|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Biliyorum burası bana iyi gelecek. Çok uzun zamandır yapmak istediğim fakat itiraf etmem lazım tembellikten, bilgisayar fobimden ve bıkkınlıktan ertelediğim bir terapiye başlıyorum.
Şu bilgisayar fobimi biraz açayım: 33 yıldır çok da ihtiyaç duymadım ne internete ne bilgisayara. Tam bir modern zamanlar cahili diyelim bana, ben bozulmam! Beni yenmesinden korktum galiba 'kompüter' denen canavarın.
Basit ama etkili bir defans yaptım: Oynamazsan kaybetmezsin! Google free bir hayatım vardı anlayacağın! Asla bu tutumumu 'nerede o eski ramazanlar, mektup yazmayı unuttuk azizim' şeklinde romantikleştirmedim!
Bilgisayar konusunda bakirdim özetle ve tam da bir bakir erkek hali içindeydim: acemi, ürkek, telaşlı! Haliyle hiçbir bilgisayar istemedi beni hiç bir kadının istemeyeceği gibi! İnanmayanlar oldu bu yetersizliğime. Hep de aynı argümanla geldiler: 'Yahu nasıl olur? Senin gibi bir adam? Hiç öyle durmuyorsun! Meğer ne fantastik bir tercih yapmışım! Daha da ileri gidenler oldu: 'Yakışmıyor' dediler! Ne demekse?
Yine de hiç utanmadan uzak durdum 'onların' idealize ettikleri sanal olmaktan çıkan, taşan dünyalarından! Şunu da belirtmem lazım benim bu 'alem'le şahsi bir sorunum yoktu. Tavrım çok netti: Olursa olur,olmazsa da canı sağ olsun!
Veeeee! Sonunda oldu! Aslında hayatımda oldu bir şeyler. Bir kariyer aydınlanması yaşadım. Başka insanların hikayelerinde mutsuz olduğumu fark ettim! Bunu kafamda seslendirdikçe huzur bulduğumu hissettim. Plastik hayatlar bana göre değil. Hayatla bir derdim olduğu aşikar. Ruhumu satmak istemiyorum! Başka biri olamıyorum. Bana ihtiyacım var! Bağımsızlaşmam şart! Köşelerim var. Düşünmekten hiç korkmadım. Saklamayı, saklanmayı sevmiyorum. Yapamıyorum! Kendi yolumu arıyorum! Kendi gezegenimden bakıyorum ve seni de yanıma çağrıyorum. Her şeyi sıfırladım, sıfırlanmadan! Okula başlayan bir çocuk gibiyim. Aç, sabırsız, meraklı! Yeni biriyim artık. Hep gelmesini beklediğim biri. Hep olmak istediğim biri. Soyundum. Artık duramam, yaydan çıktım.
Çok uzun zamandan beri ilk defa inanıyorum. En son ne zaman inandım hatırlamıyorum! Yaralandım da. Yalan söylemiyorum, hiç abartmıyorum. Yaralarımı nasıl, neyle sardım bilmiyorum ama bir şekilde oyunda kaldım, hayata tutundum.
Bundan sonra anlatmak istiyorum. Hem de çok! Yazmak istiyorum dolu dolu!
|
|
Bu yazı 2767 kez okunmuş
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|