Yaşam
Magazin
Kültür Sanat
Kariyer
Koleksiyon
Alışveriş
Trend
Dekorasyon
Ayakkabı
Çanta
Aksesuar
Aşk
Cinsellik
Evlilik
Anne Çocuk
Psikoloji
Makyaj
Saç
Cilt Bakımı
Sağlık
Diyet
Egzersiz
Estetik
Burç Yorumları
Rüya Yorumları
2012 Yorumları
Burçlar ve Aşk
Burçlar ve Uyum
Çisel Onat
06.09.2008 23:12:48
Bir adamla köy evinde sarabande (2)
2kadin.com >> Çisel Onat
Ne güzel bir dağ evinde olsak! Sen domates yetiştiren bir adam ben çay toplayan bir kadın! Gülme bak! Klasik bir hayaldir bu ama neden hep hayal edilir düşündün mü? Hayatın gerçeğe en yakın olduğu andır çünkü. Ya da şimdiye bakarsak kurulabilecek en imkansız hayaldir. Ama ben kurdum işte. Balkonunda domates yetiştirmeye kalkan biri için sence de fazla etkileyici bir hayal değil mi bu? Evet evet sen de domates yetiştirmelisin. Kırmızı yakışmalı mesela ellerine. Sonra bana dokunmalısın! Ruj lekesi kalmalı şehir oğlanlarının yakalarında, sen beni kırmızıya boyamalısın. Bunu senden başkası yapamaz biliyorum! Biraz çay demlemeliyim sana ve sen bana Kafka’yı oynamalısın ve uyumam için Heinrich Böll okumalısın. Hayır! Sevmediğin bir şey söylediğimde telefonu da kapatamazsın. Biz dağdayız unuttun mu? Köy evindeyiz. Tüm hatlar kesik!!! Dayanmalısın!
Arkadaş olmalıyız! Ben seni böyleyken merak ediyorum işte.
Sevgilimken ya da düşmanımken değil!
Öyle bir dağ evinde mesela! Ya da suyu akmayan bir köyde bir
harabede. Nasıl ayakta durduğunu görmek istiyorum! Nasıl doyduğunu! Nasıl üşüdüğünü, ellerinin soğukluğunu! Yalnızlığınla nasıl başa çıktığını! 3 gün üst üste aynı gömleği giydiğini ve nasıl koktuğunu duymak istiyorum! “Basit” bir arabada direksiyona hangi kuvvetle tutunduğunu mesela! Frene hangi yaşam sevinciyle ne kadar asıldığını, tanıdık birkaç ahbap mahallesinden geçip geçmeyeceğini, geçtiğinde hissedeceğini, yön değiştirdiğinde kendinde kaybedeceğini görmek istiyorum! Çok mu acımasızım sence! Fazla mı geliyorum üzerine! Ama “sözlerin vicdanı yoktur” bilmelisin! Benimle aynı geçim sıkıntısını hesaplayışını, ektiğin domateslerle yaşayabileceğini görmeyi istiyorum. Aynı sokaklarda yürümüyor muyuz seninle şimdide? O zaman da aynı sokaklarda koşalım istiyorum!
... Ve bazen ekran değişiyor, hayallerime yeniliyorum, koltuğumda bir rahatsızlık hissi! Bir puroyu seninle paylaşma isteği, aynı kokunun üzerimize sinmesi gerektiği, karşında yan gelip kumanda hakimiyetine dur deme vakti!...
...Ve yine toplanıyorum olduğum yerde...
Ekran benim, koltuk benim, sen de! Sen de!
Bak! Ne kadar güçlüyüm aslında! Sana duvarındaki tabloda kendini görmeni söyledim! Etrafındaki kırık aynalarla kalbini çizip canını yaktım, içinden geçmeyi öğrendin hepsinin! Saklambaç oynamak için boyunun farkına varmanı, sakladığın “Çokomel” kaplarını hatırlayıp kitaplarının arasından çıkarmanı ve en sevdiğin sayfada kalan çikolata kokusunu koklamayı hatırlattım! Seni “kendi” ekranımda, kendi kumandamda, kendi koltuğumda ağırladım! Umduğunu değil bulduğunu sundum!
