2kadin.com üyelik girişi
2kadin.com En iyi Kadın Portalı
2kadin.com En iyi Kadın Portalı
Ana Sayfa - 2kadin.com Güncel - 2kadin.com Güzellik - 2kadin.com Moda - 2kadin.com Röportaj - 2kadin.com Astroloji - 2kadin.com İlişkiler - 2kadin.com Sağlık - 2kadin.com Kim bu 2kadin? - 2kadin.com İletişim - 2kadin.com
Sevişmek ve seks farklı şeyler mi
Burçlara göre güzellik
Güzellik için pratik bilgiler
Kadınları mutlu etme sırları
Anket :

Çocuk mu? Kariyer mi?
Her kadın anne olmak ister mi? Yoksa bazı kadınlar patron olmak için mi doğdu?
2kadin.com anketinde

<< Önceki Yazı Sonraki Yazı >>
Çisel Onat
 

İlişemeyen İlişki Cadıları

Kendine bir sıfat üstlenip herkesi ayartmaya çalışan kişilikler var yüzyıllardır. Kimileri “ben Tanrı’nın gönderdiği elçiyim”, kimileri “dünyayı kurtaracak adam benim”, kimileri de “kıyametin habercisiyim” diye dolanıyor ortalarda. Biz de inatla bizi üfleyip o gelmeyen prensimizi bize göndereceğine inandığımız üfürükçülere, bir anda iş bulmamıza neden olacağına inandığımız tütsücü, kutsal sucu adamlara, kadınlara, bir anda dünyamızı değiştireceğine inandığımız mucizevî ruhlara büyük bir bağlılıkla yaşıyoruz. İçinden çıkılmaz bir anda hemen yaslanacak bir duvar gibi karşımıza alıyoruz onları. Mevsimlere yüklediğimiz ruh değişimlerimizi bir anda birilerinin gelip bizi üfleyerek değiştirebileceğine inanıyoruz. Bir aşkın başlangıcında içtiğimiz kahve sayısı bir aşkın sonunda içtiğimiz anti depresan ilaçlarının sayısına denk geliyor neredeyse. Hep, bilinmeyene duyulan bir hasretin ve merakın esirleri olarak -ama asla Kunta Kinte asilliğinde olmadan- yaşayan insanlara dönüştük ya da hep öyleydik sanırım. “Kim ne dedi, neden dedi, o bana neden öyle dedi, nasıl der” derken hayatımızı ilişkiler konusunda hiçbir şey öğrenemeden tamamlayıp, bilinmeyen denklemi “hadi sıkıysa çöz bakalım” diyerek sonraki nesillere devredip bir pamuk, bir El Fatiha alıp gidiyoruz bu dünyadan! Herkes kendini çok şey biliyor sanıyor oysa! Gerek aşk, gerekse iş konusunda ne olursa olsun bir kez en az bir kez gitmişizdir bir falcıya, bir büyücüye ya da ne bileyim daha da abartıp, şuursuzlaşıp bir üfürükçüye… Gitmedim diyen tamamen bu kültüre ait bir yalancıdır. İstisnalar kaideyi bozar. En azından gitmeyen bir kez olsun orada burada yazan ve dünyada aynı burcu taşıyan herkesin kaderinin, bugününün aynı olacağını iddia eden burç köşelerini okumuşuzdur. Bunu bir eğlence olarak kabul ediyorum. Belki de içsel bir rahatlama. Bir umut! Bir arayış! Bir beklentinin, belirsizliğin saçma sapan ama insanı nedense rahatlatan anlatımı olarak düşünüyorum.

Bir arkadaşım bir falcıya gittiğini ve her şeyi doğru bildiğini söyledi. “O kadar gerçek ki inanamazsın. Ay gerçekten ismini yazdı kâğıda! Seni de götürmem lazım. Kadına bizim onunla sonumuz olacak mı diye sor ama!” diyeceksin dedi. Önce içimde bir ses gidelim demedi değil, dedi! Evet dedi ama sonra işte bu yazıyı yazmaya ve kendi kaderimi kendim belirlemeye karar verdim. Sorsam ne olacak ki o soruyu. Zaten buna inanmıyorsam, bundan şüphem varsa cevap bellidir. Bir de üstüne para vereceğim adamdan ayrılacağım diye öyle mi?

Varmak istediğim konunun girişi uzun sürdü. Ben ne falcılara, ne bir taşın etrafında dönen insanlara ne de bilmem ne yakıp bilmem ne suyunda yıkanınca kısmetinin açılacağına inanan insanlara dokunduruyorum. Benim direkt olarak parmağımı gözüne sokmak istediğim, hayatlarımızı sonsuz huzura nail edecek olan “İlişemeyen İlişki Cadıları!” Bu aralar daha da fazlalaştılar mı ne? O bitmek bilmeyen süslü cümlelerini kulağımıza, beynimize, gözümüze sokan o muhteşem ilişki uzmanları beni son derece agresif ve canavar bir kadın haline sokmaya başladılar. Her ne konuda uzmanlarsa bana hiçbir alanda tatmin edici olamıyorlar. En çok tartıştığımız konular bu aralar; ilişkiler, evlilikler, aldatmalar…

Evli bir erkek karısını aldatıyorsa adam hangi kadına aşık değildir? Evli adam karısına aşık değilse ve onu aldatıyorsa o aldatma işini yapan kadını da bir gün aldatma olasılığı nedir ve o aldatma işine ortak olan kadın bir gün evlenir de kocası da onu aldatırsa ve aynı acıyı o da yaşarsa ne olur? Biri ne olur bana ortaokulda ki havuz problemlerini ve lisedeki Trigonometriyi geri versin! Yalvarıyorum! Hocalarım beni affetsin, sıfır aldığım her denklemi dibine kadar çözerim bunları çözeceğime yemin ederim!

