Dilek Dallıağ

Dilek Dallıağ

Mood'lar Arası Kadın

29.09.2011 11:21:23

Başbakanımız istedi İbrahim Tatlıses evlendi!

2kadin.com >> Dilek Dallıağ

Ünlü türkücü İbrahim Tatlıses (59); 12 yıldır birlikte olduğu sevgilisi Ayşegül Yıldız’la(30) hayatını birleştirdi. Nikâhı Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül kıydı…

Haberlere bakıyorum, kısa kısa notlar şeklinde yazmak istiyorum…

Tatlıses; ‘Başbakanımız ziyareti sırasında artık yuva kurmam gerektiğini ima etti”

“İbrahim Tatlıses’in kadınları hastanede birbirine girdi…”

İbrahim Tatlıses, Ayşegül Yıldız’a 400 metrekarelik, 10 odalı bir villa satın aldı! Nikâhta İbrahim Tatlıses, Ayşegül Yıldız’a beşi bir yerde taktı!”


“Tatlıses’in 20 yıllık hayat arkadaşı Derya Tuna, evlilik haberini öğrenince fenalık geçirdi… Ve çıkan haberlere göre, “İbrahim Bey için Ayşe olur Fatma olur elbette birisi olacak hayatında ama bu adamın sol tarafı felçli. Bu durumunda bu kadar çabuk ve acil evlenmesine şaşırdı herkes tabi ki haklı olarak... Bu konuda son söyleyeceğim söz... İnşallah sonları iyi olur…" dedi.

Perihan Savaş “İbrahim bir hafta önce bana ‘Ben evlenmek istiyorum, Ayşegül ile evlenmek istiyorum. Böyle bir karar verdim’ dedi. Ben de ‘Sen nasıl istersen, hayırlısı olsun. Allah mesut etsin. Kimse sana bir şey diyemez, kocaman adamsın’ dedim. Ayşegül çok terbiyeli, saygılı, iyi bir kız. Hastanede karşılaştığımızda da konuşuyoruz. İnşallah mutlu olurlar” diye konuştu.

Tatlıses, tedavi için Amerika’ya giderken Ayşegül Yıldız’ın yanında olmasını istedi… Resmi bir bağının olmadığını ve gelemeyeceğini belirten Yıldız’a, Tatlıses artık evlenme teklifi etmenin zamanının geldiğini anlamış olmalıydı… Başbakanımızın Recep Tayip Erdoğan’ın da yuva kurması isteğini göz önüne alarak bu tavsiye gerçekleştiren Tatlıses ve Yıldız yakında Amerika’ya evli bir çift olarak gidecekler…

Tatlıses’in Derya Tuna’dan oğlu bazı haberlere göre ‘Sen benim için bittin!’ diyerek hastaneyi terk ettiği, başka haberlere göre ise son anda nikâha geldiği ve babasının yanında olduğu öğrenildi. Sanatçının ilk evliliğinden Ahmet Tatlı, ‘O nasıl mutlu oluyorsa biz de onun yanındayız’ derken, Perihan Savaş’tan olan kızı Melek Zübeyde kucağında bebeğiyle babasının hemen yanı başında nikâhta yerini almıştı…

"SEN BENİM HANIMIMIN KİM OLDUĞUNU BİLİYOR MUSUN?"

Şimdi…

İbrahim Tatlıses’in sol tarafı henüz felçli haberleri görünen… Ama kalbinin felçli olmadığı da görünen... Ve 12 yıl sonra ‘Gerçek Aşkım sensin’ dediği Ayşegül Yıldız’la evliliğinin bu kadar çabukluğu yine merak edilen…

Yıllar önce ben Hürriyet’te çalışırken kendisiyle bir klibinin çekimi arasında sohbet ediyorduk… Unutmuyorum bana aşk-sevgi konuları üzerine konuşurken sohbet sırasında şunu sordu; ‘Sen benim hanımımın kim olduğunu biliyor musun?

Güzel soruydu! Lakin beni bir süre durup düşündürmüştü…

Aklımdan o günlere dair (yalan söylemeyeceğim) geçenlerin şu olduğunu biliyorum; ‘Şimdi sana Sayın Tatlıses hangi birini söyleyeyim! Hiç bir zaman magazin basınına çıkartmadığın oğlun Ahmet Tatlı'nın annesi Adalet hanımı da “Ana Kraliçem” dediğin ve sahneye çıkacağı sırada ayağından vurulan ve “Acaba Tatlıses mi vurdurdu?” sorusunun akıllara geldiği Derya Tuna’yı da hanımın olarak görüyorum… Ortak kızınız Melek Zübeyde’nin annesi ve kontrolünü üzerinde basında hep hissettirdiğin Perihan Savaş’ı da, ayağından vurulan bir diğer büyük aşk yaşadığın Asena’yı da öyle görüyordum… Sonra sessiz, sedasız yanında yer alan Ayşegül Yıldız’ı da şimdi öyle görüyorum. Ama aslında hiçbirini hanımın olarak göremiyorum! Çünkü bu kadar kadını idare etmeni anlamıyorum! Hayatın o kadar karışık ki sarmalın ucu da sonu da yok gibi! Tatlıses ve haremi gibi yaşıyorsun!”

