Muhteşem Yüzyıl'da neler olacak?

06.02.2011 21:31:35

Son zamanların en çok konuşulan televizyon yapımı Muhteşem Yüzyıl'ın senaristi Meral Okay, dizinin ilerleyen bölümleri hakkında açıklamalar yaptı.





2kadin.com >> Haberler

Muhteşem Yüzyıl'da neler olacak?
Kanuni Sultan Süleyman döneminin anlatıldığı "Muhteşem Yüzyıl" dizisinin senaristi Meral Okay, "Bütün eleştirileri dikkate alıyoruz. İçinde bilgi taşıyan, bizi doğru yönlendiren hata yaptığımızı, belgesiyle bilgisiyle ortaya koyan her eleştirinin önünde saygıyla eğilirim" dedi.

Fatih Belediyesi'nce Aya İrini Müzesi'nde düzenlenen "Muhteşem Kanuni Asrı Sempozyumu"nun son oturumunu, Topkapı Sarayı Müzesi Başkanı Prof. Dr. İlber Ortaylı yönetti.

Sempozyumda, Muhteşem Yüzyıl dizisi ile ilgili bilgi veren Meral Okay, 2,5 yıl önce masumane hislerle proje yazmaya başladığını, o dönemde Ortay'lı ile de görüştüğünü söyledi. Bir yıldan bu yana, Marmara Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erhan Afyoncu danışmanlığında çalışma yaptıklarını anlatan Okay, bu süreçte çok sayıda tarih kitabı da okuduğunu ifade etti.

Diziyi, Kanuni'nin tahta çıkacağı anla birlikte başlattığını ifade eden Okay, şunları kaydetti:

"Sonrasına baktığınızda Mustafa, Mahidevran, Hürrem, sonra olan çocukları Mehmet, Beyazid, Selim, Cihangir, Pargalı İbrahim gibi o kadar güçlü dramatik karakterler ki, orada mücevher gibi parlıyorlar. Onların öykülerini biraz daha kendinize yakınlaştırdığınızda, dokunulmazlık alanından çıkarıp daha dünyevileştirip insani tavırlarını göstermeye başladığınızda, drama hayata geçmeye başlıyor. Tarihsel arka planlarını atlamadan, hata yapmadan bir arka plan kuruyorsunuz ama bir yazar için cazip olan, tarihinden yazmak değil. Zaten bu bizim işimiz değil. O tarihi yapanların o tarihin önemli aktörlerini psikolojilerini takip etmek, o büyük olayları hazırlarken, büyük savaşları, zaferleri, kaybedişleri, yalnızlıkları kendi önünüze getirdiğinizde onların gücünü ve etkisini görmeye başlıyorsunuz. Beni heyecanlandıran kısım burası. Maalesef çok fazla veri yok. Bu nedenle her Türk gibi olsa olsa parametresinden yola çıkıyorsunuz."

HÜRREM SULTAN

Hürrem'in sadece onun Kanuni'nin haremindeki bir kimlik olmadığını, Kanuni'nin eşi olmanın dışında büyük iktidarın ortağı olduğunu söyleyen Okay, şöyle devam etti: "Hürrem, Kanuni'ye sadece iyi şehzadeler dünyaya getirmemiş. Onları yetiştirmenin dışında bu kadın tarihte de tespit edildiği gibi aynı zamanda iktidar ortağı. Peki sıfır noktasından gelen bir kadın, sıfır noktasından zirveye nasıl çıktı? Bu iktidarın nasıl ortağı olmuştur? Bir yazar olarak kendinize bu soruları sorduğunuzda, zaten proje kendiliğinden ortaya çıkmaya ve yaşamaya başlıyor. Kanuni Sultan Süleyman, ağzında altın kaşıkla doğmuş bir kahraman, bir şehzade. Ancak Hürrem öyle değil. Bir rivayete göre Ukrayna'dan gelen gencecik bir kız çocuğu. Ben dramatik olarak tarihin akışını şöyle değiştirmiş olabilirim. İkisini aynı gün saraya soktum. Biri imparator olarak, diğeri hareme köle olarak geldi. Hürrem'in ilk çocuğu olan şehzade Mehmet'in doğumuna baktığımızda tarih kaynaklarında 1521 olarak görünüyor. Geriye dönük baktığımızda Kanuni ile Hürrem'in 1520'de karşılaştığını görüyoruz. Bazıları başka şeyler söylüyor. Ben bu türlüsünü tercih ettim. Çünkü bu dramatik olarak daha güçlü duruyordu."

İLK SEZON KANUNİ MOHAÇ'A GİDERKEN BİTECEK

İlk sezon içinde Kanuni'nin Belgrat'a gideceğini, Rodos seferini yapacağını belirten Okay, seferden döndüğünde bir takım olaylar olacağını, Kanuni Mohaç'a giderken de ilk sezonu bitireceklerini söyledi.

Bazı eleştirilerle karşılaştıklarını anlatan Okay, "Bunların bir kısımını, daha hazırlık sırasında danışmalarım söylemişlerdi. Kadınların başı açık haremde dolaşması gibi. Televizyona görsel bir iş yapıyoruz. O kadınların ve erkeklerin ben güzel, zinde ve çekici olmalarını istiyorum. Üstelik harem kapalı alan. Kadınlar birbirinden mi kaçışacaklar, başlarını örtecekler. Zaten sultandan başka kimse hareme giremiyor. Bunlar çok az dışarıya çıkıyorlar. Çıktıkları yer de hasbahçe. Daha boğaza bile inmediler. Hasbahçeye de başları örtülü olarak iniyorlar ve indiği anda 'destur' deniliyor, bütün erkekler sırtlarını dönüyorlar. Bunlar tartışma konusu oldu" diye konuştu.

16. YÜZYILDA AŞK ÇOK ZOR

"Harem o kadar kapalı ki, bir aşk hikayesi yaratmak neredeyse imkansız hale geliyor" diyen Okay, dizi çekiminde karşılaştıkları zorlukları şöyle dile getirdi: "Pargalı İbrahim ile Hatice Sultan arasında bir aşk ilişkisi kurabilmek için neredeyse bir ay tartıştık. O yüzden dizide terasları icat ettik. Birbirlerini göz göze uzaktan görebilsinler, aşık olabilsinler diye. Tarihi erkekler yazıyor. O yazılan tarihin içinde kadınların isimleri bile yok. Ancak üç beş tanesinin ismi çok net."

BALYOZ RAPORLARI WIKILEAKS GİBİ

Bir takım "Balyoz Raporları"nı (o dönemde yaşayan elçilerin raporları) çevirttiklerini belirten Okay, bunlardan çok güzel bilgiler çıktığını söyledi. Bu 'balyoz raporları'nın tıpkı Wikileaks gibi halktan edinilen bilgilerle, sokağın sesiyle oluşturulduğunu anlatan Okay, "Bu bizim için cevher değerinde. İbrahim'in düğünün nasıl yapıldığından, saraydaki şenliklere, Hürrem'in doğurganlığından, Kanuni Sultan Süleyman ile olan ilişkisinin halk üzerindeki etkisine kadar bilgiler var. Onları da bu projenin içinde etap etap değerlendireceğiz" dedi.



50177
defa okundu
Önceki Sonraki
24 Nisan, Perşembe 2014