Cengizhan Yeldan

Cengizhan Yeldan

Hayattan Gerçekler

27.11.2011 14:44:53

Merhaba

2kadin.com >> Cengizhan Yeldan

Buraya yazmam rica edildiğinde "neden ben?" diye fazla sorgulamadım. Yaşım olmuş 38, senelerce yurtdışında yaşadım, evlendim, ayrıldığımda zamparalık da yaptım, ülkemin ve dünyanın çeşitli yerlerinden en güzel sınıfına girecek kadınlarla beraber oldum. Sonra ne yazabilirim ki diye düşündüm. Yaşadıklarımı ve gözlemlerimi dürüstçe yazmaya karar verdim. Aslında bunları başka isimle yazmak daha kolay olabilirdi ama artık ismim anons edilmiş, dönüş yolum malesef kapandı .

Özetlemem gerekirse, uzun ilişkilerim de, kaltaklık zamanlarım da olmuş, dünyayı çok gezmiş, işi gereği çok çeşitli insan tanımış, gözlem yapmayı seven, her şeyi açık açık söyleyip mutlu yaşayan bir adamın yazıları olacak bunlar. Aynı zamanda tek konuda sabit kalamayan – daldan dala atlayan ve çoğu zaman devrik cümleler kuran bir adamın…

19 yaşımda aşk evliliği yaparak, aşık olduğu insan için İsveç'te evli olarak üniversite okumaya giden, 4 yıl evli kalıp ayrıldıktan birkaç ay sonra yine aşık olup İsveç Pasaportu almasına 7 ay kala ülkesine dönen bir adam. Neyse, muhtemelen benim hayat hikayemi okumak için burada değilsiniz, o yüzden bu konuları kısa kesiyorum.

Eskiden şu tür cümleler yoktu; "Beni taşıyabilecek bir erkek arıyorum"… Bunu söyleyen kadınlara en yakın nakliyeci abinin cep numarasını vermek isteyenleriniz olabilir.

"Piyasada adam mı var da ben mi bulamadım!"; Kim bilir kaçınız bu cümleyi sarfediyorsunuz. Keza, doymuş erkeklerin çoğu da aynı şeyi kadınlar için söylüyor. Doymuş erkek derken, artık hayatının orta yerine cinselliği koymayan, görmüş geçirmiş erkekten bahsediyorum.

Peki nedir aradıkları?

Kadın güven ve koruyucu ister. Genelde en son geldiği noktada biraz baba rolündeki erkeği hayatına sokar. Bu genel manada çoğu kadın için geçerlidir. Çoğu diyorum, çünkü bu beklentide kendi baba-kız ilişkisinin önemi de büyüktür.

Doymamış erkekler, ki bu erkek nüfusunun %90'ından fazladır, ilk başta cinsel dürtülerle hareket eder. Bu dürtülerin son kullanma tarihi kısa süre içinde dolar. Ondan sonra saygısızlık, umursamazlık başlar. Ama duygusal kadın bu sinyalleri alamaz. Bir umut sevgilisini tekrar eski günlerine döndürmeye çalışır. Bu tür durumlar için güzel bir atasözü vardır; "Namazda gözü olanın ezanda kulağı olur".

Kültür şoku yaşayan Türkiye gibi ülkelerde ilişkilerde nesnellik ön plandadır. Tipe, maddiyata çok önem verilir ve ilişkilerde hatalar zinciri birbirini izler. Herkes kendini bulunmaz hint kumaşı gibi görürken, beklentilerini de tepe noktada tutar. İşte o zaman "Piyasada var da ben mi bulamıyorum" veya "Artık aşık olamıyorum" gibi umutsuz cümleler sarfedilir. Bu da kronik mutsuzluğa giriş cümleleri olarak tarihe geçer.

İnsanların kolay kolay sosyalleşemediği, herkesin birbirine kuşkuyla baktığı muhafazakar toplumlarda ilişkiler hep sorunlu olmuştur. Kadın, yeni tanıştığı erkeğin ona cinsel dürtülerle mi, yoksa gerçek duygularla mı yaklaştığını anlayamaz. Bunu anlaması ve güvenmesi için süre geçmesi gerekir. Dürüst olmak gerekirse, erkek ne kadar doymuş, kültürlü veya sağlam olursa olsun, cinsel dürtülerini bastıramayan bir hayvandır. Bu konuda asıl sorun, bunu binlerce yıldır bir türlü kabullenemeyen kadındadır. İşim gereği, dünyaca ünlü, herkes tarafından arzulanan, şatolarda oturan adamlar tanıdım. Onlarda bile, en dürüst oldukları anda bu seks zaafını gördükten sonra bu konuda artık erdemli aristokratı oynamanın bir manası kalmadığını görmemiz gerekiyor.

İlişkileri en çok yıpratan şeylerden biri de kişisel pazarlamanın dayanılmaz hafifliğidir. Kendini beğendirmek için sonsuz enerji bulan insanların bir süre sonra enerjisi kalmayınca gerçek yüzlerini göstermeleri sonucu ortaya çıkan hayal kırıklığı çoğu ilişkiyi bitirir.

Elde etmek için verilen enerjinin kaynağı heyecan ve meraktır. Bu erkekte ilk başta daha çok vardır, ama kadında olduğundan çok daha çabuk tükenir.

Bundan sonraki yazıları tepkilere göre yazacağım, ama hep dürüstçe…

Selamlar,

Cengizhan Yeldan
http://www.twitter.com/CengizhanYeldan

17007
defa okundu
 
<< Önceki Yazı Sonraki Yazı >>
 ADnet Reklamları
Siz de reklam verin  
24 Mayıs, Perşembe 2012