|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
11. yüzyıl... Net rakamlarla 1040’lı yıllar... İngiltere’deyiz... Mercia Dükü ile karısı evde kendi aralarında tartışıyor... Ne için tartışıyorlar dersiniz... Dükün şehrin aşifte kadınlarıyla olan gizli ilişkilerini duyan güzel karısı kıskançlık krizine girmiştir de, “gözüne dizine dursun emeklerim” diye feryatlar ederek kocasının yakasına mı yapışmıştır...? Bin yıl öncesine kulak verelim...
-Biliyor musun Laydim... Bu halk çok aptal... Ne diyorsam sessizce boyun eğiyor... Önümüzdeki haftadan itibaren vergileri on kat artıracağım... Bakalım o zaman ne yapacaklar...?
-Bunu yapamazsın...! Bu kadar acımasız olamazsın... Halk yoksulluk içinde perişan...
Dük, sahnenin başından beri, pencereden sokağı seyretmekte ve karısıyla sırtı dönük bir halde konuşmaktadır. Birden yüzünü dönüp, hepimizin hafızasında kazılı duran, Erol Taş bakışlarından birini fırlatarak yaklaşır;
-Yapacağım... Kraliçenin gözüne girmem lazım... Bu yıl kraliçeye en fazla vergiyi gönderen dük olmak istiyorum...

Kadın, kocasının şaka yapmadığını anlamıştır... Öfkeyle dikleşir...
-Tanrım... Yıllardır senin gibi vahşi bir adamın koynuna girdiğime inanmıyorum... Yazıklar olsun bana... Eğer dediğini yaparsan, senin koynuna çırıl çıplak gireceğime, soyunur bütün şehri baştan başa çırıl çıplak dolaşırım...!
Dük bu defa Erol Taş kahkahaları patlatmaktadır...
-Dolaş da göreyim...!
İki hafta sonra Mercia Dükü dediğini yapar ve vergiler halkın hiç bir şekilde altından kalkamayacağı kadar yükseltilir. Dük dediğini yapmıştır... Peki ya karısı...?
Evet... Hikayedeki kadın, hepimizin bildiği Lady Godiva’dır... Ve kocasının acımasızlığı karşında ne yaptığını, bin yıldır, sağır sultan bile duymuştur... Duymayanlar için ben bir kez daha aktarayım...
Lady Godiva, at üstünde çırıl çıplak şehri baştan başa geçer ve olay hızla bütün İngiltere’ye, ordan da Avrupa’ya yayılır. Bunun üzerine, kraliçe emir vererek Mercia dükünün koyduğu vergileri kaldırtır...
Bir kadındır Godiva... Bu gün, birçok insan O’nu her ne kadar bir çikolta markası olarak ve o çikolatanın üzerindeki, çıplak figuruyla tanıyor olsa da, O, bin yıldır adından söz ettiren ve sadece çıplak vücuduyla yaptığı bir eylemle üzerine romanlar yazılıp, filmler çekilen bir kadındır... Tarihin gördüğü ilk çıplak kadın eylemcidir...
Bin yıl sonra bir başka coğrafyada... İsmini veremeceğim, üç tarafı denizlerle çevrili, yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve uzun geçen, Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanmış bir başka ülkede...
Geçenlerde bir arkadaşımla sohbet ederken, neden kadın filmleri çekilmiyor bizim ülkemizde, sen neden bir kadın filmi çekmiyorsun..? diye sordu...
Şöyle bir bakın etrafınıza... Neler oluyor bu üç tarafı denizlerle çevrili çoğrafyada... Kadın, ne durumda...? Kadın, nerelerde...? Ve kadın, geleceği için ne yapıyor...?
Dünya soyunurken, bizim kadınlarımız hızla kapanıyor...!
Bana bir Lady Godiva çıkarın içinizden... Ben size bin tane kadın filmi çekeyim... Öyle kadınlarımız çıksın ki, hem filmlerini yapalım hem de başımızın tacı...
|
|
Bu yazı 7746 kez okunmuş
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|