Bak! Ne kadar güçlüyüm aslında! Kapında yatmadım, sana tapmadım, hayranın değilim. Hem neden tapayım! Seni aldım bir dağa kaçırdım! Bir köy evine kapattım! Yakandaki tüm “kırmızı” ruj lekelerini görmezden gelip sana “kırmızı” domates ektirdim. Sonra seni karşıma alıp Kafka oynayışını izledim! Biraz sonra uykum geldi ve bana Heinrich Böll okumanı istedim. Arkadaş olduk! Sevgili olduk! Düşman olduk! Her sınavı benden yana geçtin! Her soruma senden yana cevap verdin. Sözlerin vicdansızlığına rağmen dinledin!
Dans etmeyi unuttuk! Hadi kalk! Dağın tepesinde, bir köy evinde “Sarabande” dansı yapalım! Ayağımızın altındaki tahtalar adımlarımıza göre hareket etsin. Acaba nasıl kavrıyor elin bir kadının belini, gözlerin ne kadar uzun süre bakabiliyor bir göze ve ne kadar uyumlu ayakların bir kadının topuksuz ayakkabılı hallerine!
Bir şarkı geçsin içimizden dans ederken.
Başlasın mesela; “Vivace!!!” Yani “Canlı!”
Senin sesine alışsın sesim, benimkine alışsın sesin ve bir sonraki satıra geçelim “Allegro!!!”. Yani “Hızlı!”
Korunmasızlığının, rolsüzlüğünün, makyajsızlığının farkına var ve şarkı soprano tonunda yükselsin “Con fuoco!!!” Yani “Ateşli!”.
Domates toplama vakti geldiğinde yorulsun sesimiz ve bitsin bestemiz “Morendo!!!”. Yani “Usulca!”
...Ve gece aydınlanıyor işte. Hayallerin uyku vakti geliyor! Sana daha cinayet senaryosu yazacaktım oysa! Ama sen tüm sınavları verdin bu gece! “Against all odds.”
Bak! Ne kadar güçlüyüm aslında! Seni kendimde ağırladım bu sefer. Oysa isteseydim seninle kavga ederdim. İnanamazdın bu yumuşak tonlarda şarkı söyleyip dans eden birinin ayaklarını ezip geçişine. Vivace başlar Morendo diye de bitmezdi kavga! Sana kırık aynaların her bir parçasını saplar dururdum. Kendini her parçanla gör diye. Ama saçlarını kabul ettim, giysilerini yaktım, kameranı aldım, alkışlarını susturdum, ekranı sana çevirdim. Hiçbir sözümü elinle kapatamadın. Unutma tüm hatlar kesik!
Ve sonu bu işte! Şimdi herşey seninle! Ekranını al, kameranı al, giysilerini giy. Kravatını bağla! Gitarını çal! İstersen bir daha dağa çıkma, istersen “basit” bir arabaya binmen gerekirse son süratle bir duvara çarp ya da ruj lekelerini yakandan çıkarmak için uğraşma.
Ama bir tek şey yap! Benim için değil. Domatesler için! Sarabande için!!!
Çocukken bir kez dinlediğim bir masalın peşinden kaç yıl koşmuşum ben farkında olmadan. Hansel ve Gratel’i bilir misin? İşte o masal. Bir kez dinlemiştim onu. Bir kez okumuştum kendi başıma. Lakin kimse anlatmamıştı da. Her şeyi nasıl kendim yaptıysam masalımı da kendim okumuştum kendime. O gün bugündür yaşadığım her acıya ekmek kırıntısı bırakmışım kendimi kahraman zannedip. Masalın sonunu getirememiştim, uykuya dalmıştım okurken. Şimdi hala bilmiyorum sonunu. Öldüler mi cadıya kanıp, kurtuldular mı Tanrı’yı anıp bilmiyorum ve bilmek istemiyorum. Kendim yaşayacağım sonunu masalımın. Ama hiçbir çocuk masalımı okuyup da acılarına ekmek kırıntısı bıraksın istemiyorum. Çünkü biliyor musun; sen o acılara dönmek istemedikçe bıraktığın kırıntıları toplayıp dahası var mı diye tepene üşüşen bir sürü karga oluyor. Hiçbir çocuk yaşasın istemiyorum bunu! Kimse içindeki çocuğu yitirmemeli!
Hiçbir kadın içinden çocuk aldırsın istemiyorum!!!
Hiçbir adam da!
İçindekine sahip çık! Domates ekerken sende gördüğüm çocuğa, dans ederken sende hızlanan çocuğa, ekranın arkasında da önünde de aynı misketlerle oynayan çocuğa...
