevroza’ (AN) hastalığıdır. AN; buluğ ve ergenlik döneminde, yani 12-18 yaşları arasında başlayan ve genellikle genç kızlarda gözlenen ‘şişmanlama korkusu’ olarak tanımlanır. Rastlanma sıklığı net bir şekilde bilinmiyor; ancak eskiye oranla sanıldığının aksine çok nadir görülen bir hastalık olmadığı kesin! Anoreksiya takıntısının ortaya çıkmasında; biyolojik, psikolojik ve sosyal etkenlerin birlikte rol oynadığı sanılıyor.
İLK CİNSEL TECRÜBE NEDEN OLABİLİR
Biyolojik olarak; kalıtım, endokrinolojik sistemdeki değişiklikler; psikolojik olarak bazı gelişimsel özellikleri kabullenmekten kaçınma, yetiştiriliş tutumları, zayıflara ilişkin toplumun değer yargıları (medyanın da büyük etkisiyle toplumda idealize edilmiş vücut ölçülerine ulaşma isteği), arkadaş etkileri (belirli beden tiplerine ilişkin arkadaşlar arasındaki tutumlar), kişinin bedeninden hoşnut olmamasına karşı bir tepki, mükemmeliyetçi kişilik yapısına sahip olma, önemli ailevi sorunlar ve kişide bazı psikiyatrik bozuklukların bulunması vb.’nin anoreksiya nevrozaya zemin hazırladığı söylenebilir.
Anoreksiya nevroza’nın oluş nedenleri çok net olarak bilinmemesine karşın, hastalığı ortaya çıkaran bazı ortak olayların olduğu gözlenebilir. Yakın, eş, arkadaş ayrılmaları, ilk cinsel tecrübe, cinsel ilişkiye zorlanma ve zorlu geçen ergenlik dönemi; hastalığın önde gelen ortaya çıkarıcı nedenleri olarak sayılabilir.
AİLELER DE ZEMİN HAZIRLAYABİLİYOR
Anoreksiyanın devamını sağlayan ailevi tepkileri de unutmamak gerekir. Çünkü bazı durumlarda ailelerin de, diyet ürünler alarak, çocuklarının zayıflama tutkularını onayladıkları ve destek oldukları gözlenir. Bazı aileler ise farklı bir tutum takınarak; çocuklarının yeterli beslenmemeleri karşısında kendilerini suçlu hisseder ve çocuklarıyla olumlu şekilde ilişki kurmak yerine, yeme bozukluğunu sürdürücü bir tavır içine girerler.
ASLINDA HEP YEMEK HAYAL EDERLER!
Anoreksiya nevroza hastalarının genel özellikleriyle ilgili olarak şunlar söylenebilir: Her şeyden önce hasta, şişmanlama korkusuyla yemek yemeyi reddeder. Bu tavrını değişik şekillerde sergileyebilir; örneğin yemiş gibi yapar ama hiç yemez, bazen lokmaları ağzında tutar, bazen de uzun süreyi alan yemek yeme davranışı geliştirebilirler… İştahları azalmış gibi ya da yokmuş gibi görünmesine karşın, hastayı yemekten asıl alıkoyan bunlar değil kilo alma korkusudur. Hastalar, yemeyi sanılandan daha fazla düşünür ve düşlerler (hatta haberlerde gördüğümüz iş kadını gibi yemekle ilgili bir iş yaptığı gözlenir). Bazı grup hastalar ise gerçekten iştahsızdırlar ve yemek istekleri yoktur. Ancak temeldeki endişe ‘kilo alma’ endişesidir.
HEM ÇOK ZAYIF HEM DE 3 AYDIR REGL OLMUYORSA DOKTORA GİDİN
Her hastalıkta olduğu gibi anoreksiya nevrozada da erken teşhis ve tedavi önemlidir. Bu durumun geçici bir takıntı mı yoksa uzman yardımı almayı gerektiren bir durum mu olduğu nasıl anlaşılır?
Anoreksiya nevrozada kişi, olması gereken kilonun yüzde 15 daha zayıfsa,
Olması gereken kilonun altında olmasına karşın, hala kilo alıp şişmanlamaktan aşırı şekilde korkuyorsa,
Dışarıdan bakıldığında bir deri bir kemik olarak tanımlanmasına karşın; hala kalçalarının geniş olduğunu, çok yağlandığını, belinde bir kalınlaşma olduğunu söylüyorsa,
En az 3 aydır menstürasyon (adet kanaması) olmuyorsa,
Aşırı hareketlilik halindeyse,
Zaman zaman bilinçsizce aşırı yemek yeme dönemleri varsa,
Yemek sonrası kendiliğinden ya da parmağıyla yediklerini çıkarıyorsa,
Sürekli olarak bağırsak boşaltıcı ve idrar söktürücü gibi ürünler kullanıyorsa; mutlaka durumun değerlendirilmesi için bir uzmana başvurulması gerekir.
YAKINLARINA BÜYÜK GÖREV DÜŞÜYOR ÇÜNKÜ ONLAR HASTALIĞI KABUL ETMEZLER
Anoreksiya nevroza hastalarının tedaviyi almadaki en büyük sorunları; içinde bulundukları durumun bir hastalık olduğunu kabul etmemeleridir. Söz konusu durum onlar için bir sıkıntı değildir. Bu nedenle tedavi almak için bir yakınlarının yardımına ihtiyaçları vardır. Hastalığın tek bir nedene dayanmaması; biopsikososyal bir hastalık olarak değerlendirilmesine ve bir ekip olarak multidisipliner bir şekilde primer tıbbi hekim, psikoterapist, psikiyatrist ve beslenme uzmanı tarafından tedavinin planlanmasını gerekli kılar. Yakınlar da unutmamalıdır ki; söz konusu tedavi bir iki yılı bulabilen ve zaman zaman aksaklıların olabileceği zorlayıcı bir süreçtir. Ortalama olarak beş yılı kapsayan arşiv kayıtlarına göre; araştırmalar, uygun şekilde tedavi edilen AN hastalarının yüzde 40’ının tam iyileştiğini, yüzde 25’nin ise orta düzeyde iyileşme gösterdiğini ortaya koymuştur. Bu rakamlar da söz konusu hastalığın ciddiyetini vurguluyor.
