Cihan Hatipoğlu

Cihan Hatipoğlu

b'AŞKa Şarkılar...

02.02.2010 13:01:51

Beni seninle ansınlar istedim... En çok da; beni sen sansınlar!

2kadin.com >> Cihan Hatipoğlu

(Candan Erçetin "Hayranım Sana" şarkısı eşliğinde okunabilir)

Aşkın ömrü kaçtı? 3mü 5 mi? Bu nu araştırıp durmadılar mı yıllardır? 3 ya da 5 ne fark eder? Bitiyor ya sonunda… Unutuluyor hatta!

Peki ilk aşk! neden kimse sormadı? Kimse anlatmadı hiçbir şey. Bu kadar mı korktuk cevaplarından? Ya da bu kadar mı özeldi? O yüzden mi sakladık “ilk aşk”ı mızı kendimize?
Kimselere anlatamadık,soramadık…
O kadar mı özeldin benim için?!

“Kimler geldi, kimler geçti” diye şarkılar söyleyerek sabahladığımız dostlarda, hani o birlikte kalkılan sabahlarda,
O asla anlatılmayan rüyalarda…
Hep sen mi vardın? Herkesin ilk aşkı!!!
– Söyle bana!!! - O sen miydin?

“Tanırım kendimi hiddetim taşar benim… dalga dalga, hırçın hırçın... Tokat gibi vurur sözlerim yıpratır…”

İlk aşk… benim ilk aşkım…
Beni benden çok sevenim…
Bunu bildiğim için mi bilemedim kıymetini?
Bu yüzden mi en çok sana diklendim?
Hep Sana kızdım…

“Bilirim seni hüzün etrafı sarmışken sessiz kalırsın;belli belirsiz…
Ben bilirim seni! Acı bir tebessüm ..belli belirsiz bir tebessüm...


Beni en çok sen tanırsın değil mi ? En çok sen anlarsın!
En çok sen… Sen!
Peki sen; hep olgun, hep anlayışlı olmak zorunda mısın? Hakkını hiç ödeyememem için önceden planlamış olabilir misin tüm bunları?

Seninle doğdum ben tamam! Seninle var oldum!
İlk sen elimi tuttun, senin dizinde uyudum…
Alnımı da ilk sen öptün hatırlasana!
Düştüğümde dizimi de öpmüştün ya; elimden tutup kaldırdıktan sonra…

Hiç kızmadın mı bana? Kızdıııııın kızdın! sakın yalanlarla saklama.
Hani yalan yoktu bizim aşkımızda, mızıkçılık yapma!
Çok kızdın. Hatta en çok sen kızdın. Öyle çok kızdın ki başkası kızamadı senden başka. Şaka şaka! Sen izin vermedin onlara, sen korudun beni…

“Hayranım sana ,sabrına… sakince karşımda durup meydan okuyan o tavrına varlığına…”

Biliyorum en çok da sen korktun beni üzmekten…
beni üzmelerinden..üzülmemden!
“O senin elin kesilse benim içime akar kanın dersin ya” gerçekten acır mısın sende benim yaramla?
Peki, beni acıtacak herkesi nasıl tanırsın uzaktan anlatsana…
Hani meydan okursun ya onlara! Yaklaşamaz kimse bana!

…Yaklaştılar ama… Çok üzdüler senden her uzaklaştığımda…
Çok ağlattılar senin o bakmaya kıyamadığın gözlerimi…
O yüzden yine sadece senin omuzlarına koştum…
Canım acıdıktan sonra hep sen güç verdin bana…

Kimsenin ayak izlerini takip etmedim dedim ya; yalaaaaaaaaaaan!!!
Kimse sayılmaz “bir” kişi.
Hep senin üstündeydi gözüm…
İçten içe “ah bi hata yapsa” dedim içimden ama sen;
yapmadın inatla!
Hiç çaktırmadım sana, belki gururumdandı. Göstermedim!
Ama hep peşindeydi adımlarım.
Hep senin gibi olmak istedim.
Ya da seni benimle ansınlar istedim.
Tek başıma yürüsem bile, bir gören olsa seni sorsun istedim bana…
Beni seninle ansınlar istedim…
En çok da; beni sen sansınlar…
Hayır hayır!
En çok; Seni benden ayırmasınlar!…
İstedim!...

Seninle doğdum ben. Hala benimle olman ne güzel…
Kaçsam, gitsem değişmez ki kokun…
Işığı sönmez ki gözlerinin…
Yıllarca konuşmasak, kulağımdan gitmez ki senin sesin...

Seni kaybetmek nedir hiç bilemedim ben!
Bilemem, çünkü; hiç hissettirmedin bana!
Hiç kaçmadın benden…
Ama çok dostum oldu, ilk aşkını yıllar önce kaybeden.
Onların acılarında gördüm yokluğunun gölgesini…
O kadar büyüktü… o kadar korktum ki…
Düşündüm, aklım almadı. Gidişini hiç hayal edemedim. O kadar güçlüydü ki varlığın. Yokluğunu bir an olsun hissettiremedin…
Belki garip ama dostlarımın acısına karışan hüznümden başımı kaldırdığımda, gördüğüme inanamadım. Yıllar sonra bile ilk aşklarını anlatırken, hem de apansız kaybetmişken, gülen gözlerle anlatıyorlardı onları bana. Hiç öfkelenmeden, düşünebiliyor musun?
Yokluğunu düşünmedim tamam, ama; beni bıraksaydın kızardım sana! Küfür bile ederdim belki… - Olabilir, yakışmazsa yakışmasın ağzıma… -“Gitmeseydin” derdim! Bana ne!

“Hayranım sana…”

O zaman söz ver!
Her düştüğümde yine elimi tutacak mısın? Yine en içten, en mis kokulu sen mi öpeceksin beni? Yine ellerinle sadece benim için özene bezene yemekler yapacak mısın?
Bakacak mısın gözlerime yine uzun uzun…
Ve ben anlayacak mıyım öylece, tüm aklından geçenleri…
Söylenen her sözden daha değerli mi olacak bu bakışlarının anlattıkları?
Peki, ben bunları yıllar sonra mı anlayacağım?

Uyurken öpeceksin yine değil mi?
Sevdiğini söyleyeceksin sonra kulağıma, usulca…
Sevgin ile hiç boy ölçüşemeyecek miyim?
Hep böyle küçük mü kalacağım…
Hep mi sana hayran…

“Korkmuyorum ruhumdaki fırtınada boğulmaktan,
karanlıkta yollarımı kaybetmekten.
Biliyorum kurtarırsın beni sen...
Işığım sana aşığım…”


Nasıl bir aşk bu?
Yıllardır içimde büyüttüğüm, herkesten sakladığım.
Biliyor musun ? Her yer kararsa beni aydınlatmaya yeten gözlerin, bir an olsun kapanır mı diye inan hiç düşünmedim...

Anlasana, aşığım ben sana!
Hayranım her tavrına, varlığına!
Korkmuyorum ruhumdaki fırtına da boğulmaktan falan ama! …
Bi gün beni bırakıp gidersen diye; çok korkuyorum…

BABA !



Cihan Hatipoğlu.

http://cihanhatipoglu.com/

http://twitter.com/cicozzzzz

Mail:
cihan@cihanhatipoglu.com

12590
defa okundu
 
<< Önceki Yazı Sonraki Yazı >>
 ADnet Reklamları
Siz de reklam verin  
6 Şubat, Pazartesi 2012