Cihan Hatipoğlu

Cihan Hatipoğlu

b'AŞKa Şarkılar...

11.03.2010 04:12:10

Hatırı sayılır bir fincan daha !

2kadin.com >> Cihan Hatipoğlu

Bulması zordur ama buldugunda kaybetmezsin en gerçek dostları. Sen gitmezsin asla! Onlar da göndermezler zaten. Tamamlanırsınız.
Bir, en fazla iki kişidir en yakınında ve onlarsız tadı burukdur herşeyin. Gördüklerinin rengi soluk, duyduklarınsa boğuk boğukdur.
Herkesin en kıymetli dostlarına en çok da beni ben yapan Setenay İlhan ve Burcu Altın'a ithafen yazılmıştır.

( Ezginin Günlüğü "Ebruli" şarkısı eşliğinde okunabilir.)


"Uyanır gece yarısı yoktan sevda yaparım..."

Sabahlar olmaz yan yana geldiğimizde. Üç kız toplaşırız yuvarlak masa etrafında. Kadehler kaldırılır unutulmayanlara, unutulanlara, gidenlere ve tabii ki gelecek olanlara…
Kimse olmaz o an’da beklenen, düşünülen ama neden yaratılır itinayla!

Kızlardan biri sussa diğeri başlar “Yalnızlığı seviyorum ben, hem alıştım bir kere.”
Kim konuşsa diğeri kafa sallar ve ekler hemen “Kimseye güvenmicem, öğrendim kızım büyüdüm artık” “Tabii tabii” denir hep bir ağızdan. Sonra ekler yine en konuşkan : “Hem öyle çekilmez ki sürekli mesaj falan. Sormasın da ne yaptığımı! Ona neymiş yaptıklarımdan?”

"Çağırırlar küçük adımı karafakiden ben akarım.
Adamım bu küçük işlere ben bakarım, yakarım!"


Kadehler bir dolar bir boşalır. Herkes hep bir ağızdan konuşacak raddeye geldiğinde kadehlerin masadan kalkma vakti gelmiş ve bunu tabii ki en aklı başında olan fark etmiştir.
Keyifler çakırdır, acılar yerle bir öyle ki; kahkahalar duvarları inletir.
Sohbetin en can alıcı kısmında herkes birbirinin ağzının içine bakar; kim kahve yapmayı teklif edecek diye. Fal bakmayı bilen ağırdan satan kendini, hiç oralı olmaz. Hem kahveyi yap hem fala bak olur mu hiç ?
En aşk’a meraklı, acıya aşık atılır dayanamaz : “Hadi kahve yapalım?” Yapayım yok ama “yapalım!” Çünkü üçü de bilir ki o kahveyi de en güzel falı bakan pişirir. İkna edilir saçları mis kokan, hisleri kılıçtan keskin ,arkadaşlarının telve sultanı. Aynen burada yazılı iltifatlarda kandırılır.
Kahveler pişerken ocakta, beylik konuşmaların sonu gelmez, kaç kahve taşırır bu sohbetler bilinmez!

“Sen unut geçmişini ben aklımda tutarım.
Adamım bu küçük işlere ben bakarım, yanarım”


Ertesi saat bile hatırlanmaz o kahkahaların sebebi olan ayrıntılar. Ama en keyifli anları yaratır o umursanmaz telaşlar. Dudaktan çıkan en manasız, ama en komik söz kalır kızlarından birinin aklında. Onlardan başka kimsenin anlayamayacağı bir dilde konuşur, ufacık şeylere gülerler. Çok küçüktür sebepleri ama başkalarının yaptığı küçük hesaplardan daha iyi gelir onlara.
Sokağa çıktıklarında en gereksiz an’da birinin aklına gelir ve en yersiz mekanda birden söyleyiverir. İşte o anda kahkahaları başkaları tarafından endişe ile bakılacak cinstendir. Gelmez bir türlü sonu. Bazen bir taksidir bu olmadık yer, bazen bir trafik çevirmesinde tam da alkol metreyi üflerken kopar ipin ucu. O kadar yanlış bir zamanda, o kadar yanlış bir yerdedirler ki gerçekten ciddileşmek isterler. Tam susacakları anda sadece biri tutamaz kendini, ve bu sefer hepsi birbirinin kahkahasına gülecek hale gelirler. Sebep değişir, biri biterken diğeri başlar . Sonu gelecek diye bakar etraftaki anlamsız gözler. Boşunaaa… Gelmez!
Tanımadıkları kaç yüz kişi bu üç kızın deli olduklarını düşünmüştür diye düşünelim dediklerinde bile, içlerinden biri ciddi ciddi düşünmeye başlar da yine kahkahalarla taşırırlar kahveleri.

