Sevdanur Işık

Sevdanur Işık

OkU`YoRuM & YaZı`YoRuM

16.01.2011 12:23:29

Eşek olma; semer vuran çok olur!

2kadin.com >> Sevdanur Işık

Anneannelerimiz, analarımız hatta düne kadar ablalarımızın gösterdiği onurlu ve gururlu yasamı artık sergileyemiyoruz, sergiletmiyorlar.
Tüketim toplumu tüketti zamanımız kadınını. Ben bizden sonraki gelecek nesil kadınların akıbetinden iyice tedirginim...
Eskiden daha azdı bu kuma ve aldatılma olayları kim ne derse dersin. Artık sadece et ithal etmiyoruz yurtdışından ülkemize.
Yeni yepyeni sosyal ilişkiler kurduğumuz ülkelerden kadın da ithal ediyoruz, et gibi!...
Hem de ne kadınlar!..
Öyle ki kuma olayını eleştirmesi gereken Belediye Başkanı bile methiyeler yazıyor bu yeni durum ve yeni kadınlar için:

"Faslı gelinlerin 3-4 dili ana dili gibi konuştuklarını belirten Başkan Çelik, "Faslı gelinlerimiz, Fransızca, İspanyolca ve İngilizce olmak üzere en az 3-4 dili konuşuyor. Son zamanlarda Kızıltepe Halk Eğitim Merkezi'nce beldemizde açılan Türkçe okuma-yazma kurslarına yabancı gelinler de katılıp sertifika aldı" dedi. E eee nede olsa o da erkek dimi?

İthal, okumuş, bir kaç dil bilen kumalar revaçta bu ara dedik ya, kültürlü ve okumuş gelinlerimiz var ya artık, simdi bir anda Mardin`in kültür seviyesi yükselecek ve hepimiz şaşırıp kalacağız. Çocuklar sokaklarda Fransızca, konuşup İngilizce ağlayacaklar. İssizlik düşecek bir anda. O köyde sokaklar tertemiz olacak, herkes birbirine saygıyla davranacak, falan....
Yok yok hayal kurmayın! Orda ne olacak biliyor musunuz? Hiç bir şey değişmeyecek.

Çünkü okumuş eşeklere semer vuran erkekler ayni erkekler. Dolayısıyla seviyede bir yükselme yerine düşme görülecek, benden söylemesi...

Hangi ırk veya dinden olursa olsun kadınlarımız eşek olmayı sürdüğü surece onlara semer vuracak bolca erkek var yurdumda ne de olsa...Semerlenmek kadın genetiğinde mi var nedir anlamadım? Yoksa töre, örf adet derken mi bu oyunlara duştuk farkında olmadan? Ya da erkek egemen bu dünyada kendimize yer edinemedik de ilkel cağlara özlem mi oluştu içimizde. Anlaması zor...Ama biz ne kadar dirensek de kumasız yasama; sağımız solumuzdaki ithal kumalar sanırım en sonunda yurdum kadınını da kışkırtacak ve en iyi kumayı hangi ülke çıkarır yarısına dahil edecek.

Hadi! Karadeniz ve İstanbul`a dadanan soğuk ülkelerin , sıcak kanlı ,sarisin, renkli gözlü kadınlarıyla uğraşmaya alışmıştık da nerden çıktı bu kara gözlü kuma kadınları...
Eğit, okut kızını, sonra eve kapat, kapat her tarafını, karart dünyasını, al elinden hayallerini.
Sonra erkeklerin islerini elinden almasın diye salma dışarıya, sokma bir ise. Durur mu bu kadın? Okumuş Internet dünyasını keşfetmiş. Bulamayınca ülkesinde koca, uluslararası arenaya açılmışlar, tabiii... Bizi bir Müslümanlar anlar.. E eee aralarında en rahatı, en az baskıcısı da Türkiye, dadan buraya. Cahil demeden, evli demeden, sadece bir koca uğruna, geliver Türkiye`ye. Başka kadının canini yaktın mi? Düşünme!
Ne yapacaksın ?

***Hiç gelen misafirlere cay sunarken Fransızca konuşup Faslı nezaketimi göstereceğim,
Ne yapacaksın ?
***Farsça yemek tariflerinden edindiğim bilgilerle yemekler yapacağım,
Ne yapacaksın ?
***Çocukların kafasını yıkarken nerden duştum ben bu 11 çocuklu eve diye İngilizce söylenip, küfürleri savuracağım.
Ne yapacaksın ?
***Öğrenebildiğim kısıtlı Türkçe ile kumamla laf yarısına girip, sac bas kavga edeceğim.
Ne yapacaksın ?
***Hiçbirini yapamazsam bol bol çocuk doğurup artık kocam olacak adamın bana iki lokma getirmesini bekleyeceğim. Olacağına bak...Galiba en iyi cevap bu oldu, `Kocamın bana iki lokma getirmesini bekleyeceğim`... Ya bu isi yapan o koca olacak adama ne demeli ...Bir suru çocuk, geçim derdi ama maşallah , uçkuruna hakim olamama hali. E ee paraya sıkışırsam da oturur Allah`a yalvarırım, olmadı devletten beklerim, oda olmadı Uğur Dündar`dan yardim isterim....

