Yusuf Mahmutoğlu

Yusuf Mahmutoğlu

Hayatla Öpüşmek...

Al-Git!




2kadin.com >> Yusuf Mahmutoğlu

Kül tablasında durduğu her an bir kayıp olan sigaranı tekrar eline al ve otur karşıma. Bu haftaki şarkımız; “Harold Faltermeyer-Memories”. Çok taze bir hikayem var bu hafta senin için. Birkaç satır sonra, kahraman yine sen olacağından, en az şuan ki nefesin kadar taze. Acaba zamanı ölçmeye çalışmasaydık, saatlerimiz olmasaydı, bu kadar hızlı geçip gittiğini yine de fark eder miydik B O kadar hızlı ki.. Milyonlarca sorudan oluşan 60 dakika süreli bir sınav gibi. Sonuçları ölümden saniyeler önce belirlenecek bir sınav. Ölümünden sadece saniyeler önce soracaksın kendine; Ben ne yaptım B Nasıl bir yaşamdı benimkisi B İstediklerim B Keşkelerim B Şayet bu sorulardan sonra yüzünde bir gülümseme oluşursa Tanrıya sırıtan, işte sen bu sınavı geçtin demektir.. Artık huzurla gidebilirsin bir sonraki büyük soru işaretine. Bu o kadar zor bir sınav ki, doğru kişiyle hazırlanmak lazım. Tıpkı lisedeki edebi metinler sınavında olduğu gibi yılmadan okumalısın o kişiye bildiklerini. O da yılmadan doğru veya yanlış demeli, düzeltmeli bildiklerini. Sen çalışırken yanında dünyevi olmayan bir anne şefkatiyle seni beklemeli. O da anlatmalı.. Doğru insan işte böyle bir şey olmalı. Memura verilen söz kadar resmi değil, güneşin altındaki bedeninin suya ilk temasındaki kadar yumuşak ama hep uyarıcı olmalı varlığı. Öğreten olmalı. Öğretilen olmalı. Paylaşılan olmalı. Çirkinlikleri bile paylaşsan onunla, o hep çikolata gibi dokunduğu her şeyi tatlı yapmalı. Markette satılacak olsa, raflarında hep “stokta yok” yazacak kadar az bulunur olmalı. Peki ne yapmalı, ona nasıl ulaşmalı B Sen ulaştın mı B İkamesiyle mi idare ettin B Yoksa hala o rafın önünde bekliyor musun B Sana bir sır vereyim mi B Gelmeyecek U Hiçbir zaman gelmeyecek. Biz külkedileri, onu kendimiz bulacağız.. Daha doğrusu, o geldiğinde, ona hazır olacak, onu kaçırmayacağız. Kendi şarkını açabilirsin ama sakın unutma, yönlendirici sözler yok. İstediğin notaya binip uyanışa geçebilirsin.. Yine özgürüz U

Dünyada milyarlarca insan var. Sence senin doğru kişiyi bulma ihtimalin yüzde kaç B Bu ihtimali hesaplamak ciddi anlamda sıkıcı olsa gerek. Yazılarımı beğenmeme ihtimalinden bile daha düşük olduğu kesin.. Peki, ne yapmak lazım B Çözüm basit. Sayılara ve ihtimallere yardım edeceğiz. Bundan sonra geçen hafta yaptığımız gibi yan masadan gelen davetkar bakışları bu kadar çabuk reddetmeyeceğiz. İnsanları, “0” dan başlatmak yerine “100” den düşürecek, onun doğru kişi olma ihtimali için bir sigara yakacağız. “Doğru kişi” tamlamasını artık “B.G.” harfleriyle değiştiriyoruz. “B.G.” artık, “Belki de Gelmiştir” anlamına geliyor. Sırları seviyoruz. Bu bizim küçük sırrımız. Gelen kutumuza düşen şeytani titrek mesajları silmeden önce şeytanın da bir melek olduğunu hatırlayacağız. Sence tanrı şeytana bir şans daha vermez miydi B Peki, tanrı sana bahşettiği bu küçük zamanı daha iyi değerlendirmeni istemez miydi B Ne yani, o kişinin gelmesini ve karşımızda diz çökmesini mi bekleyeceğiz B Her işareti değerlendirecek, “B.G.” yanımızda belirdiğinde kolundan tutacak, hayatımızın son saniyesinde tanrıya bakarak daha sıcak bir gülümseme atacağız gökyüzüne. Kırmızı başlıklı kız, Külkedisi, Pamuk Prenses veya Uyuyan Güzel, hiçbir şey yapmadan sadece beklemiş olsalardı masal mutlu sonla biter miydi sence B Ritüeli bozmayacak, arayacağız. İlkokul, ortaokul, lise, üniversite, işyeri, kurs, spor salonu arkadaşlarımızla yetinmeyecek, hep arayacağız. Klişelere, özgür kölelerin yargılayıcı bakışlarına aldırmayacak ve arayacağız “B.G.” mizi.

