Doğum yapan kadının korkusu

24.02.2015 00:08:37

Doğum yapan kadının korkusu jinoid obezite.





2kadin.com >> Haberler

Doğum yapan kadının korkusu
Vücut Kitle Endeksi 30 kg/m2 ve üzerinde olanların ‘obez’ sınıfına girdiğini belirten Herbalife Beslenme Danışma Kurulu Üyesi Doç. Dr. İsmet Tamer, bu kişilerde kalp ve damar hastalıkları, yüksek tansiyon, diyabet ve safra kesesi hastalıkları gibi ciddi sağlık sorunlarına daha sık rastlandığını söyledi. Doç. Dr. Tamer, “Kadınlarda daha sık görülen armut tipi yağlanma doğurganlıkla ilişkili olup ‘jinoid obezite’ olarak adlandırılır ve kilo vermeye karşı dirençli bir yağlanma tipidir. Erkeklerde daha çok rastlanan abdominal obezite ise aşırı beslenme ve hareketsizlikle ilişkili olup özellikle kardiyovasküler hastalıklara neden olur” dedi.

Günümüzde gelişmiş ve gelişmekte olan toplumlarda yetişkinlerin neredeyse üçte ikisi, çocuk ve gençlerin ise dörtte birinden fazlası aşırı kilolu ya da obez sınıfına giriyor. Herbalife Beslenme Danışma Kurulu Üyesi Doç. Dr. İsmet Tamer, sağlıksız beslenme alışkanlıkları ve hareketsiz yaşam tarzı sonucu Türkiye’de hızla artan obezite hastalığının tanımını şu formülle yaptı: “Yediğiniz ve içtiğiniz besin maddeleriyle aldığınız enerji miktarı, hareket ederek harcadığınız enerji miktarından çoksa, fazladan alınan ve kullanılmayan her kalori vücudunuzda yağ olarak depolanır. Kilonuz giderek artarken yağ kitlesi/kas kitlesi oranınız da yağ dokusu lehinde artışla sonuçlanır. Yağ dokusunda sağlığı bozacak boyutta, aşırı düzeyde ya da anormal şekilde yağ birikmesi ‘obezite’ olarak isimlendirilir.”

Her aşırı kilolu kişi obez olmayabilir

Vücutta biriken yağın doğrudan ölçümünün kolay olmadığına işaret eden Doç. Dr. İsmet Tamer, yetişkinlerdeki aşırı kilo ve obezitenin toplumsal düzeydeki en pratik göstergesinin Vücut Kitle İndeksi (VKİ) olduğunu vurguladı. Vücut Kitle İndeksi’nin vücut ağırlığının kilogram olarak değerinin, boyun metre cinsinden değerinin karesine bölünmesiyle hesaplandığını ifade eden Doç. Dr. Tamer, Dünya Sağlık Örgütü’nün sistemine göre Vücut Kitle Endeksi 30 kg/m2 veya üzerinde olan kişilerin ‘obez’ sınıfına girdiğini belirtti. Ancak her aşırı kilolu bireyin ‘obez’ olmayabileceğine dikkat çeken Doç. Dr. Tamer, örneğin bir vücut geliştirme sporcusunun kilo ve boy arasındaki matematiksel ilişkiye bakılarak değerlendirilmesinin yanlış olacağını sözlerine ekledi.

Kilonun boya göre fazla olduğunun göstergesi

Bir kişide vücut kitle indeksinin artmasının kilosunun boyuna göre fazla olduğu anlamına geleceğini vurgulayan Doç. Dr. Tamer, bunun da aşırı kilolu ve hatta obez olduğunun bir göstergesi olabileceğini söyledi. Çalışmalarda VKİ arttıkça sağlık sorunlarının da ciddileştiğinin belirlendiğini ifade eden Doç. Dr. Tamer, “VKİ 25’in altında olanlarda karın bölgesinde yağlanmaya daha az rastlanırken, 25 ve üzerinde olanlarda ise hem karın bölgesinde yağlanma (abdominal obezite) hem de ileriki yıllarda obezite gelişimine daha sık rastlanmaktadır” dedi. Doç. Dr. Tamer, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre VKİ 18.5-24.9 arasında olanların normal, 25-29.9 arasındakilerin aşırı kilolu, 30-34.9 aralığına girenlerin ise obez kategorisine girdiğini belirtti.

Kalp ve diyabet hastalıkları daha sık görülüyor

Doç. Dr. Tamer, obez kişilerde hangi sağlık sorunlarının görüldüğünü şöyle anlattı: “Normal kilolu kişilerle kıyaslandığında fazla kiloları ve aşırı yağ birikimleri nedeniyle obez kişilerde yüksek kolesterol ve buna bağlı kalp ve damar hastalıkları, yüksek tansiyon, diyabet (şeker hastalığı), safra kesesi hastalıkları gibi bazı ciddi sağlık sorunlarına daha sık rastlanır. Üstelik aşırı vücut ağırlığı nedeniyle özellikle diz ve kalça eklemleri başta olmak üzere osteoartrit gibi eklem hastalıkları da gelişebilir. Bu durumda obeziteden kurtulabilmek için gereken egzersizleri uygulayabilmek de daha zor hale gelir.”

Erkekteki obezite hareketsizlikten kaynaklanıyor

Vücuttaki yağ dağılımı ve obezite şeklinin cinsiyete göre farklılık gösterdiğini vurgulayan Doç. Dr. Tamer, kadınlarda fazla yağların basenlerde, kalçalar ve uyluk bölgelerinde; erkeklerde ise üst beden yarısında sıklıkla da göbekte ve karın çevresinde biriktiğini söyledi. Tamer, “Kadınlarda daha sık görülen armut tipi yağlanma doğurganlıkla ilişkili olup jinoid obezite olarak adlandırılır ve kilo vermeye karşı dirençli bir yağlanma tipidir. Erkeklerde daha sık görülen abdominal obezite ise aşırı beslenme ve hareketsizlikle ilişkili olup özellikle kardiyovasküler hastalıkların altında yatan nedenlerden biridir” diye konuştu.

Düşük kalorili diyetle anormallikler azalıyor

Toplumda tip 2 diyabeti saptanan yetişkinlerin çoğunun abdominal obezitesi de bulunduğunu işaret eden Doç. Dr. Tamer, VKİ yüksek bireylerde tip 2 diyabete daha fazla oranda rastlandığını belirtti. VKİ 35’in üzerinde olanların diyabete yakalanma riskinin VKİ 22’nin altında olanlara göre yaklaşık 90 kat fazla olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Tamer, şöyle devam etti: “Obez kişilerde genellikle hipertansiyon, lipid anormallikleri (yüksek kolesterol) ve tip 2 diyabet gibi çok iyi bilinen koroner kalp hastalığı risk faktörleri mevcuttur. Düşük kalorili diyetle birkaç kilo verilmesi bile lipid anormalliklerine olumlu katkıda bulunur. Koroner kalp hastalığından korunmak için kalıcı sonuçlara ulaşmak, ancak uzun dönem sağlıklı ve dengeli beslenmenin yanı sıra önemli derecede kilo kaybı ve düzenli egzersizle sağlanabilmektedir.”




kilo, Kalp ve diyabet hastalıkları , Kadın, Doğum

906
defa okundu
Önceki Sonraki
18 Haziran, Pazartesi 2018