Yunus Günçe

Yunus Günçe

kafamdaböceklervar

07.02.2011 01:10:33

Kanatlı Adidas

2kadin.com >> Yunus Günçe

Dün gece test ettim kendimi. Sürece faydası olur belki diye sokağa çıktım. "Life style" içerikli köşeleri tutan, yazı yazan insanlar gibi bir kaç mekan dolaştım. "Atmosferi" inceledim, dj'lere baktım. Elde ettiğim veriler beni şu sonuca ulaştırdı: Mekanlarda müzik, alkol ve insan var. Bazılarında sigara bile var.
Dedim ya, müzik-alkol-insan var.

Bu müthiş tespiti yapmam yaklaşık 5 saatimi aldı. Turuma House Cafe'de başladım. Ardından Novo'ya geçtim. Teğet geçtim ama çok durmadım. Mert Yücel İndigo'da çalıyordu. Gideceğime çok önce söz vermiştim. Gitmeyebilirdim. Gittim. Güzel çaldı. Novo'ya geri döndüm. Arkadaşlarım geldi yanıma. 3 kişi olduk. Ozzy, Nil ve ben. Lux'a gittik. Ali vardı. Hagop vardı. Fresh B vardı. U.F.U.K çaldı. Değişik çaldı. Güzeldi. Son gecesinde Defne'yle olan bir arkadaş geldi yanıma. Üzgündü. "Yazını okudum. Ağladım ben de. O gece onunlaydım." dedi.

Kanatlı ayakkabıları vardı çocuğun. Adidas'tı galiba.
Çıkarken biri "Defneee" diye bağırdı beni görünce. Ben kimin bağırdığını görmedim. Alay mı etti, empati mi kurdu soramadım, öğrenemedim. Belki bir arkadaşına seslendi. Belki benim algım seçiciydi.

11:11'de gidelim dedik. Dediğimizi de yaptık. Çok eski tanırız Tangun'u, Kürşat'ı, Banu'yu, Mithat'ı, bütün ekibi. Kiwi'yi gördük. Kesmemiş bıyıkları. Komik heriftir Kiwi. Güzel mekandır 11:11.

Gece hayatı esnafına yaptığım bu denetlemeleri şundan yazdım: Bazı geceler karşılaşırdık biz. Beraber çıkmasak da karşılaşırdık. Dünya küçük ya, İstanbul daha da küçük be birader. Ne zaman gece dışarı çıksam, ne zaman hep aynı insanları görsem, İstanbul'da 15 milyon insanın yaşadığına inanmak daha da zor oluyor. Sanki 300 kişi yaşıyormuş gibi koca şehirde.
Gariptir, gözlerim aradı. Taradı ufaktan. Aptalca biliyorum. Çocukça.

Yaptım ama yine de. Zaten sürekli aptallıklar yapıyorum. Alışkınım.

Şunu anladım ben dün gece. Sürece dair şunu çıkarttım dün geceden: Uzun bir süre zihnim, algım 19 mayıslar, 10 kasımlar, 23 nisanlardaki televizyon ekranlarına benzeyecek.

Köşede bir Atatürk görseli ve Türk bayrağı olur ya. Hep oradadır onlar.

Görüntüler değişir ekranda. Programlar değişir.
Haber olur, spor olur, dizi olur, film, yarışma, güncel, reklamlar, tartışma ıvır olur zıvır olur, Atatürk'le bayrak hiç gitmez ya...
Öyle işte benim zihnim, algım bu aralar. Hep yaptığım şeyleri yapıyorum.

Tadım yok pek ama yapıyorum.
Yaptığım şeyleri yaparken ben, bir ekran var.
Köşede bir resim var.
Ne yapsam orada resim.
Biliyorum ne olup bittiğini. Niye orada olduğunu. Anlıyorum. Alışıyorum. Kabul de ediyorum.
Çünkü...
Resimdekini tanıyorum.

1904
defa okundu
 
<< Önceki Yazı Sonraki Yazı >>
 ADnet Reklamları
Siz de reklam verin  
24 Mayıs, Perşembe 2012