***Valla trilyoner olsam sana zerre kadar yardim etmem. Kotu örnek teşkil eder Uğur Bey sende yardim etme olur mu?...)
Kuma alırken Fas`lara giden adam aç kalınca da kendi basının çaresine bakar artık...(Valla su anda içimden surum surum surun diyesim var da çocuklara acıyorum) Anlaşılan su ki önümüzde ki günlerde, aylarda, yıllarda çevremizde yuları bir adamda daha cokkkkkk `semerli eşekler` göreceğiz...Ağır mi oldu? Yok canim! Bu ağır olduysa ,bir suru çocuk doğurup ikinci sınıf is göremez kadın konumunda, kumayı sineye çekmeye mahkum, o eski eslere, yurdum kadınına ne oldu? Mardin gibi bir yerde, baba evine dönemez, dönse de aynen koca evine geri yollanan, yeni geline ablalık yapmaya başlayan, o yurdum kadınına ne oldu? Sorarım size. Bir şey olmaz dimi? Bir düşünün; bacınızı, kendinizi, kardeşinizi...vs... o konumda. Gerisi bos...

Okuyamayan ve kaçıranlar için
İşte Mardin'e kuma gelen Faslı kızlardan bazılarının hikayesi:

36 yaşındaki Halit Öncel, kendisine 11 çocuk veren ilk eşine rağmen internette tanıştığı Faslı Monia ile evlendiğini belirtti.
Önceleri kendisini bekar olarak tanıttığını, bir süre sonra gerçeği açıkladığını ifade eden Öncel, tanıştıktan iki ay sonra Monia'ya evlenme teklifinde bulunduğunu söyledi.
Kağıt üzerinde eski eşini boşayarak, Monia ile resmi nikah kıyan Öncel, her iki eşiyle de aynı evde yaşamaya devam etti.
Halit Öncel evliliğinden, Yunus Emre adlı bir erkek çocuk dünyaya getiren Monia, Fas'ta liseyi bitirdikten sonra 4 yıl imam hatiplik eğitimi aldı. Monia, ana dilinin yanı sıra Fransızca'yı da iyi derecede konuşuyor.

Fransızca öğretmeni kuma geldi
Aziza Eroğlu üniversite mezunu ve Fransızca öğretmeni olmasına rağmen, Mardin'e kuma gelin gelmeyi kabul eden Faslı kızlardan.
Rabat'ta bir kreşte Fransızca öğretmenliği yapan ve Arapça'nın yanı sıra Fransızca ve İngilizce bilen genç kadın, Gökçe Beldesi'nde İskender Eroğlu ile evli.
Kamyon şöförü 60 yaşındaki Nurettin Yıldırım'ın Fas'ın Marac kentinden ikinci eşi olarak getirdiği 35 yaşındaki Saida ise hiç okula gitmemiş.
İnternette web kamerasından birbirlerini görüp konuştuklarını belirten Saida, "Kader, kısmet meselesi. Kumamdan 8 çocuk var. Gündelik ev işlerini yapıyor, çocukların temizliğiyle uğraşıyorum. başlarını yıkıyor, saçlarını tarıyorum. Uydu aracılığıyla Arap kanallarını televizyondan izleyerek memleketime olan özlemimi de gideriyorum. Fas'ın Marac kentinde yaşayan ailemle haftada iki defa netten görüntülü olarak görüşüyorum" diye konuşuyor.
Zengin, fakir, unlu unsuz, yaslı, genç, güzel çirkin fark etmiyor. Bu kadınlara hep oluyor....
Artık kader haline mi geldi ne? Biraz sabır lütfen, biraz sabır...Bu kadar mi kolay aldatmak? Bu kadar mi sabırsız oldunuz ey insanlar? Nerde bir omur boyu sadakat? Nerde erdem? Ne oldu size? Bir durun ya! Biraz çeki düzen verin kendinize. Harcamayın bir çırpıda eslerinizi, sevginizi, canlarınızı...
Elbette sokaklar kadınla dolu. Açları da var, acık gözlüleri de. Safları da var, akıllıları da .Ama siz de de biraz erdem olsun erdem!

Rıza Baba'nın eşi isyan etti!
Aciz bir kadın değilim, artık yeter. Erkekler 10 yaş genç ya da 10 cm uzun diye bir kadını tercih edecek olsalardı o zaman dünyanın düzeni değişirdi. Bu işler boyla posla olmaz. İnsan kendinden utanır, ‘hata ediyorum’ der vazgeçer.

Aldatıldığımı gazeteden öğrendim'
“Psikolojik olarak çok iyi hissediyorum. Aldatıldığımı gazeteden öğrendim. Zaten öğrendiğim anda boşanma davası açtım. Daha önce bilmiyordum. Acun’un servetinin yarısını istemedim.

Gulben Ergen alyansını çıkardı
Boşanma davası açmayı düşündüğü ama bu kararını şimdilik ertelediği ileri sürülen Ergen önceki gün İstinye Park’ta görüntülendi. Parmağından hiç çıkarmadığı alyansının olmadığı ve moralsiz olduğu görülen Ergen, alışveriş merkezinden taksiyle ayrıldı.

Unutmayın: `Birini aldatan, ötekini de aldatır`.Stefan Zweig

`Eşek olma, semer vuran çok olur `:Kişide saflık olunca yararlanan çok olurun halk diline yansımış versiyonu.

2312
defa okundu
 
<< Önceki Yazı Sonraki Yazı >>
 ADnet Reklamları
Siz de reklam verin  
24 Mayıs, Perşembe 2012