Yaşam
Magazin
Kültür Sanat
Kariyer
Koleksiyon
Alışveriş
Trend
Dekorasyon
Ayakkabı
Çanta
Aksesuar
Aşk
Cinsellik
Evlilik
Anne Çocuk
Psikoloji
Makyaj
Saç
Cilt Bakımı
Sağlık
Diyet
Egzersiz
Estetik
Burç Yorumları
Yükselen Burçlar
2011 Yorumları
Burç Analizleri
Rüya Yorumları
Gezegenler
Burçlar ve Aşk
Burçlar ve Uyum
Dilek Dallıağ
Mood'lar Arası Kadın
19.06.2008 01:47:30
Bitmeyen senfonisin içimde sen!
2kadin.com >> Dilek Dallıağ
Gözümün önünden kayıp giden karelerle birlikte kalanları dertop ediyorum bu gece...Bu gece hissizliğimin son demleriyle birlikte birlikte bach Johannes Pasyonu dinleyip son kez 'ne yaptın?' sen diyorum sana! Sen'lerin toplamını alıp da kayıp giden karelerin içine bir de son halini ekleyince yavaşça gülümsüyorum ben de senin yan gülüşlü haline...
Bir çocuk saflığında ama sarhoş olmanın hazzında, yukarı çıkartırcasına acını dibe çekercesine bana nefretini bırakıyorum evrene son kez! O son gözlerime bakışını unutmadığımı bil! Benim bildiğim gerçeğini beynime kazırken yan gülüşünde evet diyorum biliyorsun işte buz soğukluğunun çaresizliğini içimize çekerken...sarhoş nağmeler fısıldamak isterdim kulağına, sarhoş olsaydım eğer ki! ya da bir masal mı anlatsaydım bilmem ki! Aradığını bulmak adına! Aradığını bulan beynine, bilmeceyi çözen beynine hayranlığımdan kaçtım biliyorsun...Keşfi tamamlanan bir ülkenin sınırlarına taşmak isteğin gibiydim şimdi...Sen keşfi yaşadıklarımızda bulmadın, yaşatmadığımda buldun! Beni sana doğru iten gibi, senden itilen gibi olmaktı kaygım işte...
Çok güzelsin niye demiştin ki sabaha kadar bana? Bu kadar sahtekarlığı hak etmedim bizim hikayemizde ben! Güzellik değildi benim sendeki isteğim...Bunu bilerek senden beni itmene sebeptim işte...Keşfini her tamamlayan ülkenin güzeli olmak mıydı yoksa tamamlanmayan bir hikayenin gözlerinde seni çözdüğüm ilk günün acısı mıydı istediğim?Cevap veriyorum işte sana; intikam dolusun...Her soğuk, buz kesen erkek gibi sen de bana intikam dolusun! Bunun çaresizliğini hep yaşayacaksın sen! Hep bir çözmüşlük ifadesindeki yan gülüşünün arasındaki dudak kımıldatışlarında çok güzelsin diye çıkan sözcük olmadığımı bileceksin! bunu bilip de söyleyemeyeceksin...Söylediğin ise bununla kalacak son gece gibi! Her söylenemeyen sözcüğün büyük sırrıyla mezara gittiği gibi...Ne kadar vaktimiz kaldı dersin?
şimdi uzaklara gidip de oradan bakan
kağıttan bir gemi gibisin bana
ıslanmadan öyle mağrur dans eden, öle uzanasısın ki...
Piyanona her bastığın notadaki kadar
içimi acıtan, sarhoş eden, gülümseten, aşk dolusun...
şimdi biz kelimelerimizin ardına sığınmış
iki muzur çocuk gibiyiz seninle...
öyle bulunası...öyle yakalanmayası...
Biriktirdiklerimin patladığını biliyorsun
beni eksiltenlerin de onlar olduğunu oysa...
Ve korkuyorsun bunu benim yüzüme söylemeye!
Kaçacak olan ikimiziz başka biri varmışçasına aramızda!
Ve sahtekar maskesini takıp
beni kandırmaya da utanmıyorsun asla...
Ama öyle aşk dolusun ki,
öyle kayıp giden yıldızlar kadar dilenesisin ki!
Dilim varmıyor o parlayıp
sönenden dilemeye bu hayatı...
Öyle incinmiş, öyle naif hani tutmaya kalksam tutacak
hani sarmaya kalksam saracak
ama bir toz bulutu gibi kaçacak gibisin ellerimden...
