|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Hep korkardım "bir şeyi çok istersen olmaz' derlerdi. Hep haddimi bilirdim o yüzden! Ama senin azınla yetinemedim. Seni hep çok istedim. İstememeliydim! O yatakta herşey içimden akıp gitti. Bana dokundukça sana aşık oluyordum. Kadınlık işte, hiçbir şeyi tadında bırakamıyordum. Sözler bitmişti artık, kulağımda sadece nefesinin fısıltısı... Ezberlemek istiyordum her hareketini, sen yokken gerçekleştirsin diye hayalimi! Korkuyordum ellerin bacaklarımı her araladığında. Her an vazgeçebilirdim, her an uykudan uyanabilirdim. Ama seni istedim. Çok! Tüm çocukluğum aşkın bu yanını bilmeden büyüdü! Senin gibi. Sevişmek de aşka dahil midir ayrılık kadar sevgilim? Ve ben sana hiç sevgilim de demedim! Ama seni istedim! Çok! Dilimde kalan tadın hala aynı kıvamıyla orada! Tenim biraz sana bulandı. İçinden çıkan içime yapıştı. Ben senden bir kız bebek bekliyorum şimdi. Sen üzerimden temizlemeye çalışırken sana ait olanı, ben çoktan parmaklarımla içime işlemiştim o sıvıyı! Seni çok istiyordum ve galiba sana aşık oluyordum! [Yatağına girdiysem eğer, çıkmayacakmışız gibi davranmalıydık!] Hep uyunur ya filmlerde, iyi bir sevişme sahnesinin hemen ertesinde. Başını göğsüme döndürdün, dudağını göğüs ucuma sürdün, gözlerime bakıp öylece uyudun. Hep o kadınlar gibi kıyamadım uyumaya yanında, doyamadım masumluğuna bakmaya! Hep o kadınlar gibi hissettim. Sevişirken kadınındım, uyurken doğuranın... Şefkat, umut, orgazm duygu... Sevmekten korktum. Oysa çoktan aşık olmuştum! Aynı yatakta iki kez seviştim seninle! Ne ilkinde doyabildim ne ikincisinde! Ve anlayamadım ne zaman düşürdüm küpemi, sevişmemizin neresinde? Sen uyurken, en çok neremin sızladığını anlamaya çalıştım. Yüzüm sıcaktı. Utanmaktan mı yanaklarından mı anlayamadım. Dudaklarım ıslaktı, dilimden mi dilinden mi tadına varamadım. ........Acıdı. Evet, evet en çok onlar acıdı. Seni doyurmaya en çok onlar çabaladı! En çok onlar renk değiştirdi sevişirken. Canımın acısı hala uçlarında. Hala kızımızı emzirmeye hazır değiller. Diş izlerin geçsin istemiyorum. Birkaç zaman idare etmeliyim onlarla. Baktıkça acımı perçinlemeliyim. Nasıl yaptın bunu bana? Nasıl örtmeden gittin üzerimi? Nasıl harcadın yalnızlığımızı? Nasıl unuturuz o yatakta yaptığımızı? [Yatağına girdiysem eğer, çıkmayacakmışız gibi davranmalıydık!] Gece zaten zordu biliyorsun. Uyumak işkence. Sırf seninle sevişmek için girdiğim o yataktan köşe bucak kaçıyorum şimdi. İyi sevişen bir adamı özledim. Kahve kokulu dudaklarını, nefesini, bacak arasını, aşkını, sakallarını, yatağını, ısırganlığını! Mastürbasyon dedikleri şey, iyi bir sevişmeden sonra bir daha uğramıyor aynı yatağa! Sevişmekten utanan biri için kolay değil yatağa girmek bir daha! İçimden seni söküp atacağım ve işte o zaman boşalacağım diye korkuyorum kendimden! Bırak kalsın diyorum bu sefer bu aşk, bu sevişme bacak aramda! Bu sefer de düşük yapmak istemiyorum, içimi kazıdıkça daha zorlanıyorum. Çok korkuyorum. Biri bana dokunacak ve kokunu benden alacak diye korkuyorum. Çekip gitmeseydim de böyle olacaktı biliyorum. Göğüs ucumdaki diş izinin geçişine ağlıyorum. Aşkın bu kadar uzun, sevişmenin bu kadar saniyelik oluşuna sövüyorum. Ama anlıyorum. Bir kadın gibi yüreğimi aklımın yanına koyuyorum. Seni tüm fısıltılarını ve dokunuşlarını yanıma alarak terkediyorum! Kendimi her gece yatağına koyuyorum! Öyle ya da böyle, yatağına girdiğim gibi çıkmasını da biliyorum! Ama... Ve... Meğer... Seni hala istiyorum! Bir gün... Bir daha... Sevişmek üzere... Beni isteyerek... Ve... Yataktan... Çıkmayacakmışız gibi oradan... [Yatağıma girersen eğer, kendi evin gibi davran!]
cisel@ciselonat.com
|
|
Bu yazı 4065 kez okunmuş
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|