Kadın oluyor bunların çoğu. Erkek olanların arasında daha çok cinsel sorun uzmanları var. -O ciddi hastalık durumundakileri bilimsel dille bilgilendirenleri yazının tamamen dışında bırakıyorum tabii, saygıyla!-. Bir kadın konuk var programlarda, aldatılmış ya da aldatılmaya ortak… Dert yanıyor ya da derdini anlatmaya çalışıyor. Bir de son derece Avrupai havada bir başka kadın oturuyor malum kadınla muhteşem sunucunun arasında. Birine soruyorlar acı çektiniz mi diye… Sonra dönüp ilişki cadısına soruyorlar kim haklı diye. Hangi mahkemedeyiz Tanrım! Oturup saatlerce konuşuyorlar. Kadınlar ve erkekler üzerine… Evlilikler, cinsellik, ilişki, yuva, çocuk, hayat üzerine…

Konuşuyorlar da; en sağlam soru bir anda geliyor, peki uzman hanım siz evli misiniz?
Cevap: Hayır, boşandım. İki evlilik yaptım ama bunu konuşmanın yeri değil tabii. Konumuz başka!

Hangi konu? Nasıl başka? Kitaplar yazıyorlar; yok kadınların bilmem ne kuralları, erkekleri elde etmenin bilmem kaç yüz bin yolu, kadınları anlamanın ipuçları, erkekleri elde etmenin püffffffffffffffffffffffffff noktaları, vesaire vesaire vesaire… Bu artık gitgide kişisel bir rahatlamadan çıkıp ciddi ve ciddi olarak kişiyi delirtme metodu olmaya başladı. Ben daha bir tek düğme dikemeden terziyim diye ortada dolanırsam bana o iğneyi sokun!
Kevgire döndürün beni! Kazıklanıyorsunuz ey kadın, ey kutsal erkek!

Beyninizin hücrelerini sizden çalıp, üstünü de vermiyorlar. Demlenmemiş bir çayın dibe çökmemiş tanelerini yedirmeye çalışıyorlar bize. Evlilik danışılır mı? İlişki kurallı yaşanır mı? “Bak ben hesap sorulmasını, sürekli aranmayı sevmem!” “Bak en başından söyleyeyim, güvenimi kırma, beni aldatırsan seni affetmem!” N…h affetmezsin!
Kontratlarla geçmiyor mu hayatımız? Faturalar, sözleşmeler, ihaleler… Bir de kalplerinizin tapularını alın öyleyse! Üstüne izinsiz yapılanan binayı da sokun yerin dibine…

Kandırılmayın, ama önce kendinizi kandırmayın! Seviyorsanız, eşek gibi taşırsınız o yükü. Yük gibi bile gelmez. Hesap vermezseniz zaten, kendiniz söylersiniz neredesiniz, ne yapıyorsunuz, kiminlesiniz diye. Kendiniz ararsınız günde bin defa “seni özledim” diyerek. Öyle bir dibe gidersiniz ki ayrıldığınızda acınız eğer sevginiz o kadar büyükse size tek bir kötü laf bile dedirtmez. Gömersiniz kendinizi içinize. Susarsınız. O kadar saygınız vardır ki değil bir ilişki cadısına danışmak, dostunuza bile anlatmak istemezsiniz. Hayat kitapta yazanları bilmekle, anlatmakla orantılı değil. Uygulamak, bazen hiç bilmediğin bir şeyi deneyimleyip ona kendince bir kompozisyon yazabilmektir. Lakin kimsenin hayatı kimsenin hayatıyla da denk değildir. Eğer o ilişki cadıları kazanda kaynattıkları laf salataları ile her şeyi düzeltebilselerdi ben nasıl sevişiyorsam hepiniz benim gibi sevişiyor olurdunuz. Hepimiz birbirimizle evli gibi olurduk. Akrabalık diz boyu! Aşk, meyveler, cennet gibi bir dünya… Bırakın! Hayatı da kalbinizi de o öğrendiğiniz saçmalıklardan arındırıp sahibinin kendiniz olduğunu bilerek elinizde tutun. Kimseye karşınıza geçip de size namuslu aşk, adaletli hayatı öğretmesine izin vermeyin. Benim elimden gelen sizin elinizden gelebilir. Biraz aklınız varsa onu büyütmeye bakın!
Böyle giderse hepimiz ilişki delisi olacağız. Evlenemeden, evlensek de gün yüzü görmeden bu hayatla olan kontratımızı zararla kapayıp göçüp gideceğiz.

