Dilek Dallıağ

Dilek Dallıağ

Mood'lar Arası Kadın

13.11.2011 00:39:10

Hayatta şükredeceğimiz o kadar çok şey var ki...

2kadin.com >> Dilek Dallıağ

Hayatta bir şeyler hep oluyor.
Ve bazıları(mız) tüm bunları gerçekten görmüyor, görmek istemiyor ya da şükretmeyi bilmiyor…

Birileri şu anda göçük altında yaşam mücadelesi veriyorken, sen sıcak evinde oturmuş, internetin başında tüm dünyayı ve tüm bu acıları bir tarayıp yaşamına devam edebiliyorsun…

Birileri soğukta bilmem kaç eksi dereceye düşen havada, çadırda kalabilme mücadelesi verirken, sen kahveni yudumlayıp dizini izleyebiliyor, müziğini dinleyebiliyor, banyonda sıcak suyun altında rahatlayıp, yatağında uykuya dalabiliyorsun…

Birileri şu anda trafik kazası geçirip hayatlarını kaybederken, sen son model arabanla sıkışmış trafiğe küfrettiğin bir telaşa kapılıp gidebiliyorsun…

Birileri şu anda karısını, çocuklarını döverken, sen yanı başında sevgisini sunan eşinin değerini aklına bile getirmeyebiliyorsun…

Birileri şu anda yalnız evinde bir nefesin özlemini duyarken, sen ailenden uzak durup başka başka odalarda yalnız oturabiliyor, mutsuzluk çukurunda debelenmeyi marifet sanabiliyorsun…

Birileri şu an sadece bir ‘iş’, sadece para kazanma gailesi içindeyken, çocuklarını, ailesini nasıl geçindireceğini düşünürken, sen bir türlü işini ‘istediğin kariyer planı’ olarak görmüyor, egonun ve hırsının kurbanı olmayı seçebiliyorsun…

Birileri şu anda gerçekten sana ihtiyaç duyarken, ‘yardım et’ derken, sen belki de ‘kendi düşen ağlamaz, değmez iyiliğe, benim de elimden kimse tutmadı’ gibi genel geçer doğrularınla, içindeki ‘iyiliğe’ sırtını dönebiliyorsun…

Birileri çocuk yaştaki kızlara tecavüz ederken, içeride sıcak yatağında uyuyan kızının ‘kontrolünü’ sağladığından emin olabiliyorsun…
O an, o tecavüz eden hasta adamlar için ‘saydığın küfürlerle’ etrafından onay alırken, belki de sen de internetin başında, çok farklı şeyler yapmıyorsun.
Ruhsal-fiziksel ve kişilik gelişimi oturmamış, sadece görüntü olarak ‘özendiği’ insanlar gibi olmak isteyen, açık kıyafetli pozlarla hayatın içinde kendilerine yer arayan ‘çocuk’ları ‘dişi’ gibi görebiliyorsun…

Birileri sokakta kedileri ve köpekleri tekmelerken, sen evindeki hayvanına sadece bir biblo, bir süs gibi davranabiliyorsun. Sokaktaki hayvanların durumunu görmemeyi, görenleri ise anlamamayı tercih edebiliyorsun… Evindeki hayvanın sevgisini bile hissedemeyebiliyorsun…

Birileri bazı ülkelerde baskı altında yönetilirken, fikirlerini beyan edemezken, ağır cezalara hatta şiddete maruz kalırken, sen bugünkü tüm varlığının sebebi olan Cumhuriyet’in değerini anlamıyor, önemsemeyebiliyorsun… Belki de seçimlerinde, sahip olduğun aklını ve “özgür iradeni” kullanmak yerine, dikte edilenlere araştırmadan ‘evet’ diyebiliyorsun…

Birileri, son bir nefes için makineye bağlı yaşarken, sen aldığın her nefese şükretmiyorsun. Bununla mutlu olmak yerine, belki de ‘x’ kişinin sana neler yaptığını kafanda kurup, ajitasyonlarından haz alıyorsun. Nefesini daraltıp, ruhsal ve fiziksel hastalıklara davetiye çıkartabiliyorsun…

Birileri ‘Ben senin yerine düşündüm’ derken, sen hazıra konduğunu sanıp aslında kendi özgürlüğünü yokediyorsun. Allah’ın sana bahşettiği ‘tüm insanların doğadaki eşitliği’ kuralını yine sen kendi ellerinle bozup mutsuz olabiliyorsun…

Birileri tüm canlıların hakları ve yaşamları için uğraş verirken, sen büyük bir kibrin içinde kendi yaşamın için etrafındaki herşeyi yokediyorsun. Sonra da gidip bahçendeki küçük yeşil alanına kafanı gömebiliyorsun…

Birileri bu dünyada acı çekip şükretmenin yolunu buluyorken, sen acını bile yaşayamayacak kadar kendini uyuşturup, kendinden kaçabiliyorsun…

Birileri şükrediyor…
Ama başka birileri, şükredebileceğimiz çok şey olduğunu hiç fark etmiyor…

Ne diyeyim?!

Allah akıl, fikir versin…

7162
defa okundu
 








<< Önceki Yazı Sonraki Yazı >>
 ADnet Reklamları
Siz de reklam verin  
24 Mayıs, Perşembe 2012