Sefa Tunç

Sefa Tunç

Yaşamaşk

Çocuk




2kadin.com >> Sefa Tunç

Canı yanıyor insanın. Telaşına kapıldığı hayatın acımasızlığı karşısında kanı da donuyor. Susuyorsun. Bazen söylenecek sözler bile kılıcını kuşanıyor çünkü. Sızıyı sadece yaşayan anlayabiliyor sanıyorsun. Yanılıyorsun.

Çoğalan kayıplar vicdanı sorgulatıyor; ama sadece vicdanı olan yapıyor bunu. Bir can kaybı için "öylesine bir yaşammış gibi" davrananlar kendilerinde noksan olan sıfatların farkında bile değiller ne yazık ki. Üzücü bunlar. Ve tüm bunların içinde duyarlı olanlar… Onlar bir ‘can’ın kıymetini en iyi anlayanlar… Bir bebeğe masumca bakanlar…

Gözlerini açtığında dünyaya bildik bir sese aşina gibidir ya kulağı. Omzuna yasladığında başını, güveni tanıdığı andır ya… İşte o an nefes alışındır, mutluluk yaşındır.

Yaşamaya gücümün yetmediğini anlamadan önce doğumumun önemli olduğunu düşünürdüm. Çocukken…

O zaman doğardı ay. O zaman çalardı rengini sarıya. Hafif hafif yükselirken gökyüzünde, tutardım. Hiç kırılmazdı o ayın kalbi. Bilirdim yetinmeyi. Sabah doğan güneş, akşam yerini mutlaka aya bırakırdı. Ben çocukken yaşardım umudu, mutluluğu… Sokakları ezbere bilirdim. Düşlerim benimle, temiz bir hayata tebessüm ederdim. Korkudan uzaktım. Koşuşturmalı, atlamalı, zıplamalı, sekmeli, saklanmalı bir hayatı geç kalmadan yaşardım. Günü gününe! Yoksa özlem mutlaka yoklardı.
Yitiriyoruz hepsini.

Çocukluğumuzu…

En çok çocuklarımızı yitiriyoruz biz.
Gökyüzünün en saf renklerini gözlerine yazdığımız çocuklarımızı…
Öpmeye kıyamadığımız, bakmaya doyamadığımız çocuklarımızı…
Sonra…
Kalplerini yitiriyoruz.



Veda duruyor şimdi şu köşede.
‘’Hoşça kal’ diyemiyorum.
Çocukluğuma değil.
ÇOCUKLARIMIZA!

12297
defa okundu
Önceki Sonraki
29 Nisan, Cumartesi 2017