üyelik girişi ana sayfam yap sık kullanılanlara ekle reklam

2kadin.com En iyi Kadın Portalı

Ana Sayfa - 2kadin.com Kim bu 2kadin? - 2kadin.com Güncel - 2kadin.com Güzellik - 2kadin.com Moda - 2kadin.com Röportaj - 2kadin.com Astroloji - 2kadin.com İlişkiler - 2kadin.com Sağlık - 2kadin.com İletişim - 2kadin.com
Sosyal fobik mi olduk
Alışveriş tüyoları
Mesajların şifresi çözüldü
Burçların güzellik sırları
Mükemmel görünmek imkansız değil
HAFTANIN ÖDÜLLÜ ANKETİ:

Evlilik demode mi oldu?
Çağımızda artık evlilikler demode mi oluyor? Evli çiftler neden hızla boşanıyor? 30 yıllık evlilikler tarihe mi karışıyor... 2kadin.com anketinde

2kadin.com
 

Şehir yaşamında cinselliğe vakit yok

CETAD Başkanı Doç. Dr. Cem İncesu, “kentlerde yaşayan insanların sürekli biçimde zamansızlık sorunu yaşamalarının, çiftlerin sekse ayırdıkları zamanı azalttığını ve ayrılan zamanın kalitesini düşürdüğünü” belirtti.

Yoğun çalışma temposu, sürekli bir yerlere ya da bir şeylere yetişme telaşı ve koşturma içerisinde geçen bir yaşam temposunun insan vücudunda stres hormonlarını yükselttiğini, yükselen stres hormonlarının ise başta cinsel istek ve ereksiyon olmak üzere çeşitli cinsel işlevleri olumsuz yönde etkilediğini anlatan Doç. Dr. Cem İncesu, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Kentlerde yaşayan insanların sürekli biçimde zamansızlık sorunu yaşamaları çiftlerin sekse ayırdıkları zamanı azaltmakta, ayrıca ayrılan zamanın kalitesini düşürmektedir. Bu gelişmelerin doğal sonucu, aralara ve boş zamanlara sıkıştırılmaya çalışılan, özellikle gece geç saatlerde ve yorgun biçimde yaşanan, ‘görev icabı’ başlatılan, ‘isteksizce’ sürdürülen, ‘yeterince haz almadan ya da doyuma ulaşamadan’ tamamlanan ya da hafta sonu tatiller gibi belirli zaman dilimlerine ertelenen bir cinsellik kültürü ve yaşam biçimi toplumda yerleşmeye başlamıştır.”

Bu sürecin kadınlar açısından değerlendirdiğinde tablonun biraz daha karardığını vurgulayan İncesu, çalışan, eşiyle aynı güçlükler, koşuşturmalar, kariyer planları gibi stres faktörleriyle karşı karşıya olan kadınların ev ve çocuk bakımı gibi yükleri de üstlenmeleri sonucu kendi özel yaşamlarına, kişisel gelişimlerine ve cinselliklerine enerji ve zamanları kalmadığını kaydetti.

Doç. Dr. İncesu, bu durumun kadınlarda zaten var olan cinsel isteksizlik ve motivasyonsuzluğu daha da arttırdığını bildirdi.

EN SIK GÖRÜLEN CİNSEL SORUNLAR
Cem İncesu, Türkiye’de kadınların en sık yaşadığı cinsel sorunun cinsel isteksizlik ve cinsellikten yeterince haz alamamak olduğunu dile getirerek, bunun da en temel nedeninin cinsellik konusunda toplumun muhafazakarlığı ve kadın-erkek arasındaki ayrımcılıktan kaynaklandığını söyledi.

Kadınların, doğdukları andan evlendiği güne kadar cinsellik alanında sürekli yasaklar, kısıtlamalar, suçluluk ve günahkarlık duyguları ile büyütüldüklerini söyleyen İncesu, cinselliğin kötü, acı ya da utanç verici, kadınlar için gereksiz ve ayıp bir kavram olarak benimsetildiğini ifade etti. Doç. Dr. İncesu, şunları anlattı:
“Sonra bir gün birileri ‘artık evlendin, bugünden itibaren cinsellik eşinle serbest, hatta cinsellik senin evli bir kadın olarak görevin’ der ama ne yazık ki cinsellik öyle hesap kitaplara, mantıksal önermelere, toplumsal kurallara sığabilecek uyabilecek bir olgu değildir. CETAD’ın 2006 yılında ülke çapında yaptığı bir araştırma, kadınlarımızın evlendikleri ilk günden başlayarak büyük sorunlar yaşadıklarını göstermektedir. Her 100 kadından 54’ü ilk denemelerinden başlayarak şiddetli ağrı, kasılma ya da korku, kaçınma gibi nedenlerle cinsel birleşme kurmakta bile büyük güçlükler yaşamaktadır. Her 10 kadından yaklaşık 1’inde bu zamanla da düzelmemekte ve vajinismus olarak bilinen bir cinsel işlev bozukluğu olarak sürmektedir.”

Vajinismusun cinsel birleşme kuramama, cinselliğin düzenli yaşanamaması, çocuk sahibi olamama ve boşanma gibi dramatik sonuçları olan bir sorun olduğuna işaret eden İncesu, bunun Batı ülkelerinde ender görülmesine rağmen Türkiye’de cinsel tedavi merkezlerine gelen kadınların en sık başvuru nedeni olduğunu belirtti.