Sonra, sadece “Bilmiyorum, kim?” dedim…

“Benim 8 yıldır hanımım Ayşegül Yıldız’dır. Biliyorsun değil mi onu?’ dedi…

Yine kısaca, “Biliyorum” dedim…

ÇOK KADIN - HİÇ KADIN

İlginç, kibar, saygılı, acele ifadeli, özel ve öyle kısa bir diyalog idi benim için…

Ama sanki yıllarca benim o içimden geçenlerin soru işareti halini yani aslında ‘kendisini’ bir türlü kimseye ifade edememiş bir tarzda, bir çabuklukla, içini bir anda dökmüş, çocuk gibi söylenmiş, içindeki ve hayatındaki yerini Ayşegül Yıldız’ın hak ettiğine kendisini inandırmış ama ‘ Ben bunu kimseye anlatamıyorum!’ diyaloğu gibiydi. O, ‘Benim hanımım Ayşegül Yıldız’ derkenki ifadesi…

Aslında belki de biliyordu! Hayatına aldığı, vakti zamanında değer verdiği, çocuk sahibi olduğu ama hayatında bir ‘ünlü’ olarak almakta ve tutmakta durduramadığı çok kadının – ve devamındaki her böyle adımın ve haberin içinde aslında ‘hiç kadın’ demek olduğunu…

Belki biliyordu vakti zamanında hayatına giren her kadını bir sonrakiyle çok üzdüğünü ve aslında kendisinin de bu çokluk içinde üzüldüğünü, ama engel olamadığı, bir zamanlar aşk-sevgi neyse hissettiği tüm kadınlara, bağımlılık biçiminde bir hayatı olduğunu… Ve o kadınların da bu bağımlılıkla kendisinden tam anlamıyla kopuk olamadıkları bir hayatın içinde olduğunu…

İbrahim Tatlıses zor günler geçiriyor… Kolay şeyler yaşamıyor elbet! Yaşamında sevgiyle onu iyileştirecek, yanında olacak, elini tutacak birine ihtiyacı var çok açık! Üstelik yıllardır ekranda gördüğümüz şekliyle duygusal, hemen gözleri dolan bir adamsa! Hep hastalık, kaza ve bu tip felç örneklerinde aklıma şu soru geliyor; ‘Aynı durum bir kadının başına gelse bir erkek aynı özveride sever mi? Yanında olur mu kadının?’ Bu bir ihtiyaç olmanın dışında gerçekten sevgiyse olmalı! Cevabı geliyor tabii içimden… Ayşegül Yıldız’da sanırım aralarındaki yaş farkına, tüm şu andaki zor şartlara rağmen yıllardır böyle seviyor olmalı Tatlıses’i! Dileriz öyledir…

Ve insan hayatta sanırım gerçekten ‘Eş’ (eşit şartlarda) diyebileceği biriyle tüm zorluklara rağmen birlikte olmaya, beraber sorunların üstesinden gelmeye, tüm yaşananların ardından gerçekten kibrinden, egosundan ‘çokluk arayışından’ vaz geçip huzuru bedeller ödeyerek anlamaya ve istemeye gönüllü olduğu zaman sade bir mutluluk inancına erişmeye başlıyor…

Ve ayrıca; tek eşlilik-çok eşlilik kavramına bakarken şunu düşünüyorum: İsteyen istediğini elbet yaşar! Ama kartlar açık olduğunda, gerçekten ‘ben buyum! Kabul ediyor musun? Sonra kavga çıkmasın! Ben sadece sana ait olmayabilirim!’ deyip karşı taraf kabul edip ve kimseyi mutsuz etmediğinde!

Ama biliyor musunuz, bu bile o kadar zor ki! İster ünlü, ister ünsüz olsun bir ilişkide iktidar meselesi varsa ‘Huzurlu Sevgi!’ anlayışı yoktur orada. Aşk iktidar istediğinde hiç kimse Sultan Süleyman’ın haremindeki gibi Mahidevran Sultan gibi olmayı istemez! ‘Hürrem’ olmak ister… Oysaki orada huzur çoktan ‘eş ‘ olma anlayışını geçmiştir… Hastalık başlamıştır ve o vakit sevgi kavramı hak ettiği yeri hiç alamamıştır…

Dilerim İbrahim Tatlıses hayatı için de artık huzur arayışı vardır… Ve umarım bu evlilik ‘sevgi’ üzerine kurulmuştur diyerek ve mutluluklar dilemek gerek! Tüm zorlukları yaşayanlara da geçmiş olsun! Allah şifa versin demek gerek…

3988
defa okundu
 
<< Önceki Yazı Sonraki Yazı >>
 ADnet Reklamları
Siz de reklam verin  
23 Mayıs, Çarşamba 2012