1842
defa okundu
Tweet
Koç Burcu 24 Mayıs 2012
Boğa Burcu 24 Mayıs 2012
İkizler Burcu 24 Mayıs 2012
Yengeç Burcu 24 Mayıs 2012
Aslan Burcu 24 Mayıs 2012
Başak Burcu 24 Mayıs 2012
Terazi Burcu 24 Mayıs 2012
Akrep Burcu 24 Mayıs 2012
Yay Burcu 24 Mayıs 2012
Oğlak Burcu 24 Mayıs 2012
Kova Burcu 24 Mayıs 2012
Balık Burcu 24 Mayıs 2012
Mutfaktan gelen güzellik
Diş ipi şart
Boğa'dan borç istemeyin, Aslan'a yalan söylemeyin
Bir daha 105 yıl sonra görürsünüz
Çocukları ekrandan koruyun
Koç Burcu 21 Mayıs 2012
Boğa Burcu 21 Mayıs 2012
İkizler Burcu 21 Mayıs 2012
Yengeç Burcu 21 Mayıs 2012
Aslan Burcu 21 Mayıs 2012
Başak Burcu 21 Mayıs 2012
Terazi Burcu 21 Mayıs 2012
Akrep Burcu 21 Mayıs 2012
Yay Burcu 21 Mayıs 2012
Oğlak Burcu 21 Mayıs 2012
Kova Burcu 21 Mayıs 2012
Balık Burcu 21 Mayıs 2012
Şişman kadın çalışmıyor
<< Önceki Yazı
AD
net Reklamları
Siz de reklam verin
24 Mayıs, Perşembe 2012
Saadet Işıl Aksoy
Nejat İşler
Alacakaranlık Efsanesi
Ece Gürsel
Yarı Farkında
Hey Sen!!!
Dilek Dallıağ
Mood'lar Arası Kadın
HOŞGELDİN DİYEBİLECEK MİSİNİZ?
Aret Vartanyan
Bin Yüz Bir İnsan
Seks Dediğin
Sevdanur Işık
OkU
`Yo
RuM
& YaZı`YoRuM
Ömrüme o kurşuni renkleri süremezsin...
Cengizhan Yeldan
Hayattan Gerçekler
Sağlıklı ilişki ne kadar kolay, yaşamasını bilene!
Çiğdem Sonkurt
Çigdem' İN Gardrobu
Güneşe inat neon renkler!
Cihan Aydeniz
b'
AŞK
a Şarkılar...
Zamanla eskirmiş insanlar, öyle diyorlar
Yasemin Şefik
Anladım Bozukluğu
CÜMLE ALEM AŞIK
Yeşim Coşkun
İllede Muhalefet
Vesikalık
Özlem Öztürk
Macera Kitabım
Hoşgeldin 37!
Hanife İçöz
Yemek Tarifleri
Tarcinli ve Muzlu Kek
Cengiz Altınsoy
Anlatamam Görmen Lazım
Sorular
Pınar Aktaş
Makyaj Sırlarım
Gelinin, telaşlıyım, kararsızım
Burcu Özder
Duygu Yumağı
Bu hikaye "Biz Olabilmek İçin" yazıldı
Yusuf Mahmutoğlu
Hayatla Öpüşmek...
Al-Git!
Alkım Uysal
Sessizce Haykırıyorum
Kim değerini bilmiyor
Banu Akman Şahin
Fesleğen
Öfke ve Başa Çıkma Yolları
Büşra Yılmaz
Med Cezir
İnsanoğlunun Aşk İle İmtihanı
Teoman Kumbaracıbaşı
acaipademler
Doğum, ilk dördün, denge, brunch, son dördün, batım...(1)
Gökçe İSPİ TURAN
Her çocuk zor büyür
Devrim Saltoğlu
Hep Aynı Mı Ne
Hande Mermer
Gelin geleceğinize birlikte ışık tutalım
Işın Karaca
Senden önce, benden sonra ve mucizeler.....
Diş Hekimi Dr. Yener Bardakçı
Diş eksikliği ve implant
Doç.Dr. Bülent Karadağ
Defne Joy Foster’in Ölümü
Yunus Günçe
kafamdaböceklervar
Dondurma olsun, kar yağsın
nursel calap
kadın kadına
bi kitap yazdım!
Burcu Altın
Hatırat
Hükümsüz !!!
Ebru Kılıç
Adı Negatif Etkisi Pozitif
Pelin Öztekin
Takma Kafana
Diş Hekimi Dr. Öykü Durmuşoğlu Kumral
Estetik Diş Hekimliği
Oğlak Burcu 23 Temmuz 2011
Terazi Burcu 14 Aralık 2011
Zor şeyler yaşıyorum
Parayla saadet olur mu
Yay Burcu 19 Aralık 2011
1. Uluslararası İstanbul Opera Festivali Başlıyor !
Artık gebeler de okullu oldu
Yengeç Burcu 10 Ocak 2012
Rüyada yılan görmek
Düğün için nasıl giyinmeli