Gelelim geçen hafta yan masada oturan “B.G.” aday adayımıza.. Neden ona bakıp sende gülümsemedin. Neydi sorun B Dökülmüş saçları mı B Yoksa beğenmediğin ayakkabıları mı B Sabah uyandığında görmek istemediğin çirkin suratı mı B Sence cidden de güzel kadınlar, çirkin erkeklerle veya yakışıklı erkekler çirkin kadınlarla mı beraber oluyor B Bence hayır. Bence asıl nokta, farklı bakış açıları. İşte bu yüzden eski sevgililerin artık sana çirkin ve gereksiz geliyor (Tamam senin tüm sevgililerin yakışıklıydı U) Onları biz güzel veya çirkin kılıyoruz. Buzlu bir limonata gibi, kana kana aldığımız sert yudumlar, beynimizde, “Tatlı ve ekşi” sonucunu yaratıyor. Yaşadığımız her güzel saniye, bize o değerli insanı daha güzel daha tatlı kıldırıyor. Veya tam tersi, her sıkıcı dakika onu bize daha acı daha tatsız gösteriyor. Hepsi bir kandırmaca. Sigaranın üzerinde de “Öldürür” yazıyor… Ölüm bir sonuçtur. Zevklerle donatılmamış bir hayatsa zaten en baştan ölmüştür…

Evet, yine geçen haftadayız. Yan masadan sana gelen, ergen bir çocuk heyecanıyla donatılmış gülümseme.. Ya da dans ederken yakınlaşan sarışın çocuk (sarışın olsaydı tepkim farklı olurdu deme). Bundan sonra onları bu kadar çabuk reddetmeyeceksin. Hepsine bir şans vereceksin. Demek istediğim hepsiyle kesin bir akşam yemeği ye, mümkünse beraber tatile çıkın, yok yetmez bir insanı tanımanın en iyi yolu, aynı evde bilmem kaç gün yaşamaktır gibi saçmalıklar da değil. Sadece şans ver. Belki 10 belki de 40 dakika. Büyü sana gereken mesajı verecektir. Olmadı mı B Doğru insan o değil miymiş B Ne kaybettin B Hiçbir şey.. Belki de sana doğru çevrilen basit güçsüz birkaç bakış. Onlara dön ve şu cevabı ver: “Ben, hayatımı, ertelemeyecek kadar önemsiyorum!” Ne kazanabilirdin B En büyük ödülü; mutluluk ve huzur. Ya kazanırsan B Kazanırsan bir anda dünyanı saran taş binalar ve motor sesleri yok olacak, her yer çocukluğunda olduğu gibi yeşil renge boyanacak. Daha fazla dokunacaksın hayata. Daha fazla koklayacaksın yaratanı. Taş yollar çıplak ayaklarına eskisi kadar sert gelmeyecek. Daha fazla hissedeceksin ki, sen gerçekten de çok değerlisin. Bir tane daha sen yok.. Bir başka hayatın da…

Ve onu bulduğunda, bulduğunu hissettiğinde, işaretler seni dürttüğünde, kafandaki soru işaretleri hala yanıp sönmekteyse.. Sen yine de onu al ve git…

Hayatını seviyorum…

Tekrar Görüşmek Dileğiyle…

YUSUF MAHMUTOĞLU





www.facebook.com/yusufmahmutoglu

Diğer yazılar için; http://hayatlaopusmek.blogspot.com

Bu yazının tüm hakları YUSUF MAHMUTOĞLU’na ait olup, izinsiz kullanılamaz.

33270
defa okundu
Önceki Sonraki
19 Ağustos, Cumartesi 2017