Sevdanur Işık

Sevdanur Işık

OkU`YoRuM & YaZı`YoRuM

22.03.2010 01:06:41

Delice sev, haince terket ama aldatma!

2kadin.com >> Sevdanur Işık

Erkeklerin cinsel açıdan değişik tecrübe yaşama ihtiyacından, kadınların ise duygusal gerekçelerle aldatma yoluna gittiğini yıllarca dinledik uzmanlarımızdan (!).

Aldatmanın belki de insanlık tarihinin en eski zamanlarından bu yana değişmeyen bir gündem maddesi olduğunu ve son yıllarda sosyal bir yara haline geldiğini yine uzmanlarımız (!)soyluyor.

Şimdi ben merak ettim;

Ezelden beri olan bu sey neden acaba simdi “sosyal yara” oluyor?

Eskiden de bu olay sosyal değil miydi?
(Galiba eskiden iki kişi arasında ve de gizli kapakli, ayip duygusuyla yaşanıyordu bu olaylar ve sosyalleşemiyordu kavram!)

Ama bakın artık aşmışız herşeyi. Aldatmalar sosyal çevre içinde ulu orta ayan beyan yaşanınca “sosyal yara” oluvermiş ve kanamaya baslamış...

Bana sorarsaniz artık, günümüz aldatmaları, yalnızlaşan insanların, bir sosyalleşme arayışı ve isteği ile ortaya çıkıyor.

"Bir araştırmaya göre; Amerikalıların yüzde 40'ı Avrupalıların ise yüzde 39'u internette arkadaş ya da sevgili arıyor. Amerika'da ve İngiltere'de gerçekleşen evliliklerin yüzde 15'inde ilk merhaba internette başlıyor.

Japonya'da yasal düzenlemenin ardından bir ayda 1.600'den fazla "online dating" sitesi açılış kuyruğuna girdi. Sadece Hindistan'da 15 milyon kişi online dating sitelerine üye. Çin hükümeti, çalışmaktan evlenmeye fırsat bulamamış memurlar için internetten eş bulmalarını sağlayan çöpçatanlık sitesi kurdu.

Türkiye'deki en büyük çöpçatan sitesi Siberalem'de 10 yılda 13 milyon profil oluşturuldu halen 2,5 milyon aktif üyesi var. Büyüklükleri farklı olmakla birlikte Türkiye'de 100'ün üzerinde e-flört sitesi var."

Buyrun bakalım, nerde kaldı görücü usülü, nerde kaldi otobüste dirsek temasi tanışmalar, nerde kaldı çarşı pazarda dolaşırken bakışmalar…

Eskiden o kadar sosyaldiki insanlar, aldatmalar farkli cinsel istekler veya duygular için yapılırdı. Şimdi ise beraberken de yalnız olan insanların sosyalleşme isteği aldatmayı körüklüyor.

Bunu anlamak çok kolay, dünyanın her yerinde kalem tutmayi beceren beceremeyen, güzel konusmayı başaran başaramayan, öz güvenli veya güvensiz herkes internet üzerinden chat yapıyor. Bir de romantikler ki sormayın.
Sanırsınız ki erkek Romeo, kadin Juliet!

Veya her ikisi de Koç, Sabancı kadar zengin. Unutmayalım erkek johnny Deep kadar yakışıklı, kadın da Angelina Jolie kadar güzel. Sanal ortamya at atabildigin kadar!

Delice sev, haince terket ama aldatma!..

Dünyanın bütün tarihleri ve kültürleri gösteriyor ki; Aldatma, varoluştan günümüze, buradan da yokoluşa kadar devam edecek, herkesin kabul ettigi ama kimsenin hazmedemedigi bir eylem alanı.

Aldatmayı aşkın sınırları içinde karşı cinsle bir ilişkiden öteki ilişkiye geçişte yaşanan bir eylem sapması olarak özetleyebilir miyiz?

Onu bir biçime sokmamız, mümkün mü?

Tek bir ifade, aldatma icin gecerli olabilir mi?

Beni veya onu delice sev, benden ya da ondan bıkınca gözünün yaşina bakma terket ama ne olur lütfen aldatma.

