Yeşim Coşkun

Yeşim Coşkun

İllede Muhalefet

31.10.2008 00:18:01

Kıssadan Hisse

2kadin.com >> Yeşim Coşkun

Bugün daha önce yapmadığım bir yemeği yaptım. Patlıcanı tuzlu suda 15/20 dk. beklettim.
Acı patlıcanın kırağını uzun uzun çaldırdım...

Kedimi uzun uzun sevdim.
Böyle içime bastırdım. Nankörlüklerimiz ortak noktalarımızdı sanki.
Bu sebepten birbirimizi hep tebrik ederdik.

Bütün kızları topladım evimde.
Aldatmak erkeğin elinin kiri, kadının ise, namus lekesi diyenleri protesto ettik.

Bir adamı hatırladım. Gizli gizli ağladım.
Gözümü soğan yaktı diyerek insanları kandırdım.

Gelini, damadı, çoluğu, çocuğu, torbasıyla bir yemek merasimine katıldım.
O sıcaklığa hayran kaldım, kıskananlar çatlasın diye masanın üstüne çıkıp, oynadım...

Başından 5 evlilik geçen ve 5 çocuğu olan tanıdığım bir kadını bugün evlilik programında gördüm.
2 evlilik yaptığını ve 2 çocuğu olduğunu söylüyordu...
Yalancı şöhretin bu tavrından ve bu durumu kaleme aldığımdan o hatuna artık bende taliptim.
Evlenen kalmasın!

Politikacı olmaya karar verdim.
Laf atmayacağım.
Laflarımla ve aldığım cevaplarla gündeme gelmemek ilk sözüm.
Ve devlet içinde devlet kurmayacağım.
Bana oy verir misiniz diye seslendim?

Acıyı çok fazla nüfuz edeceğine inandığım insanları sıraladım bugün kağıda.
Onları yok saydım. Gülmemi severlerdi diye, bu kayboluşu hatırladığımda ağlamadım.
Ağlayan yüzlerin içinde, gülen bir iskelet vardır diyen doktorumu hatırladım...

Televizyonu açtım verdiğimiz bütün şehitlerde içimin yangınını hissettim.
''Şehitler ölmez, Vatan bölünmez'' slagonuna takılı kaldım.
Vatan bölünmediyse, şehitler neden ölüyordu ? Düşünmeye başladım.

Ayağa kalkmış halk.
Yuhlanan devlet büyükleri.
Verilen röportajlar. Yıpranmaya değil, onarmaya yönelik sözler.
Birlik ve beraberlik...
Hayır dedim, hayır! Yalnızlık bir ezber...

Tam televizyonu kapatacakken bu haberi izleyiciye sunan bir haber spikerine bakındım.
Gözleri dolmuş, yüzündeki donuk ifadeden çok etkilenmiştim.
Dedim ki; Bu işi yapıyorsun, bizlere aktarıyorsun, ama sen bile inanmıyorsun...

Tam puan almıştı benden...
Kapanış anonsunu verip giderken, ekranda asılı kalan görüntüsünde komik hikayeler çıkarttım, Hüzünlü havayı kovdum.
Masasındaki kağıtları önce katladı, sonra ellerinde buruşturup, stüdyoyu terk etti.
Gördüğümü, göreniniz var mıydı?

Sütlü kahve muhabbetinin en derinine indim.
Ciddi ciddi bir sütlü kahve hazırlamanın mantığını, suyu kaynatarak ve içine süt damlatarak olmadığına ispat dedim. Sonra su değil bir bardak süt kaynattım. İlk defa sütlü kahveyi tattım...


Hayatın gerçeklerini de göz ardı etmedim. Ne sıraladığım listeler, ne gülen iskeletler aklıma geldi.
Ölümle pençeleşen bir insan için dua ettim. Huzurlu değildim, huzuru bulamadım...

Elimden düşen gururumu onarmaya çalıştım. Açtım bu gurursuzluğu yaratan ona saydım.
O hala düşen parçaları yapıştırmama mantığındaydı, bana uzun uzun japon yapıştırıcısının görülmemiş kalitesini anlatırdı...

Sigara içmeyenlere uzun uzun sigaranın zararlarını anlattım.
Sigara paketindeki yazılardan bahsetmiyorsun dediklerinde, sigara paketinin üzerine yazılabilecek okkalı bir laf ettim.
Böbürlendim, havalara girdim...
Ben canlı cenaze olmadığımı hiç iddia etmedim ki...

Bir duvar yazısına takıldım bugün.
Bir erkek en çok sevgilisini sever, en uzun annesini...
Anne moduna girdiğim ve sanırım kendimi öyle sevdirdiğim eski sevgilimi hatırladım.
Anlamıştım. Aşk yine saçmalıktı...

Hayatımın erkeğine onu sevdiğimi söylediğim bir kuşaktayım.
Hatta evimde, ona sarılıp uyurken yatağımda ve yarasını da temizlediğimde...
Tuz basmadım, tendürdiyot abandım.
Babam gelir mi diye korkmadım. Eyvah babam demedim!
Babam bu anlara tanıktı. Çünkü o adam, babamdı.
Sadece ona aşıktım bu konuyu açtı...

Görmek istemediğim, görüşmekten kaçtığım onca isimi bugün rehberimden sildim.
Ama iyi niyetimi yine elden bırakamadım.
Arayan farklı numaralardan biri onlardan çıkınca, rehberime attığım formatı dile getirdim.
Yalanlar söyledim...
Önce beynime atmam gerektiğim bir format olduğunu düşündüm.
Kıl oldum kendime, beceriksizdim...

Kadın olduğum için en basit bir gerekçede bile, şanslı hissettim bugün kendimi.
Bir erkekten çok daha iyi temizlik yapabiliyordum. Erkekler evini temizlemeye çağırdıkları temizlikçiye para veriyorlardı, ama ben o kuruşları zula yapabiliyordum...

Kilo vermiştim.
Artık 59 kilodan 52 kiloya düşen bir çirkin bir kadındım...
Yani bugün anlatılmaz, yaşanırdım...

1839
defa okundu
 
Sonraki Yazı >>
 ADnet Reklamları
Siz de reklam verin  
24 Mayıs, Perşembe 2012