Yeşim Coşkun

Yeşim Coşkun

İllede Muhalefet

21.08.2008 04:23:15

Hüzünlü orospu

2kadin.com >> Yeşim Coşkun

“Orospu hüzünlerim” diyen bir şairden etkilenerek sevmiş, bir orospu benliğini!
Tanımış; saçlarına, yüzüne dokunmuş, kendini fark etmiş.
Boyun eğmemiş hiç. Çünkü kendine saklayacak yüzü yokmuş.
Rüyalarının karışıklığını umursamamış, fotoğraflarını dağıtmış, bin bir çeşit yüzünü sergilemiş. Hiç müşterisi yokken kendi kendine bakadurmuş alıcı gözüyle.
Kendine benzeyen erkekler, kadınlar odasına gelmiş gitmiş yada o göndermiş…

Anladım…

Ne odanın soğukluğu umurunda, ne dünden kalma çirkin suratlar aklında artık.
Tek problem şarkılar işte. Okuduğu kitaplar, çizdiği resim imajından uzak fotoğraflar ve “hüzünlü orospularım” diye söylenen bir yazarın adını hatırlayamamakta…
Saçlarının kabarık gösterişliliği ve yüzünde inadın gülümseyişi olan, farklı kokularıyla kendinden başkasına âşık kalamayan ve bunu dürüstçe dillendiren bu orospunun acaba bunca zamandır asıl derdi neymiş?
Yaşayan fikirleri…
Gücenişleri…
Aşklar gözetmeksizin odam diye nitelendirdiği kendi genel evinde kendinden başka müşterisinin bulunmayışı ve bundan hiç mi hiç şikayetçi olmayışı!

Kadın içini biliyor.
Kara bulutları, sonra güneş ışığının koltuk altını, ensesini yüzünü nasıl terlettiğini. Kar da nasıl karnına soğuktan ağrılar girip, elinin ayağının buz kestiğini…
İlkbaharda nasıl teninin deniz ve leş koktuğunu…
Anladım. Bu gece dünya umurunda değil bu orospunun!

Kapısı çalıyor.
Yüzü tanıdık bir kadın içeri giriyor…
Onunla sevişmek istediğini söylüyor. Hüzünlü orospu şaşırmıyor, kabul ediyor.
Bakıyor. Kendine benziyor saçları, göz rengi, leğen kemiklerinin kıvrımları, sesi, hüznü, korkuları…

Hüzünlü orospu bakıyor kadının yüzüne ve soruyor?
“Neden bana geldin? Unuttum adın neydi senin?”

Kadın cevap veriyor;
“Adımı unuttuğun doğru, adım sen, ama sen bana hep Yeşim demeyi severdin!”

Bir beyin mastürbasyonu sonrası uğurluyor kadını, hüzünlü orospu. Çok geçmeden kapı tekrar çalıyor. Bu kez başka bir isim, başka bir yüz… Hüzünlü orospu sesini çıkartmadan o küçük odanın menziline tıkanmış uzun koridorlardan geçiyor ve hüzünlü orospu adamın yüzüne bakmadan duvarla tavanlarının bitiş noktasını anımsadığı son anda yakılmış son sigarayı çekiyor ve adamın yüzüne üflüyor..
“Neden geldin?”

Adam cevap veriyor;
“Sarılmam lazım. Sevişmem lazım seninle”

Bir soyunma sürecinden sonra hüzünlü orospu adamla tek vücut.
Adam konusuyor;
“Evden çıkanları gördüm, eve girenleri de… Onların boynundaki izleri ve kalplerindeki delikleri de gördüm. Sana gelen tüm kadınların ellerinin sana benzediğini ve isimlerinin yeşim olduğunu da… Sadece benim üstüme çıkmadan benim acılarımın altına serildiğini ve başkası ile sevişirken hep üstleri, ama sadece bende alçakları oynamanı sevdiğini de biliyorum.. Bir tek bana sorular sormadığını… Bir tek benim kanımı emdiğinde bende izler bırakamadığını da biliyorum…”

Hüzünlü orospu adamın yüzüne bakıyor ve soruyor;
“Peki, ama neden?”

Adam son kez cevap veriyor;
“Senden birçok kadını ben yarattım sana! Aynı isimler, aynı sesler, aynı yüzler… Sadece beni özle ve beni, hep kendinle aldat diye! Seni senden başkası sevemez kadınım çünkü ben anladım ki. Hüzünlü bir orospu’yu hüzünlü bir orospu çocuğu sevebilir ancak!

12770
defa okundu
 
<< Önceki Yazı Sonraki Yazı >>
 ADnet Reklamları
Siz de reklam verin  
24 Mayıs, Perşembe 2012