|
|
|
|
Ah sevgilim, senin eski duygularını bilmek, hatta aynı ortamda, geçmişte kalbinin çarptığı insanla nefes alıp vermek, verememek belki… Nefesinin boğazında düğümlenmesi, ölmek belki… Ölümü hissetmek… Aşkı en derinde, en acıyan yerde, başka, bambaşka hissetmek… Güzelmiş aslında, gerçeklerle yüzleşmek… Seni bir kez daha sevmek, sevdiğimi bilmek, kendimden ve duygularımdan bu kadar emin olabilmek… Bana bembeyaz bir sayfa açıp, yeni bir hayat verebilmek… Sen, temiz kalbin ve temiz yüzünle gerçekleri gösterebilmek, sevmeyi ve sevilmeyi göstermek, ummadığım anda, yarı farkında, yarı farkında olmadan… Ama, dedim ya bambaşka…
Bak aşk pusu kurmuş kapıda, seni beklemiş meğer, haberim yok, yaşanan onca acıdan sonra… Tecrübeler birikmiş elimizde, tuzaklara düşmüş, doymuşuz insafsızlara… Sözleri yakmış, göz göze bakmışız, herkese inat, dimdik ayakta… Hayat bizi hoş görmüş, gönlümüz nihayet bulmuş sonunda… Sınanıyoruz meleğim, ama aşk kanatlarımızda… Kirpiklerinden süzülmüş bir damla, yapma… İçimi yakma… Gönlümün kalemi, tek ‘seni’ yazacak, artık anla… Sakın ağlama… Aşkımızı anlatacağım yıllarca… Sen sade, hayatıma arkadaş ol, ilk günkü gibi, gerçek aşkınla…
Kelimeler kaçsa da, bakışlarımız imza atar, bedenimizin sonsuzluğuna… Siyah beyaz bir aşktır, kimsenin ummadığı, yalan gibi görünen bir anda, büyük bir gerçektir aslında… İnanması güç olsa da, uzak bir gerçektir… Zamanın karanlığında… Ama biliriz ki, zaman elbet bizim de yüzümüze gülecektir, şimdi olmasa da beklemeyi biliriz biz, aşk ve sabırla… Bir arada…
Bu yazının Tüm hakları ECE GÜRSEL’E ait olup, izinsiz kullanılamaz.
|
|
Bu yazı 2164 kez okunmuş
|
|
|
|