Alkım Uysal

Alkım Uysal

Sessizce Haykırıyorum

Hoşçakalın




2kadin.com >> Alkım Uysal

Söze nereden başlamalı, nasıl anlatmalı bilmiyorum... Ki hoş, artık sözlerin yetmediğini de görüyoruz...

Kolay kolay ağlamayan bir insan olduğumla övünürüm hep. Gerekli gereksiz her şeye gözyaşlarımı harcamam. Ölümden başka her şeyin çaresi vardır, sağlığın yerinde olsun da derim. Ama 15 gündür zor tutuyorum gözyaşlarımı. Okuduğum her yazıda, gördüğüm her fotoğrafta, duyduğum her saçma sapan konuşmada biraz daha doluyor gözlerim...
Doğayla başladı her şey, ama anladık ki, doğayı yok etmeye kalkışan zaten insanı yok etmeye çoktan meyletmiş...

İzmir’deyim, üç gece çok kötü olaylar yaşadık ve her gecenin sabahında biz bu kadarla böyle kötü hale geldiysek, Taksim’de kendini savunan herkese helal olsun dedik. Olay çıkmayan gecelerde bile uyku haram oldu, ne de olsa sabaha karşı baskınla başladı her şey, her gün yine olur mu diye zor ettik sabahı...

Burada canlı canlı gördüklerimiz, Taksim’de, Kızılay’da, pek çok şehirde gördüğümüz fotoğraflarla kıyaslanamaz bile...

Ama gençler gördüm, o umudu kestiğimiz, yeni nesil nasıl umursamaz yetişiyor dediğimiz gençler... Hepsi ülkelerini, o ülkenin başındaki yaşlı başlı adamlardan daha çok umursayan... Özür dilerim hepsinden, hafife aldığım için...

Yaşlılar gördüm, sokağa çıkamadığı için balkonundan Türk bayrağı sallayan, gecenin bir yarısı balkondan aşağıya içinde limon, süt olan torbalar atan...

Aileler gördüm, zamanında yine ülkesi için direnen, ‘bak çocuklarımız da ne güzel direniyor’ diye gurur duyan...
Annemle gurur duydum ‘kızım dikkatli ol ama yardımını esirgeme’ dediği için...

Artık 30 yaşındayım ya, orta yaşlılar diyebilirim, onları gördüm, hamile karısına beni affet diyerek İstanbul’a yardıma giden... Hani annemize, babamıza kızardık ya, ‘ülkeni sevdiğin kadar beni de sevseydin’ diye, ne kadar haksız olduğumuzu, aslında hepsini çok sevdiklerini anladım... Özgürce yaşayacak bir ülke bırakmazsan çocuğuna, ne bırakabilirsin diye düşündüklerini...

Taraftarlar gördüm, ezeli düşman olup şimdi kolkola giren...
Hani insanı yemekte ve yolculukta tanırsın derler ya, ben onun sonuna bir de ‘direnişte tanırsın’ diye ekledim... Çok kişi ekledim hayatıma, çok kişi çıkardım...

Ama ben bunların hepsini ya canlı canlı gördüm, ya da sosyal medyadan... Gerçek (!) medyada hiç biri yoktu! On binlere hitap eden hiç bir yayın organında doğru düzgün haber yoktu... Ne acıdır ki, kendi ülkemin gündemini, kendi basın organlarından değil, internet üzerinden yabancı basından takip ettim...

Daha fazla şey anlatmama gerek yok, takip edenler biliyor zaten nasıl pis bir oyun içinde olduğumuzu...

Bu sitede pek çok yazı yazdım, geneli aşk ve hayat üzerineydi... Hatta gördüm ki, ne kadar çok aşk acısından bahsedersem o kadar çok okunuyorum... Hata yapmışım özür dilerim! Olaylar buralara gelmeden olup biten alt yapıyı yazmaya başlamam gerekirmiş...

Evet, bu ülkenin gidişatıyla ilgili içimde olan her şeyi çoktan yazmaya başlamam gerekirmiş tekrar ve tekrar özür dilerim!

‘Merhaba’ diyerek başlamıştım yazılarıma, biraz kendimi anlatmaya çalışmıştım... Aradan neredeyse iki sene geçti ve ben kendimi son 15 günde daha da iyi tanıdım. Kayıtsız kalamam olanlara, şu an yaşanan hiçbir şeyi ömrüm boyunca unutamam, on binlerce kişi gibi... Bu diktatörlüğe boyun eğemem!

Bu yüzden, bu olaylara kayıtsız kalan hiçbir medya organında da yer alamam, almam... Bu, 2 Kadın sitesindeki son yazım... Her ilişki gibi, ‘Merhaba’ diyerek başlamıştım, ‘Hoşça kal’ diyerek bitiriyorum...

12465
defa okundu
Önceki Sonraki
24 Eylül, Pazar 2017