Doç. Dr. İncesu, erkeklerin en sık yaşadığı cinsel sorunların ise erken boşalma ve sertleşme bozuklukları olduğunu dile getirerek, 40’lı yaşlardan sonra ve hipertansiyon, damar hastalıkları ve şeker hastalığı gibi hastalıkların ortaya çıkmasıyla sertleşme bozukluklarının oranlarının çok yükseldiğini söyledi.

İncesu, herhangi bir hastalığı olmayan 40 yaşın altındaki genç popülasyonda ise sertleşme sorunlarının oranının yüzde 10-20’lerde olduğunu ve gençlerde ortaya çıkan bu sorunun psikojenik etkenler ile ilişkili sorunlardan kaynaklandığını anlattı.

ERKEKLER TEDAVİYİ REDDEDİYOR
Çiftlerin cinselliklerini ve bu alanda yaşadığı ortak sorunlarını konuşmada güçlükler yaşadıklarını vurgulayan İncesu, başvuran çiftlerle yaptıkları görüşmelerde cinsel sorunlarını uzun süre birbirlerine hiç açmadıklarını, konuşmadıklarını, bazen uzun yıllar her iki tarafın da sorunun kendisinden kaynaklandığını düşünerek karşı tarafın konuyu açmasını beklediğinin anlaşıldığını kaydetti.

İncesu, erkeklerin de cinsel açıdan özgür ya da açık olmadıklarını, en özgüvenli görünenlerin bile cinsel konularda genellikle çekingen, utangaç ve kırılgan olduklarını ifade ederek, “Cinsel bir sorun yaşandığında erkeklerin ilk tepkileri inkardır. Uzun süre sorunları olduğunu kabul etmez, konu eşi tarafından açıldığında sıklıkla tepkiyle karşılar, tedaviye başvurmayı, yardım istemeyi, çözüm arayışına girmeyi şiddetle reddeder” diye konuştu.

Cinsel fonksiyon bozuklukları yaşayan erkeklerin büyük bölümünün sorunlarını adeta bir kader olarak algılamayı tercih ettiklerine dikkat çeken İncesu, “Tedaviye başvuru oranı bu alanda sorun yaşayan erkeklerin yüzde 10’unun da altında olduğunu söyleyebiliriz” dedi. Doç. Dr. İncesu, şu bilgileri verdi:
“Cinsel sorunlara etkin çözümler, günümüz dünyasında mümkündür. Cinsel sorunların tam olarak çözülme oranları yüz güldürücüdür. Cinsel tedavi merkezlerine başvuran ve cinsel terapi, tedavi süreçlerine giren kadın ve erkeklerin cinsel sorunlarının çözüm oranları yüzde 70’den aşağı değildir. Vajinusmus tedavisinde yüzde 95 başarı vardır. Kadın cinsel işlev bozukluklarında henüz rutin bir ilaç tedavisi bulunmamakla birlikte, erkeklerde durum farklıdır. Son 10 yıldır ereksiyon sorunlarının çözümünde gündeme gelen ilaç tedavileri gerçekten bir çığır açmıştır. Bugün artık bu sorun erkeklerin korkulu rüyası olmaktan çıkmıştır. Özellikle cinsel terapi uygulamaları ile birlikte yürütülen ilaç tedavisinde ereksiyon sorunlarında tedavi başarı oranları daha da yükselmektedir.”
Bu yazı 321 kez okunmuş
 ADnet Reklamları
Siz de reklam verin  
Diğer Yazıları
Sosyal fobik mi olduk (Sağlık)
Alışveriş tüyoları (Moda)
Mesajların şifresi çözüldü (İlişkiler)
Burçların güzellik sırları (Astroloji)
Mükemmel görünmek imkansız değil (Güzellik)
Şeşen ailesinin acı günü (Güncel)
Doğru bilinen yanlışlar (Güzellik)
Eski aşka yeni şans (İlişkiler)
İnce bele kalın kemer (Moda)
Sanem Çelik Amerika'dan bir döndü, pir döndü (Güncel)
Yükselen burcunuz hangisi (Astroloji)
8 dakikada ideal kilonuza kavuşun (Sağlık)
13 sorun 13 çözüm (Güzellik)
Renkli taytlar nasıl giyilir (Moda)
Kadınlar bunlardan nefret ediyor (İlişkiler)
Son tuzak (Güncel)
Ön sevişme gereksizmiş (Sağlık)
Yeşilçaylı güzellik tüyoları (Güzellik)
Hangi kıyafete hangi çorap (Moda)
Burcunuza göre parfüm seçin (Astroloji)
1
<< Önceki Sonraki >>
Hiç bu kadar saçmalamamıştım
Yasemin Pulat
“O kadın” olmak istiyorum
Işın Karaca
Piranhaların ziyafet zamanı
Sevda Karababa
Ve usulca gitti...
Ece Gürsel
Bir sır..
Yeliz Pulat
Nuh'un Gemisi...
Ulaş Ak
Örümcek kadınlar
Aret Vartanyan
Hayat
Yeşim Coşkun
Doğum, ilk dördün, denge, brunch, son dördün, batım...(1)
Teoman K.
Zamanın ötesinde bir yerlerde
Zuhal Burcu
Hep Aynı Mı Ne
Devrim Saltoğlu
İki Kadın diyelim ki
Yasemin Şefik
Manyakmışım Ben!
Çisel Onat
Anne olmalı mıyım...
Dilek Dallıağ
Moda ve Stil Üzerine
Şenay Akay
 
 

2yuz.com 2yuz.com Üye Ol
2yuz.com Nedir?
Kral Fm Mustafa Sandal
Keremcem Gülben Ergen
2kadin Rss

© 2006-2008 2kadin.com Tüm Hakları Saklıdır.