Cihan Aydeniz

Cihan Aydeniz

b'AŞKa Şarkılar...

19.07.2011 22:35:47

Gitmek kendine gelmenin en kısa yoludur Bölüm 2

2kadin.com >> Cihan Aydeniz

Ailem olacak, her zaman olduğu gibi… Ama varlığını sadece bildiklerim değil… Varlığını sürekli omzumda hissettiklerim olacak yanımda… Düşme ihtimalimi önceden hesaplamış ve bu ihtimale uygun zeminler hazırlamış olanlar yani… Yalnızca abla. Yalnızca baba. Yetecek beni avutmaya…

Bir de saygı duyduğum büyüklerim olacak. Arkadaştan daha tecrübeli, aileden daha seviyeli olanlar hani… Fikri mühimler. Söylediklerini mıh gibi aklımda tuttuklarım olacak onlar. O kadar güveneceğim ki bana olan şefkatlerine ve belki de sırf bu yüzden, tereddütsüz inanacağım verdikleri bütün öğütlere. Onlar da o kadar güvenecekler ki bana, istedikleri gibi davranmasam da bilecekler söyledikleri her kelimeyi aklımda tuttuğumu. Yani bir gün mutlaka, yeri geldiğinde ya da, son gölü onların taktiğiyle, 90’a atacağımı bilen antrenörlerim olacak benim…

Sonra sevginin anlatılanların aksine, ne kadar eğlenceli bir şey olduğunu hatırlatan bir adam çıkacak karşıma. Aşık olacağız… “Aşık olmak” fiili – “bu eğlenceli filme yapımcının ısrarıyla, zorla eklenmiş yersiz bir ciddiyet gibi durmuyor mu?” diye soracağız. Kim koymuş bizim hissettiğimizin adını aşk diye? Hadi madem öyle uygun görmüş biri, bari bütün âşıklar bizim gibi olsa keşke, diyeceğiz…
Böyle güzel, böyle naif, böyle sakin, böyle huzurlu… Genellemelere dar geleceğiz yani, ne bilir ki adına aşk diyen, bizim ne yaşadığımızı…?
Dürüstlüğü ile içim titreten, acı çekmeden de sevmesini öğreten… O müthiş satırları söylemem için bekliyormuş gibi çıkacak saklandığı yerden ve ben de; “ İyi günde, kötü günde, koşulsuz, bedelsiz, beklentisiz, değiştirmeden, ehlileştirmeden, hatta kendime rağmen seveceğim onu…”
Sevdiğim - tek gerçek aşk- o olacak belki… Benim sevgimin derinliği, bulunmaz hint kumaşlığından kaynaklanmayacak bu durum. Adam öyle “gerçek” olacak ki, bütün suretlerini temize çeker gibi yerleşecek kalbime. Gerçekten seveceğim… Yani sonunda gerçek olanı seçeceğim…

Ve yine kafama estiği bir gün, gerçekten istediğim ne varsa alıp yanıma, uçsuz bucaksız yollara düşeceğim. Yalnız çıktığım her yolculukta, bilecek onlar benimle olduklarını, bilecekler gerçeklerimin her yere benimle geldiklerini…
Geri kalan, farkında olmadan üzdüğüm, kırdığım, bir dönem birlikte anıldığım belki de... Hepsi işte, hayatımın tüm figüranları için üzgünüm… Bu benim küçücük masalım ve ne yazık ki yer kalmadı size…
Gidiyorum şimdi,
Yine gerçeğin peşinde yalnız, sessiz adımlarım.
Sorarsanız anlatır beni tanıyanlar. Hep birlikte el sallanan veda törenlerini sevemedim ben.
Endişelenmeyin siz, onlar bu hallerime alışıklar.

Cafcafları sevinçlere de katlanamaz oldum zaten, ihtiyacım da yok ki benim.
Elime dokunup, gözleriyle tebessüm eden bir adamı ne kadar mutlu ettiğimi anlayamayacak kadar salak değilim ki. Babama olan sevgimi günde 85 kere aramadan da hissettirebiliyorsam, kime ne? Kendi doğum günüm bile sahte kutlamalara ev sahipliği yapıyor diye, unutulsun istiyorum.
Kutlamasanız da olur, beni anlamasanız da… Hatta sevmeseniz de olur, onaylamasanız da. Nefret bile edebilirsiniz dilerseniz. Korkmayın hiç gücenmem, anlarım ben halden.
Büyük konuşma balonları yok benim gökyüzümde. Parmak ucunda didişmelere yer verebilirim en fazla. Rüya gören bir kediyi bile uyandırmayacak kadar kıpırtısız olanlara…
Koca koca olmasın iyilikler bile. Küçük şeylere sevinebiliyorum ben. Beklenmedik bir ziyaret, sabah alelacele yapılmış bir kahve, çok sevdiğim için alınmış bir süt ile mutlu olabiliyorum hala.
Sessiz sedasız evlenmeliyim mesela, sözde en mutlu günümü davullarla kutlamamı bekleyenlere inat, bu deliliği bir gün yapmamı bekleyen gerçeklerimin, kulağına fısıldayarak müjdelemeliyim.
Ama ille de dostlar alışverişte görsün modeli, kuşbaşı saçlı hasımlarım göbek atarken dedikoduya mahal yaratma çabasındaysa, bırakın cenazemde horon tepsinler. Sahtekârlar mutlu günümü bahane edip, arkamdan konuşacaklarına mezarımda gönüllerince tepinsinler mesela…
Hem söylesenize, böyle daha gerçek olmaz mı dünya?
Doğumuma müdahale edemedim, ama bir gün “gerçekten” ölmek istiyorum ben. Birilerinin ben öldükten sonra “Ohh be” dediğini bilmek istiyorum. Kimse herkes tarafından sevilemez, bunu kabul edelim artık, hazmedelim işte. Birileri amma eğlendik cenazesinde desin, ille bir şey diyeceklerse o da… Yoksa adımı hiç kimse anmasa da olur, ben “gerçekten” yaşadığımı bildikten sonra.

“Öykümün tüm gerçek kahramanlarına, saygıyla…”

22Haziran/2011 –Gümüşlük 23:30
Cihan Hatipoğlu

http://cihanhatipoglu.com
http://icimdekisarkiyisusturamazsin.com
http://twitter.com/CihanHatipoglu
http://facebook.com/HatipogluCihan

Mail:
cihan@cihanhatipoglu.com

2763
defa okundu
 
<< Önceki Yazı Sonraki Yazı >>
 ADnet Reklamları
Siz de reklam verin  
24 Mayıs, Perşembe 2012