Tozlu günlüklerinizi açın, neler yaşamışsınız, neleri görmüş geçirmişsiniz, nelerin üstesinden gelip, nelerin altında ezilmişsiniz ve bugün o gün yaptıklarınızın kaçını lehinize çevirebilmişsiniz onun formülünü bulmaya çalışın. Bu ilişemeyen ilişki cadılarını kazana atıp kalbinizin alevinde yakın! Süpürgeye binmeden de sonsuz maviliğe ulaşabilirsiniz, yeter ki alevinize inanın!

Çisel Onat
cisel@sadikkaran.net
Bu yazı 3364 kez okunmuş
Yeni Yorum Yaz
calgess
11/22/2008 3:02:52 AM
bire bir (kadın-erkek) ilişkileri çokmu önemli bunu anlamış değilim klasik kazanova felsefesi gibi gelecek belki ama insan denen varlık aslında tek eşli değildir bu anlamda aşk kolaycılıktır yani 1 kişiyi seçer ve onunla oynamaya bayılırız bunada aşk deriz..asıl aşk bu olmamalı sanırım gerçek aşkı tıpkı mevlananında dediği gibi hepimiz birbirimizi görebildiğimiz zaman çok daha iyi kavrayıp hissedebileceğiz...
bu yüzden havuz problemi yada denklem çözmeden önce aşkın 2 kişi arasında yaşanması gerekliliği yanılsaması yerine yanılsamadan yaşanacak aşktaki denklemsiz matematiği yaşamakta ekstra kremalı olacaktır...
NyZn
10/23/2008 12:37:21 AM
Parmak izleri dahi birbirine benzemeyen insalara android muamelesi yapan ve aynı toprakta yeşisen aynıcins güllerin dahi farklı açtığını göremeyen kerameti kendinden menkul bu kişilerin varlığının insan zafiyeti olduğunu vurgulayan yazınızı
bir solukta okudum teşekkürler.

Bülent ÖZBEK
1
<< Önceki Yazı Sonraki Yazı >>

Diğer Yazıları
"Issız Adam" için dua (Köşe Yazısı)
Manyakmışım Ben! (Köşe Yazısı)
İlişemeyen İlişki Cadıları (Köşe Yazısı)
Herkes gibi yaşamak... (Köşe Yazısı)
Deli biyografi (Köşe Yazısı)
Bir adamla köy evinde sarabande (2) (Köşe Yazısı)
Bir adamla köy evinde sarabande (1) (Köşe Yazısı)
Sevişmeyi göze aldım bak! (Köşe Yazısı)
Dağınık oda... (Köşe Yazısı)
Hadi Sevişelim Sevgilim (Bölüm 1) (Köşe Yazısı)
Hadi Sevişelim Sevgilim (Bölüm 2) (Köşe Yazısı)
Hadi Sevişelim Sevgilim (Bölüm 3) (Köşe Yazısı)
Leylek Masalı (Köşe Yazısı)
Kadın Modelleri (Bölüm 2) (Köşe Yazısı)
Kadın Modelleri (Bölüm 1) (Köşe Yazısı)
1
 ADnet Reklamları
Siz de reklam verin  

  Köşe Yazıları
Senden önce, benden sonra ve mucizeler.....
Işın Karaca
Bensiz eski sen olabildin mi...
Ece Gürsel
AŞK NEDİR
Aret Vartanyan
ŞİZO TV
Yunus Günçe
ÇOCUK PSİKODRAMASI
İstanbul Psikodrama Enstitüsü
Estetik Diş Hekimliği
Diş Hekimi Dr. Öykü Durmuşoğlu Kumral
285 Binde 1’im Benim!
Gökçe İSPİ TURAN
En sevdiğin çocuk benim. Çünkü en sevdiğim çocuk sensin!
Yeşim Coşkun
Dokunamam Senin Yalnızlığına!
Cihan Hatipoğlu
Doğum, ilk dördün, denge, brunch, son dördün, batım...(1)
Teoman K.
Hep Aynı Mı Ne
Devrim Saltoğlu
"Issız Adam" için dua
Çisel Onat
Tercihlerimiz.. İsteklerimiz.. Bedelli Hallerimiz…
Dilek Dallıağ
Akrep Burcu Erkeği ve ihtiras
Neslihan Gündüz
İki Kadın diyelim ki
Yasemin Şefik
Erkeklerden Çektiklerimiz ve Çektirdiklerimiz
Ayşe Aktepe
Ben en çok beni günahsız yere terk edip gidenlere ağlıyorum.
Burcu Altın
Çok Yakında
Duygu Çetinkaya
Takma Kafana
Pelin Öztekin
 

2yuz.com 2kadin RSS 2kadin Sağlık RSS Güncel Astroloji
2yuz.com Forum 2kadin Güzellik RSS 2kadin Sayfalar RSS Güzellik İlişkiler
2yuz.com Index 2kadin Astroloji RSS Moda Sağlık
2kadin İlişkiler RSS Röportaj İletişim
© 2006-2010 2kadin.com Tüm Hakları Saklıdır.