Yaşam
Magazin
Kültür Sanat
Kariyer
Koleksiyon
Alışveriş
Trend
Dekorasyon
Ayakkabı
Çanta
Aksesuar
Aşk
Cinsellik
Evlilik
Anne Çocuk
Psikoloji
Makyaj
Saç
Cilt Bakımı
Sağlık
Diyet
Egzersiz
Estetik
Burç Yorumları
Rüya Yorumları
2012 Yorumları
Burçlar ve Aşk
Burçlar ve Uyum
Cezmi Ersöz
22.03.2008 19:21:29
Kentin Melekleri - II -
2kadin.com >> Cezmi Ersöz
“Kentin melekleri” beni otelin lobisinde bekliyordu. Kitabevinin sahibi beni onlara emanet ederken:
“Bakın, Cezmi Bey’i size sağ salim teslim ediyorum, sabah sağ salim isterim!” derken içimden “Onlar melek, onlar insanları şefkatleriyle ve büyüleriyle korumak için varlar,” demek geçmişti.
Ve neredeyse saat gece yarısını geçmişken “meleklerin” arabasıyla yola koyulmuştuk. Arabayı hamile olan müzik öğretmeni kullanıyordu. O gece için kocasından izin koparmıştı. Onun yanında oturan kimya öğretmeni torpido gözünden kutu biraları çıkartıp bizlere dağıtırken arabanın teybinden Bülent Ortaçgil’in o hırçın kadife sesi yükseliyordu: “Bu iş zor Yonca...”
Nereye gittiğimizi bile sormadım onlara. “Melekler” insanı kötü bir yere götürmezlerdi ki... Öyle de oldu. Kısa bir süre sonra ayaklarımızın altında bir cennet görüntüsü vardı. Sağ yanımızda Karadeniz, sol yanımızda ışıklarla kaplı Samsun şehri uzanıyordu... Burası Samsunluların, Toptepe, adını verdiği yerdi... Yıldızlara hiç olmadığı kadar yakındık. Gece ve hayat, sanki benim için bu andan itibaren başlamıştı. Kadın duygusu, müzik, içki ve sırlarını açmaya hazır “meleklerin” gizemli büyüsü: “Yurduma dönmüştüm işte...”
Evet, ta, kalbimden “İşte, benim yurdum bu olmalı!” demişken, bir anda gözlerimizi acıtıp yakan bir ışık taarruzuyla karşılaştık... “Ne oldu şimşek mi çakıyor, yoksa coşkumuzu kıskanan bir göktaşı bulunduğu yerden kopup üzerimize mi düştü,” diye düşünürken, en azından bu gece için artık ardımda bıraktığımı düşündüğüm erkek seslerinin gök gürültüsünü andıran emirleriyle yerimizden zıpladık:
“Teslim olun; elleriniz havada, arabadan dışarı çıkın!”
Bu da neyin nesi, derken, o yakıcı ışığa biraz olsun alışmış gözlerimizle arabanın pencerelerinden dışarı baktığımızda; üç polis ekip otosuyla sarılmış olduğumuzu fark ettik. Polisler, ellerindeki tomsonlarını üzerimize doğrultmuş, gerçekten, teslim olmamızı bekliyorlardı.
Tam, meleklerime, “Hadi, bir şeyler yapın, siz benim kurtarıcım değil misiniz?” diyecektim ki, meleklerin korkudan oturdukları koltukların altına büzülüp saklandıklarını gördüm... Bir an “Aynı hareketi bende mi yapsam?” diye geçmedi değil aklımdan. Ama o an aklıma yazarlık kariyerim ve yıllardır orasından burasından çizilmiş olsa da bir karizmam olduğunu hatırlamıştım.
“Hayır, onlar gibi yapamazdım; eğer yaparsam, bana olan hayranlıkları ebediyen biter, bir daha beni okumaya tenezzül etmezler,” diye düşündüm.
Cüzdanımdan basın kartımı çıkarttım ve kalan bütün cesaretimle arabadan dışarı çıkıp, ekip otolarının saldırgan farlarına doğru yürüdüm... Belli bir mesafeye geldiğimde basın kartımı havaya kaldırıp:
“Basın!.. Basın!.. Söndürün şu ışıkları!.. Amiriniz gelsin yanıma!.. Gazeteciyim ben!” diye bağırdım...
Koşarak yanıma bir polis memuru geldi. Benden daha şaşkın görünüyordu. Onun bu şaşkınlığından biraz daha cesaret alarak:
“Söndürün şu ışıkları; sizi tam olarak göremiyorum!” dedim.
Bir el hareketiyle farları söndürttü...
“Siz ne yapmaya çalışıyorsunuz?” diye çıkıştım yanıma gelen polise: “Ne demek, teslim olun?! Arabada Türkiye Cumhurlyeti’nin üç mümtaz öğretmeni ve yine bu ülkenin mümtaz bir yazarı olan ben varım... Aşktan, doğadan, müzikten konuşuyoruz...”
Polisin şaşkınlığına şimdi korku ve telaş da eklenmişti: “Mümtaz!” diye söylendi neredeyse kekeleyerek:
“Mümtaz!.. Evet, mümtaz!” dedim gizemli bir ses tonuyla...
“Mümtaz,” kelimesinin ne anlama geldiğini çıkartamıyor, yanlış bir şey yapmaktan korkuyordu.
“Mümtaz, seçilmiş insan demektir,” dedim ve “Kızınca ne yapacağı belli olmaz, mümtaz kişinin...”
