Sevdanur Işık

Sevdanur Işık

OkU`YoRuM & YaZı`YoRuM

24.06.2011 22:39:24

Bir Göz Kırpış'a Ömür Diyorlar

2kadin.com >> Sevdanur Işık

Yukardan bakıyorum dünyaya. Her hangi bir yerde, her hangi bir renkte bir bebek açtı gözlerini dünyaya... İlk çığlığını attı... Kendisi için yaratılmış bu evde ilk saniyelerinde derin bir acı ile nefes aldı. `Doğdu` dediler çevresindeki insanlar, `doğdu`... Başladı yeni bir yasam, onunla birlikte yeşerdi yeni umutlar... Tanrının bizim için yarattığı bu eve bir konuk daha katildi ... O farkında değil ama kocaman bir ailenin küçük bir ferdi su anda... Daha sonra küçülecek ailesi, daralacak çevresi.... Minicik olacak dünyası... Onu bu kocaman aileden ayiracak, dinler, renkler, sınırlar, yasaklar....Ve o kapanacak diğer insanlar gibi küçücük dünyasına... Sormayacaklar ona, ne isterdin diye? Kendilerine öğretilenleri öğretecekler ona... Sen buraya aitsin, burada bu sınırlar içinde kal diyecekler... Oysa bir bilse ne geniş bir ailenin mensubu... Bir bilse... Ama, bilmesine izin vermeyecekler.... Bildiğini sanarak o da katılacak diğer insanların arasına... Sadece Gözlerini açtı, ama ona `doğdu` dediler... Doğmak bu olmamalı dedim yukardan baktığım yerden....

Sonra sordum kendi kendime.
Ne ki!... Bu dünya?
Varolurken katkımızın olmadığı, yok olurken fikrimizin sorulmadığı yer.
Ne ki!... Bu dünya?
Tanrının bize ev olsun, barınak olsun, yasam olsun diye yarattığı yer.
Ne ki!... Bu dünya?
Çok ciddiye aldığımız, henüz üzerinde yaşanabilir olan tek gezegen.

Dinler sizin için dediler,
Dünya sizin için yaratıldı dediler,
Bitkiler , hayvanlar, denizler tüm canlılar sizin için,
Öyleyse neden bu alçak gönüllülük?
Bir gezegenden, bir taştan daha mi değersiziz?
Neden bu taş parçası üzerinde bir parça toprak için savaşıyoruz?
Zaten hepsi bizim değil mi, bizim için değil mi?
Biz hepimiz bir beden ve ruh iken, neden sadece yıkımı yaşıyoruz dünya üzerinde?
Varolurken katkımızın olmadığı bu dünyayı neden biz yok edecekmişiz ki?..
Nerden geliyor bu sorumluluk? Kim yükledi bu sorumluluğu omuzlarımıza?...
Niye sürekli suçluyuz biz.... Oysa doğarken ne kadar da masumduk.... Sadece gözlerimizi açmıştık bu dünyaya ve bize `doğdu` dediler....

Ve çocuk büyüdü etrafındaki yerleştirilmiş yasak tabelaları ile....Hayat denen yoğun trafikte sürmeye başladı aracını....
Bazen önündeki bir araca tosladı, bazen yoldaki işareti yanlış anlayıp çıkmaz yola daldı, bazen de kuralları hiçe sayarak basdi gaza... Hatasıyla sevabıyla yaptı kaza.... Kime ne? Ama olmadı ilk gençlik yıllarında kime ne` leri çokken, yası ilerledikçe azaldı bu söylemler.... Önceleri isyan ederken birçok şeye, yavaşladı hücreleri gibi isyanları da... Oysaki o daha doğduğunun bile farkında değildi...Sadece gözlerini açmıştı....

Kızıyoruz, isyan ediyoruz çoğu kez hayata. `Banama sordunuz dünyaya getirirken`
`Acıyoruz dünyaya gözlerimizi, doğdu diyorlar`
Daha farkına varamamışken, doğduğumuzun, ilerliyoruz, kuralları algılamaya, öğrenmeye çalışıyoruz, Öğreticilerimiz iyiyse ve algılamamız kurallara uygunsa, çabucak uyum sağlıyoruz, yasama...
Yok algılamamız farklıysa, bir de farklı bir yasam düşünüyorsak;
Anında trafik kuralları çıkıyor her yerden karsımıza. Uymazsak uyduruyorlar, gene de uymazsak,......e..e...ne oluyor hepimiz biliyoruz.

Yasıyoruz iste bir karmasa içinde!
Aslında karmasiyi da insan yaratıyor...
ilk dinler daha bir basit anlatıyor yanlışları, doğruları.
Zorlaştıran insan tüm kuralları...
Yorum katıyor, basit anlamlara...
Tanrı bakıyor olmadı, tekrar basitçe anlatıyor yapmamız gerekenleri.
Ama durur mu insanoğlu, tekrar yorum katıyor anlatılanlara.
Kendi gibi duşunsun istiyor tüm insanlar.
Ama sonuç hiç değişmiyor. Anlatılanlara katıldıkça yorum, daha bir karmasa, daha bir anlaşılmazlık sarıyor etrafımızı....
Bir suru din, bir suru inanç....
İsin içinden çıkılamayınca da `bunlar renkleri deniyor` dünyanın.

Uğraşıyorsun, didiniyorsun yasamın boyunca `bir şey` şey olmak için.
Ama `bir şeyin`ne olduğunu bilmeden.
Sadece `bir şey` olmak için uğraştığın bu dünyada, ağzını açıp kimseye;
Sana ne ya!
Bu dünya senin olduğun kadar benim de! Diyemiyorsun....
Ve nihayet söyleyemediğin, haykıramadığın bir çok şey varken, ömrün sadece `bir şey` olmak için bitiyor.
Ve bir gün istemeyerek de olsa kapatıyorsun gözlerini.

Simdi sana `öldü` diyorlar....
Ama daha az önce açmıştın gözlerini, sana doğdu demişlerdi!..

Gözünü Açıyorsun "Doğdu" Diyorlar.. Gözünü Kapıyorsun "Öldü" Diyorlar.. Farkında mısın bilmem ama, Bir "Göz Kırpış"a "Bir Ömür" Diyorlar ....



1542
defa okundu
 
<< Önceki Yazı Sonraki Yazı >>
 ADnet Reklamları
Siz de reklam verin  
23 Mayıs, Çarşamba 2012