Kürtaj iyi bir şey değil! Hele de aldırdığın bir çocuksa!
...Ve sana aşık değilim! Biraz hayran biraz hoyratım o kadar!”
4278
defa okundu
Tweet
Issız Adam için dua
Manyakmışım Ben!
İlişemeyen İlişki Cadıları
Herkes gibi yaşamak...
Deli biyografi
Bir adamla köy evinde sarabande (2)
Bir adamla köy evinde sarabande (1)
Sevişmeyi göze aldım bak!
Dağınık oda...
Hadi Sevişelim Sevgilim (Bölüm 1)
Hadi Sevişelim Sevgilim (Bölüm 2)
Hadi Sevişelim Sevgilim (Bölüm 3)
Leylek Masalı
Kadın Modelleri (Bölüm 2)
Kadın Modelleri (Bölüm 1)
<< Önceki Yazı
Sonraki Yazı >>
AD
net Reklamları
Siz de reklam verin
23 Mayıs, Çarşamba 2012
2011 model iççamaşırları
Demet Evgar
Mete Horozoğlu
Ece Gürsel
Yarı Farkında
Hey Sen!!!
Dilek Dallıağ
Mood'lar Arası Kadın
HOŞGELDİN DİYEBİLECEK MİSİNİZ?
Sevdanur Işık
OkU
`Yo
RuM
& YaZı`YoRuM
Ömrüme o kurşuni renkleri süremezsin...
Aret Vartanyan
Bin Yüz Bir İnsan
Seks Dediğin
Cengizhan Yeldan
Hayattan Gerçekler
Sağlıklı ilişki ne kadar kolay, yaşamasını bilene!
Çiğdem Sonkurt
Çigdem' İN Gardrobu
Güneşe inat neon renkler!
Cihan Aydeniz
b'
AŞK
a Şarkılar...
Zamanla eskirmiş insanlar, öyle diyorlar
Yeşim Coşkun
İllede Muhalefet
Vesikalık
Yasemin Şefik
Anladım Bozukluğu
CÜMLE ALEM AŞIK
Özlem Öztürk
Macera Kitabım
Hoşgeldin 37!
Hanife İçöz
Yemek Tarifleri
Tarcinli ve Muzlu Kek
Cengiz Altınsoy
Anlatamam Görmen Lazım
Sorular
Pınar Aktaş
Makyaj Sırlarım
Gelinin, telaşlıyım, kararsızım
Burcu Özder
Duygu Yumağı
Bu hikaye "Biz Olabilmek İçin" yazıldı
Yusuf Mahmutoğlu
Hayatla Öpüşmek...
Al-Git!
Alkım Uysal
Sessizce Haykırıyorum
Kim değerini bilmiyor
Banu Akman Şahin
Fesleğen
Öfke ve Başa Çıkma Yolları
Büşra Yılmaz
Med Cezir
İnsanoğlunun Aşk İle İmtihanı
Teoman Kumbaracıbaşı
acaipademler
Doğum, ilk dördün, denge, brunch, son dördün, batım...(1)
Gökçe İSPİ TURAN
Her çocuk zor büyür
Devrim Saltoğlu
Hep Aynı Mı Ne
Hande Mermer
Gelin geleceğinize birlikte ışık tutalım
Işın Karaca
Senden önce, benden sonra ve mucizeler.....
Diş Hekimi Dr. Yener Bardakçı
Diş eksikliği ve implant
Doç.Dr. Bülent Karadağ
Defne Joy Foster’in Ölümü
Yunus Günçe
kafamdaböceklervar
Dondurma olsun, kar yağsın
nursel calap
kadın kadına
bi kitap yazdım!
Burcu Altın
Hatırat
Hükümsüz !!!
Ebru Kılıç
Adı Negatif Etkisi Pozitif
Pelin Öztekin
Takma Kafana
Diş Hekimi Dr. Öykü Durmuşoğlu Kumral
Estetik Diş Hekimliği
Susan Miller 2012 Balık Burç Yorumu
Aşk dünyanın en güzel şeyi
Evliliği kurtarmanın tek yolu; seks!
Balık Burcu 9 Eylül 2011
Aslan Burcu 29 Ağustos 2011
Koç, Boğa, İkizler kadınları
Boğa Burcu 5 Mart 2012
Akrep Burcu 18 Temmuz 2011
Başak Burcu 9 Eylül 2011
Ucuz otomobilli kadınlar çekici!