|
|
|
Op. Dr. Y. İlker Manavbaşı
|
|
|
|
|
|
|
Bu ameliyatın amacı, buruna istenilen şeklin verilmesidir. Türkiye de en çok uygulanan estetik amaçlı ameliyat, burun şeklini düzeltme işlemidir. Benim pratiğimin de, yaklaşık % 60-70 ni estetik amaçlı burun ameliyatları oluşturmaktadır.
Bu ameliyat nasıl yapılır? Tüm dünyada kabul edilen iki temel ameliyat yaklaşımı vardır. - kapalı ameliyat tekniği, - açık ameliyat tekniği. Kapalı ameliyat tekniğinde, tüm kesiler burun delikleri içerisinde olmaktadır. Burun derisi sıyrılmadan, burundaki sert dokuların ( kemik-kıkırdak ) elle hissedilmesi ve oluşan değişikliklerin anında değerlendirilmesi yöntemine dayanılarak icra edilir. Açık ameliyat tekniğin de ise, kapalı teknikteki burun içi kesilerine ek olarak, burun deliklerinin ortasındaki “ columella “ denen cilt yapısında yatay bir kesi yapılır. Burun cildinde yapılan tek kesi budur, uzunluğu yaklaşık 4-5 mm kadardır ve yerleşim itibari ile başkaları tarafından fark edilmez. Tüm bu kesiler sayesinde, burun derisi altındaki kıkırdak-kemik yapılardan tamamen sıyrılır ve bu yapıların rahatça görülerek çalışılmasına izin verir. Pek çok plastik cerrah tarafından, kapalı teknikten üstün tutulmakla birlikte uzun zamandır tüm dünyada hangi tekniğin daha üstün olduğu konusundaki tartışma sürüp gitmektedir. Bu arada ben de ameliyatlarımın büyük bir çoğunluğunu açık teknik ile yapmaktayım. Ancak burada ki en doğru yaklaşım, ameliyatı yapacak cerrahın hangi teknikte daha başarılı ise o tekniği seçmesidir.
Burun ameliyatı gerçekten zor mudur? Evet, burun ameliyatı estetik cerrahi pratiğinin en zor ameliyatıdır. Bunun temel iki sebebi vardır. - burnun yerleşim yeri, - burnun anatomik yapısı. Burun, yüzün tam ortasında yerleşmiştir. Bu sebeple, ameliyat sonrası oluşabilecek en küçük bir sorunu dahi saklamak mümkün olmamaktadır. Bu durum, hasta ve cerrah üzerinde ciddi baskıya neden olur. İkincisi ve daha önemlisi; burun, birbirinin içine girmiş çok sayıda milimetrik alt üniteden oluşmaktadır. Ameliyatı yapacak cerrah, istenilen sonuca ulaşabilmek için, mevcut olan burun şekline, bu yapıların ne oranda katkıda bulunduğunu ameliyat öncesi muayene de tespit edebilmelidir. Aksi taktirde, bu sorunlar ameliyatta gözden kaçar veya yeterince düzeltilemez. Çünkü, hiçbir hastanın burun anatomisi bir diğer hastaya benzemez, basitçe ne kadar insan varsa o kadar burun şekli vardır. Elimize bir çeşit burun alıp bunu her hastanın yüzüne yapıştıramayız. Her yüz tipine göre ayrı bir burun ortaya çıkartılmaya çalışılmalıdır. Böylece, ameliyat sonucu, doğal, yüze uygun ve başkaları tarafından fark edilemeyecek şekilde olur. Bu karışık anatomiye hakim olabilmek, uzun yıllar süren eğitim ve ameliyat pratiği gerektirir. Tüm bu iyimser çabalara rağmen, ikinci kez, rutüş mahiyetinde yapılan revizyon burun ameliyatlarına sıklıkla rastlanılmaktadır. Bu oran en iyi ihtimalle % 10 civarındadır. Bu rakam bile, burun ameliyatlarının zorluğunu anlatmaya yeterlidir.
