Sevdanur Işık

Sevdanur Işık

OkU`YoRuM & YaZı`YoRuM

Geç Bunları Anam Babam, Geç Bunları!




2kadin.com >> Sevdanur Işık

Geçtik bunları da;
Elimizde ne kaldı?..
Onu geç, bunu geç!..
İlgiyi geç, sevgiyi geç!..
Aşkı geç, muhabbeti geç;
E eeee elimizde kala kala ne kaldı?...
Her şeyin yerine müsait bir şekilde kullanacağımız `para`...

Canınız aşk mı çekti? Hemen manava!..
En sevdiğiniz meyveden alin bir kaç kilo; mesala mevsime uygun
yeşil erik olsun... Oturun tv karşısına, büyük bir aşkla kütür kütür yiyin...
Oh! can erik aşkı da başka oluyor!..
Canınız muhabbet mi istedi?
Hemen koşun en yakin alışveriş merkezine;
Alın son çıkan iphone dan, kurun sohbet sitelerini, msn mi olur, whatsup mı olur
artık ne varsa elinizde, yapın muhabbetinizi saatlerce...
Yok hiç biri değil de ilgi, iltifat mı istediniz biraz.. Hiç sorun değil.
Cüzdan kabarık nasılsa, basın parayı gidin en iyisinden bir güzellik salonuna.
Gelsin kahveler, gitsin İltifatlar...
Şımartılmaksa sorununuz …
Altı kırmızı topuklu ayakkabılarınızı takın ayağınıza, gidin bir lüks alışveriş mağazasına.
Alın en pahalısından çiçekli elbiseyi, asın dolabınıza.. Gelin bakın gidin bakın. Şımarmanın en alasını yaşayın...

Eeee sonuç?
Aldı mı para hayatınızdaki her şeyin yerini?
Ne gerek var `Muallayı düşünmeye! ..

Sen boş ver, geç bunları!..

Yok olmadı yine mi bir boşluk var içinizde?
Nasıl gidecek bu anlam veremediğiniz can sıkıntısı?
Para yetmedi mi hayatınız da ki boşlukları doldurmaya?
Yalnızlık mı çekiyorsunuz...
Acaba bir köpek veya kedi mi alsanız eve?

Olur, belki de ihtiyacınız odur!
Onu seversiniz.
Oda sizi sever.
Yürüyüşe çıkarsınız beraber. Hem böylelikle bir tasla iki kus vurur ve su fazlalık olan
birkaç kilonuzdan da kurtulursunuz?

…3 aydır köpeğimle yaşıyorum.
…İyiydi duygularım.
…Ama gene bir tuhaflık sardı içimi!
…Geceleri uyuyamıyorum, sürekli bir can sıkıntısı var üstümde!
….Paramı?
…Yok, yok o fazlasıyla var.
Eeeeeeee!.....
Galiba çok yalnızım... Muallayı mı özledim ne?

Kim söylemiş beni
Süheyla'ya vurulmuşum diye?
Kim görmüş, ama kim,
Eleni'yi öptügümü,
Yüksekkaldırımda, güpegündüz?
Melahat'ı almışım da sonra
Alemdar'a gitmişim, öyle mi?
Onu sonra anlatırım, fakat
Kimin bacagini sıkmışım tramvayda?
Güya bir de Galata'ya dadanmışız;
Kafaları çekip çekip
Orada alıyormuşuz soluğu;
Geç bunları, anam babam, geç;
Geç bunları bir kalem;
Bilirim ben yaptığımı.
Ya o, Mualla'yı sandala atıp,
Ruhumda hicranını söyletme hikayesi?

Evet geçtik her şeyi de; şu içimizde bir nebze de olsa kalan, insanlığı geçemedik...
Varsın oda kalıversin içimizde...
Belki bir gün yarar işimize....
Hani, çıkarda bir gün karşımıza bizim gibi içinde bir nebze insanlık kalmış biri, büyük ikramiye
vurmuş bilet gibi sarılıveririz ona...
Saklarız koynumuzda, hiç kimseye göstermeyiz başına bir şey gelir diye....
Arada çıkarır koynumuzdan öper koklar, rahatlar koyarız yerine....
Paraya da çevirmeyiz onu.
Öylece saklarız, sadece bize ait OLDUĞUNU bilerek.
Belki kaybetme korkusuyla kabus dolu geceler, terle uyandığımız, ağlayarak çığlık attığımız sabahlar yaşarız...
Sonra korkuyla elimizi atarız koynumuza çıkarırız, bakarız ona özlemle....
Yerinde durduğunu anlayınca bir huzur kaplar bedenimizi ve yavaşça kaparız gözlerimizi.
Bırakırız ruhumuzu rahat uykunun kollarına ve insanlığa...

5474
defa okundu
Önceki Sonraki
17 Aralık, Pazar 2017