Burcu Altın

Burcu Altın

Hatırat

27.01.2011 18:20:45

Bir Ayrılık Hikayesi

2kadin.com >> Burcu Altın

Yazıla yazıla sonu gelmeyen hüzünlü aşk mektupları gibi,çizile çizile bitirilemeyen kara kalem portreleri gibi. Uzak diyarlarda, mevsimleri farklı şehirlerde, içime batan gözyaşları eşliğinde kendime ''EL'' olmuş halimin son parçasıdır.

Aşkı,günahı,sevabı aynı anda doya doya görebilmeyi,yaşayabilmeyi çalışırken bir mahşer günü edasıyla hissiyatsız kalmanın,acısada hissedemiyor olmanın araflarındayım.

Seni,beni tanıyan birkaç dostu uğurladım şimdi kapıdan. Hep seni konuşmak istediler,hep seni sormak istediler. Senden bir ses senden bir his beklediler ama utandırdım onları. İyi güne diye kalkan her kadehi gülümseyerek geçiştirdim bu gece. Yine gözlerimden okunduacım bu gece ama ben istediğimin hep uzağına düştüğümü hissettim bu gece.

Sonra yine kalktı kadehler, bu sefer ''Hep Beraber''dedi bir arkadaşım iyi bir dileğin ardından. İçlendim, önce hep ve beraber kelimeleri aynı anda kalbime saplandı. Bir an durdum, buğulu camlar ardında,camların belirdi gözlerimin önünde. Kos'a bakan camların. En sevdiğim yer. Birden kadehlerin çınlayan sesleriyle kendime geldim. Evet ''Hep beraber''dedim. Hep beraber oturulmalı böyle sofralarda, hep beraber tutulmalı iyi dilekler,hep beraber göğüslenmeli kötü günler. Hep beraber gülünmeli, hep beraber ağlanmalı. ''Hep'' ve ''Beraber'' kelimeleri bizim gibi hiç ayrılmamalı. Özensiz kalmamalı, ellerimde, ellerimizde cam kesikleri ile el sallanmamalı.

Yağmur ve dostlar, bir de seni sormaya kalkışmasalar. Her gözümün içine giren diğer bir gözbebeği, ''Geçti'' diye avutmasa, bir diğeri ''Yanıyormu canın'' diye gözümün acısına kırpmasa en içten gözünün harelerini, herşey daha kolay oluverirdi. İnce bir sızı,ince bir nağme hepimizin kadehinde.

Bir de sesim var senin ellerinde, her gece kendi kendime duyduğum sesim. Kendime duyduğum sesim. Sonra bir de damla damla damlayan anılar vardı, anılar ile beraber dağılan gözyaşları. Su'da dağılırdı, zamanda. Kimi hatıralar buhar olur gökyüzüne vurup durur, kimi hatıralar ise ahıyla oracıkta durur. Kimi hatıralar olduğu yerde unutulur,kimisi de yalanla dolanla kavrulur. Kimisi de geçtiği yollarda, patikalarda isim bırakırda ''ZAHİR''olurdu.

Aramzdan biri, tek tek parçalanan anılarımızı toplamaya kalkışsa da,fark etti ki dağılanlar toparlamaya çalıştıklarından daha fazla. Öyle değilmidir hep zaten ne kadar dikkat edersek edelim daima birşey kalmıyormuydu geride. Birşeyler hep yarım, hep eksik ve hep iğreti. Böyledir hep tez zamanda çok şey olur bazen. Tez oldu ve çok oldu bir de zamanı aldılar aralarına, elem gibi birşey oldu...

Ve sonra vakit gece oldu, gece de bu seyirlik dünyada kimsenin görmediği tek zamandı ve geçmiş geçip gitmezdi. Geçmiş hep bugünün içine dolardı da, yaratıcı bu yüzden unutmayı bu kadar değerli kıldı insanoğluna.

Bu gece başkalarının gözlerinden kendimi gördüm. Lodos esiyordu gözlerimde, estikçe hızlanıyordu rüzgar. Önce bir kıvılcım sonra bir ateş sonra bir sıcaklık hissettim, derken ''Yokluğumuz''du cayır cayır yanan. Sonra gitme vakti geldi, yollar yollara karıştı,sular sulara. Bu gece kabahat işlemişlerle buna şahit olanlar aynı yerdeydi. Göz göze geldik hep.

Kabahatliler hatırlamak istemeseler bile bu mümkün değildir. Çünkü unutmak istese bile insan bu hikaye yine ''Hep beraber'' birbirlerimizin gözlerinde tazelenecekti hatıralar.

Bu geceden sonra birbirimizin gözlerinde hep beraber, göze aldığımız bir serüven değil, gafil avlandığımız bir anın hatırasını görecektik.

1361
defa okundu
 
<< Önceki Yazı Sonraki Yazı >>
 ADnet Reklamları
Siz de reklam verin  
23 Mayıs, Çarşamba 2012