Ameliyat öncesi burnun nasıl olacağı görebilir mi ? Bilgisayar teknolojisindeki gelişmelere paralel olarak, biz plastik cerrahlar özel geliştirilmiş programlar sayesinde, hastanın profil ve diğer fotoğrafları üzerinde oynamalar yapabilmekteyiz. Ameliyatta öngördüğüm değişiklikleri, muayene sırasında, hastayla beraber kendi resmi üzerinde belirlemekteyim. Böylece hasta, ameliyattan önce nasıl bir buruna sahip olacağını ilk muayenede görebilmektedir. Temel amacı, hasta ile cerrah arasındaki iletişimi sağlamak olan bu tip bilgisayar programları, tarafımızdan başka bir amaçla daha kullanılmaktadır. Burun şekli üzerinde değişiklik yapılmasına olanak sağlayan bu programlar, cerrahlara, ameliyatta neler yapmaları gerektiği konusunda kabaca bir fikir vermektedir. Dünyada ilk defa tarafımızdan geliştirilen bir yöntem sayesinde, bilgisayarda, hasta fotoğrafı üzerinde elde edilen görüntü, yani oluşturulan değişiklik ( ameliyat planı ), ameliyat sırasında birebir hasta burnu üzerinde yapılabilmektedir. Bu, şu demektir, planlama olarak görüp karar verdiğiniz burun şekli, aynen size, ameliyatta yapılacak demektir. Böylece, ameliyat sonrasında, burun şekli ile ilgili herhangi bir olumsuzluk yaşamanız engellenmiş olunmaktadır. Hastalar, çoğunlukla ilk anda karar veremeseler de birkaç görüşme sonrasında istedikleri burun tipini rahatlıkla belirlemektedirler.
Burundan nefes almakta zorlananlara, estetik burun ameliyatı sakıncalı mıdır ? Uzun yıllardan beri devam eden uygulamalar sonrası, yerleşen yanlış kanılardan bir tanesi de, “nefes almak için burnun içi, estetik olarak güzelleştirmek amaçlandığında ise burnun dışı ameliyat edilmelidir “. Artık günümüz modern burun ameliyatları çağında, bu yaklaşım terkedilmiştir. Burnun şekli ile fonksiyonu arasında çok ciddi bir bağ vardır. Burundan nefes almakta zorlanan hastalar incelendiğinde, büyük bir çoğunluğunda, belirli oranlarda burun şekil bozukluğu veya kıkırdak yumuşaklığı tespit edilir. Bu sorunların giderilmediği, septoplasti (burun içi düzeltme) ameliyatları, maalesef amacına ulaşmaktan uzak kalmaktadır ve çoğu zaman nefes alma şikayeti düzelmediği gibi artmaktadır. Burundan nefes almakta zorlanan ve aynı zamanda, burun şeklinin de düzeltilmesini talep eden bir hastaya uygulanması gereken en uygun tedavi şekli, nefes almayı engelleyen tüm etkenlerin, estetik ameliyat sırasında “aynı anda “ düzeltilmesidir: Konkalar ( burun eti ), aşırı büyümüş ise küçültülmeli, Septum, eğri ise düzeltilmeli, Burun dış kısmındaki kıkırdak yapılar, ( bu yapılar, nefes alıp verirken hareket ederek burun içine giren havanın miktarını ayarlayan bir kapak gibi çalışmaktadırlar ) zayıf ise güçlendirilmelidir. Yukarıda saydığım mekanik tıkanıkların yanında, pek çok hastada alerjik rahatsızlıklar da mevcuttur. Bu sorunların ortadan kaldırılması amacıyla ameliyat öncesi veya sonrasında ilaç tedavisine başlamaktayım.
|
|
Bu yazı 2099 kez okunmuş
|
|
|