Polis memuru, “Anlıyorum,” der gibi başını tedirgin bir saygıyla salladı ama inanın, “mümtaz” kelimesinin büyüsünden kurtulup bana “Hadi, oradan be, mümtaz kişiymiş; kaldır, ulan ellerini havaya!” dese korkudan düşüp bayılabilirdim...
Ama mümtaz kelimesine ve elimdeki basın kartıma sımsıkı sarılıp kararlılıkla durdum önünde... Bunun üzerine, “Rahatsız ettik, galiba sizi,” dedi polis memuru...
“Rahatsızlık ne kelime Memur Bey, biz mümtaz kişiler, mümtaz olalı böyle zulüm görmedik!” diye çıkıştım... “Hatta” diye ekledim; “kızınca ne yapacağını bilemeyen insanlar haline gelmemiz an meselesi. İnanın, arabadaki diğer mümtaz kişileri zor zaptederek buraya geldim!” Ve hiç ara vermeksizin: “Derhal gidin buradan ve bizi bir daha rahatsız etmeyin!” dedim...
Ne mi oldu: Polisler silahlarını indirip arabalarına binerek gittiler...
Arabada soluklarını tutarak beni bekleyen “kentin melekleri”nin yanına gidip gözlerinde hayranlık dolu bakışlarını görünce, gururumun üzerinden gizli sevinç gözyaşları dökülüyordu...
“Cezmi Bey, ne oldu, ne söylediniz ki onlara çekip gittiler?” diye sordu müzik öğretmeni melek.
“Artık sakin olun, söylenmesi gereken neyse onları söyledim. Hadi, açın şu teybi, bana da bir bira açın! Evet, nerede kalmıştık?..”
Teypte yine Bülent Ortaçgil söylüyordu: “Benimle oynar mısın?”
Yaralı cesaretim, basın kartım ve özellikle, mümtaz, kelimesi sayesinde, karizmamı, geceyi ve meleklerimi kurtarmıştım... Sürgündeki yurdumdan asıl yurduma geri dönmüştüm işte...
Gece nasıl mı geçti? Artık orası da bana kalsın...
-*-
2317
defa okundu
Tweet
Kentin Melekleri - I -
Kentin Melekleri - II -
<< Önceki Yazı
Sonraki Yazı >>
AD
net Reklamları
Siz de reklam verin
24 Mayıs, Perşembe 2012
Elif Şafak
Tuğçe Kazaz
Beren Saat
Ece Gürsel
Yarı Farkında
Hey Sen!!!
Dilek Dallıağ
Mood'lar Arası Kadın
HOŞGELDİN DİYEBİLECEK MİSİNİZ?
Sevdanur Işık
OkU
`Yo
RuM
& YaZı`YoRuM
Ömrüme o kurşuni renkleri süremezsin...
Aret Vartanyan
Bin Yüz Bir İnsan
Seks Dediğin
Cengizhan Yeldan
Hayattan Gerçekler
Sağlıklı ilişki ne kadar kolay, yaşamasını bilene!
Çiğdem Sonkurt
Çigdem' İN Gardrobu
Güneşe inat neon renkler!
Cihan Aydeniz
b'
AŞK
a Şarkılar...
Zamanla eskirmiş insanlar, öyle diyorlar
Yeşim Coşkun
İllede Muhalefet
Vesikalık
Yasemin Şefik
Anladım Bozukluğu
CÜMLE ALEM AŞIK
Özlem Öztürk
Macera Kitabım
Hoşgeldin 37!
Hanife İçöz
Yemek Tarifleri
Tarcinli ve Muzlu Kek
Cengiz Altınsoy
Anlatamam Görmen Lazım
Sorular
Pınar Aktaş
Makyaj Sırlarım
Gelinin, telaşlıyım, kararsızım
Burcu Özder
Duygu Yumağı
Bu hikaye "Biz Olabilmek İçin" yazıldı
Yusuf Mahmutoğlu
Hayatla Öpüşmek...
Al-Git!
Alkım Uysal
Sessizce Haykırıyorum
Kim değerini bilmiyor
Banu Akman Şahin
Fesleğen
Öfke ve Başa Çıkma Yolları
Büşra Yılmaz
Med Cezir
İnsanoğlunun Aşk İle İmtihanı
Gökçe İSPİ TURAN
Her çocuk zor büyür
Teoman Kumbaracıbaşı
acaipademler
Doğum, ilk dördün, denge, brunch, son dördün, batım...(1)
Devrim Saltoğlu
Hep Aynı Mı Ne
Hande Mermer
Gelin geleceğinize birlikte ışık tutalım
Işın Karaca
Senden önce, benden sonra ve mucizeler.....
Diş Hekimi Dr. Yener Bardakçı
Diş eksikliği ve implant
Doç.Dr. Bülent Karadağ
Defne Joy Foster’in Ölümü
Yunus Günçe
kafamdaböceklervar
Dondurma olsun, kar yağsın
nursel calap
kadın kadına
bi kitap yazdım!
Burcu Altın
Hatırat
Hükümsüz !!!
Ebru Kılıç
Adı Negatif Etkisi Pozitif
Pelin Öztekin
Takma Kafana
Diş Hekimi Dr. Öykü Durmuşoğlu Kumral
Estetik Diş Hekimliği
Oğlak Burcu NİSAN 2012 yorumu
Konuşmayın, mesaj atın
Alışveriş genlerimizde var!
Kusurları gizleyin
Koç Burcu 22 Eylül 2011
Kova Burcu 12 Aralık 2011
İkizler Burcu 20 Ağustos 2011
Çok konuşan geç yaşlanır!
Ramazanda Caz Festivali başlıyor
Aslan Burcu 25 Şubat 2012