Ece Gürsel

Ece Gürsel

Yarı Farkında

11.11.2008 14:01:25

Issız Adam

2kadin.com >> Ece Gürsel

“Su anda donmak üzeresin, uyumak tatlı gelecek ama, öldüğünün farkında bile değilsin."

“Issız Adam” filminde beni en etkileyen söz bu oldu. Tabi filmdeki bir çok sahne bende iz bıraktı… Bu nasıl bir anlatımdır, insanın iç dünyası bu kadar mı güzel yansıtılır, bu kadar mı güzel görselliğe taşınır… Sevgili Çağan Irmak’ı ayakta alkışlıyorum.

Film bitti, ben salonda oturup kaldım, uzun bir süre göz yaşlarıma hakim olamadım, hep güçlü gördükleri “ben” orada öylece kalakaldım, bütün gözler üzerimde ama ben yine de bıraktım kendimi… Çünkü kendimden birçok şey buldum bu filmde, her şeyden önce yaşanılan aşkın yoğunluğu, tutkusu, sevmeler, sevişmeler… Bir çok şey…

Her karede gözlerim doldu. Her karede unuttuğum, unuttuğumu sandığım, geride bıraktığım aşkımı hatırladım. Bir kez daha ne kadar özlediğimi, ne kadar acı çektiğimi anladım, hatırladım, hatırlamak kırbaç gibi geldi bedenime, sol yanıma… Sol yanım, o gittiğinden beri boş kalan sol yanım… Nasıl da sancılı, nasıl da derin bir acı bu… Geçmiyor işte geçmiyor geçmiyor geçmiyor… Kendime bile itiraf etmekten utanıyorum ki ben, bana aşkların en güzelini, en özelini, en zorunu, en imkansızını yaşatan “o” adamı, o bilinmez adamı hala çok seviyorum…

İmkansızdı bizim aşkımız, eminim bu yazıyı okuyanlar, basında yanlış kişilerle hakkımda çıkan haberleri düşünebilirler kimdi diye. Ama o hiç yazılmadı, hiç söylenmedi, kimse bilmedi onu, aslında bazen düşünüyorum da biz bile bilemedik o aşkın kıymetini, bilemedik işte… Kaybedince de yalnız ben anladım, o aşkın hiç silinmeyecek bir aşk olduğunu, işin kötü yanı o hala anlamadı. Anlasaydı “biz” olurduk şu anda, ama “hiç” olduk. Hiç yaşanmamış varsaydık. Kalplerimize başkalarını bile sokabildik, sanki ilk kez birini seviyormuşçasına sevdik yine, sevebildik… mi acaba bilmiyorum?

Hep kaçtık birbirimizden, senelerdir, bittiği günden beri, görmedik birbirimizi, duymadık sesimizi. Kaçtık… Hala da kaçıyoruz. Ne yapıyor, kiminle beraber bilmiyorum, bilmek istemiyorum belki de. Sormuyorum kimseye onu. Soramıyorum… İçimi acıtıyor, nefes alamıyorum onu düşünürken… Hep öyleydi…

Belki de hep yanlış tanıdınız beni… Dışardan gördüğünüz, izlediğiniz gibi değerlendirdiniz, haklı olarak. Ama ben de çocuk değil miydim bir zamanlar, küçük bir kız çocuğu… Ben de deliler gibi sevmiş olamaz mıyım? ”O” gidince, beni terk edince, ölümü bile aklıma getirmiş olamaz mıyım…

Yeterince ödemedim mi hayatımı adadığım bu mesleğin bedelini? Oysa çocukken tek hayalimdi model olmak. 14 yaşında çıktım podyuma, bilemedim bana ödetecekleri bedelleri… Bilemedim, aşkı, uğruna ölümü bile göze alacağım aşkı, ağızlara bu denli sakız yapacaklarını, ayaklar altına alacaklarını… “Merhaba” dediğim bir tanıdığımın bile, bir fotoğraf karesinde sonsuza kadar “aşk” olarak kalacağını. Bu kadar ucuz olacağını, üstelik bunların gerçek olduğuna inanacaklarını bilemedim, bilemedim, bilemedim…

Ama ben buradayım işte, cam gibiyimdir aslında, baktığınızda içimi görürsünüz, yüzümdedir kalbimin masumiyeti, bakmayı bilirseniz görürsünüz yaşanmış izleri, içiniz acır… Dersiniz, bir kalp bu kadar sevebilir mi?... Seviyor işte, hayat buna rağmen devam ediyor, nefesim dediğim aşk, nefesimi kestiğinden beri, hayat öylece geçip gidiyor…

Sevgiler…


Bu yazının Tüm hakları ECE GÜRSEL’E ait olup, izinsiz kullanılamaz.

4701
defa okundu
 
<< Önceki Yazı Sonraki Yazı >>
 ADnet Reklamları
Siz de reklam verin  
9 Şubat, Perşembe 2012