Hadi kapansın artık çeneler ve kahveler. Dilekler tutulsun…
“Aşk’a asla inanmıyorum kızım” diyenimizin de dileği yine aşktan yana olsun.
Karar veremesin diğeri, fala bakanımız da en bilmiş haliyle “Aaa iki şey geçti ama aklından” desin.
O kadar yıl birlikte, her aşkta beraber heyecanlanan, her ayrılıkta birlikte ağlayıp, her acıda güçlenen, her kahkahada yeri göğü inleten bu üç kızın hangisinin ne dileyeceğini, hangisinin karar veremeyeceğini, hangisinin aşkı seçeceğini hepsi kahveye gerek kalmadan bilir ya, olsun... maksat kahve bahanesini bulsun.

“Dilsizler bana danışır kelebeklerin aklı benim.
Gemilerle her gece ben çok uzaklardan dönerim.”


Kahveler soğurken hayallerin sonu gelmez, biri daha kısa vadeli planlar kurar, diğeri istediği ada’yı almıştır çoktan, öbürü mutlu mesut bir ailede yaşar. Başka bir ülkede, başka bir denizde belki…
Etraflarındaki her şeyin bir adı vardır. Masanın,fincanın,yorganın, kapının bile. Her şeyin bir aklı var zannederler. Sadece akıl olsa iyi, her şeyin kalbi olduğuna inanırlar…
O yüzden alınmaz o dersler, atılır tutulur beylik laflar, kapanır fallar.
Onlar da bilirler… Bilirler de kabul etmezler..
Asla kaybolmazlar ama başa dönerler her yoldan çıktıklarında.
Buluştukları tek ortak noktadır temiz kalpleri ve iyi niyetleri. Bunlar dışında bambaşkadır yedikleri, sevdikleri, giydikleri, hayattan bekledikleri ve hayalleri. Asla kopamazlar. O kadar güzel tamamlarlar ki birbirlerinin eksiklerini. Biri çok duygusal, diğeri çok mantıklıdır. Biri çok içerse diğeri sınırı çizer. Her konu da, her olayda bu uyum listesi böylece uzayıp gider.

“Adamım bu küçük işlere ben bakarım, yanarım!”

Acılar soğuduğunda, üşümüş fincanlarda yeni umutlar ısıtmaya hazırdır onları.

Valla ne yalan söyleyeyim evlilik gözükmüyorsa… “Evlenmeyi küçükken de istemezdim Çocuğa falan da bakamam zaten.” Yapışır hemen cevaplara.
Kısmetler bölünür yine koyu sohbetlerle “Yok yok koca kız oldum, olgunlaştım her şeyden önce” denildiğinde… kısa bir sessizlik olur “Değil mi ama” diyerek onay bekler bittiği sanılan cümle. Kafalar sallanır, onaylayan gözler birbirini bulur ve vakit kaybetmeden iner bakışlar, yavaş yavaş hane tabağına.

“Kalbim sevda kuyusu her gün yoldan çıkarım”

Haneler kalabalıktır, bir kısmet, bir deniz atı mutlaka vardır. Göz çıkmayan fala fal demeyiz de zaten, arada inanmasak da kurşun döktürülmeliymişiz bazen..

“Benim adım ebruli biraz gerçek bira rüya.
Yalanımı sevsinler aşksız dönmüyor dünya!”


Amaaan fala inanma falsız da kalmaymış işte.
Telvelerin söyledikleri tükenir de bir cümle de ben eklerim: “Aslolan mantıktır kızlar, aşık olmam bir daha”
En azından 3 vakte kadar…

E görünmemiş fincanımda! ; )




Cihan Hatipoğlu.

http://cihanhatipoglu.com/

http://twitter.com/CihanHatipoglu

Mail:
cihan@cihanhatipoglu.com

4696
defa okundu
 
<< Önceki Yazı Sonraki Yazı >>
 ADnet Reklamları
Siz de reklam verin  
10 Şubat, Cuma 2012