Herkesin istedigi bu. Ama herkesin yapamadiği da bu.

Neden aldatmalarda genellikle olay duyuluna kadar birbirini terketmez insan?

İşin içinden çıkamayanlar icin;

Biiiir... Evdeki bulgur misali bir birliktelik yaşanirken insan kendini güvene almadan, evdekinden daha iyisini bulmadan, birini terketmez. Bu kolay degil sonra neme lazım Dimyada pirince giderken evdeki bulgurdan olmak var!

İkiiiii... İnsan hazır ve geçmişte emek verdiği bir düzeni kolay kolay bozamaz, o düzen içinde mutluluğu arar.

Üüüüç... Ötekinin berikinden daha iyi olacağina kimse garanti veremez.

Dööört... Bahçeye bakan bahçıvan aynı olunca öbur bahçe de bir süre sonra berikine benzeyecek korkusu ağir basar.

O nedenle “Delice sev, haince terket ama aldatma!” cumlesi yerine “Delice sev, haince terketme, bana hissettirmeden aldatabilirsin” cumlesini kurabiliyoruz.

Çoğu kadının dediği gibi;
- Gözüme soka soka yapma!

Bir de aldatma sınırlarını aşıp bunu sosyalleşmek adına hikayeleştirip sohbet sitelerinde yayınlayan kadınlarımız veya erkeklerimiz var.

Bir kadın sitesinde bulunduğumuzdan haydi örneklerim "kadınsal" olsun. Ama erkeklere bu konuda diş bileyen okuyucular varsa hiç çekinmesinler yazsınlar hikayelerini... Bence sakincasi yok

Hepinize onu bunu boşverin yeter ki siz kendinizi aldatmayın diyerek veda ediyorum.
Gorusmek uzere...


KADINLAR ANLATIYOR

Derya'dan...

Ekim ayında tam 1 sene olacak eşimi aldatmaya başlayalı. Bu zaman süresince ayda en az bir iki kez onu aldattım. Ama bu konuda istikrarlıyım çünkü hep aynı kişi. Tek problem o kişinin arkadaşımız olması. Ama cinsel anlamda o kadar mükemmel anlaşıyoruz ki, gözümüz başka bir şey görmüyor. Onun eşi de benim eşim de acayip kıskanç, şunu çok iyi öğrendim ki isteyince her şey oluyor, eşinizle günde en az 15 kere telefonla konuşsanız bile isteyince ayarlayabiliyorsunuz.

Nisa'dan...

Aldatmak her iki taraf için de zor bir durum ama, insan her zaman altın tepside daha iyi bir şeyle karşılaşınca da, bu durum kaçınılmaz oluyor. Ben dokuz yıldır çok sevdiğim ve evlenmeyi düşündüğüm birini şu an tabiri caizse aldatıyorum. Fakat nedeni araştırılmalı. Aldatmak neden çözüm gibi görülsün, bunu her iki taraf da konuşarak çözebilir bence. Ben daha denemedim ama ama şunu biliyorum hak etti, kesinlikle hak etti. Bir insanın üstüne bu kadar gelmemeliydi, sevdiğim de olsa yaptım ve pişman değilim.

Sema'dan....

Duygusal veya cinsel aldatmanın hangisinin önemli olduğu, ilişkiyi yaşayan çifte ve ilişkilerinin değerlerine göre değişir. Bazı kişiler ve çiftler için duygusal aldatma daha önemliyken, bazıları için cinsel aldatma ilişkiye daha çok zarar verir. Kadınlar ve erkekler sadakatsizliğe de farklı tepki gösterirler. Yapılan araştırmalar kadınların duygusal bir aldatma karşısında daha çok etkilenirken, erkeklerin cinsel bir aldatmada daha fazla kıskançlık yaşadığını göstermektedir. Fakat genelde, duygusal aldatma cinsel aldatmaya göre daha zor bir durumdur ve ilişkiye daha karmaşık bir zarar verebilir, tamiri daha zor olabilir.


isiksevdanur@hotmail.com

2130
defa okundu
 
<< Önceki Yazı Sonraki Yazı >>
 ADnet Reklamları
Siz de reklam verin  
23 Mayıs, Çarşamba 2012