İşte ben bunu seviyorum...
bu gece...
binbir gecelerden biri işte...
herhangi bir gece...
yaşanasılığı olmayan belki çoğu için...
belki bırakıp gidilesi...
belki kalınası ama çekilmeyesi...
belki gelmeyesi ama istenesi...
milyonlarca gecelerden biri işte...
bu gece...
kim bilebilirdi ki seni bu kadar istediğimi...
ben bile bilmiyorken
sen bile hissetmiyorken...
dökülen satırların kahramanı olmuşken...
bu gece...evet bu gece...
yaratılası kalabalıktan uzakta olmanın mutluluğuyla
ve sonsuz temizliğiyle dolu olunan...
bu gece...
müziğin ritmiyle, akıp giden ellerime bakıp tuşlarda,
sonsuz arzulardayım işte...
bu gecenin hatırına ve sana yazıyorum...
bu gece...her geceki gibi...
sevginin idaresi mi olurmuş...
idareli kullanalım demiştin sevgimizi...
nasıl da kızmıştım sana
sahilde el ele yürürken birden elini bıraktığımda...
bende en çok kızdığın elimi bir anda çekmemdi...
biliyorum kızgınlıkların da toplamı ifade edilemez
sancılı bir sona yaklaştırıyordu ikimizi...
elimi çekmiş, gönlümü çekmiş,
yüzümü tutup da sıkan sana öfkemi
içime gömmüştüm o gün...
idareli sevgiler mahkemesine
çıkmıştık ikimizde sonunda...
ekonomik paketli sevgi seçenekleri gibiydik işte...
önce bir miktar göz göze gelmeyi işaretleyip
ardından direk ana yemek misali
bol zeytinyağlı sevgiye ekmek bandırırcasına
yemiştik birbirimizi...
sen bence şunu hiç bilemedin
en son getirilen, sunulan
tatlının tatlı olmadığını keşfettiğinde
yaraya tuz basmak gibiydi sevgi arayışımız
son yıllarımızda...
yorgunluktan bitap düştüm işte...
ellerim buz...
içim buz...
gözlerim buz...
tenimi ürperten hikayelerimin
aslında tenimi değil de ruhumu ürperttiğini
geç de olsa bana öğreten hayata borcum var...
senin hikayendeki kadının sıcaklığını
enjektörle çeken bir adam olduğuna göre şimdi
yerine koyacağım hangi bağımlılık olacaktı kimbilir!
kendi hikayemi yaşarken sende ben
ve kendi hikayendeki kadını yaratırken sen
bağımlılık sonucu çıkartırken ben
sen buna mecbur bırakırken beni
olmayacak duaya amin demenin
anlamı yoktu şu saatte...
netliğimi yakaladım işte!
alıp giden hesaplaşmalarımın sonuna vardım
bak, hiç sensiz kalamam sanırdın
aradan koskoca bir asır gibi geçti zaman...
kaybolmaya yüz tutmuş, rafında tozlanmış
ve asla artık kapağı açılmayacak bir kitaptın
ya da öyle sanırdım...
sanmalarla geçen hayatları yaşayanlara
bir kulp bulur, içinden çıkamadığım durumlarda
sana yüklenirdim fütursuzca...
oysa benim hikayemdin
gelip -giden, kalmayı isteyen ama
şeklimi, desenimi değiştirmeye uğraşan...
değişen ne idi biliyor musun?
Ben...ama sendeki olmayan ben...
Ben bendeki beni öyle seviyorum ki
bundan hiç vazgeçmeyeceğim biliyorum...
evren senden öyle bir hayat istiyorum ki
yaşadığım her anın mutluluğu içime bahar gibi gelsin
gelsin ve hiç gitmesin...
sonuna geldim çünkü hesaplaşmaların...
çikolata
çikolata tadındayım...
filmi gibi, işte bu harika
ya da kızarmış yeşil domatesler gibiyim...
yaşadığıma hürmet eder, saygıyla güne
aylara, yıllara, ömüre eğilen...
yaşanmışlığımın her anına laf söyletmeyecek kadar
gururla ilerleyen, başımı koyacağım yastığımda
şimdi işte ben olmanın sahtekarlığını taşımayan
huzurlu bir ben'im...
dalında yeşil ama kızarmaya yüz tutmuş domatesim
evet şimdi buyum ben...
4490
defa okundu
Tweet
HOŞGELDİN DİYEBİLECEK MİSİNİZ?
Hayatta şükredeceğimiz o kadar çok şey var ki...
Başbakanımız istedi İbrahim Tatlıses evlendi!
Biraz Yukarı Çıkalım, Kendimizi Bulalım
BAZEN
Kadın: İki Yüzü Var
Tercihlerimiz.. İsteklerimiz.. Bedelli Hallerimiz…
Anne olmalı mıyım...
İçimdeki kadınlara sesleniş!
Dün gece portakallı tarantula yedim
Bitmeyen senfonisin içimde sen!
Canımı Sıkan Erkekler Topluluğu Volume’lerini Kıssınlar Derneği!
Sözlerinin içinde kayboldum
Otuzlu Yaşlarımın Dokunulmaz Hazzı
<< Önceki Yazı
Sonraki Yazı >>
AD
net Reklamları
Siz de reklam verin
6 Şubat, Pazartesi 2012
Kim Kardashian
Beren Saat
2011 model iççamaşırları
Sibel Bilginer
sessiz azınlık
İNSAN RUHUNUN HARİTASI
Ece Gürsel
Yarı Farkında
KABULLENİYORUM...
Dilek Dallıağ
Mood'lar Arası Kadın
HOŞGELDİN DİYEBİLECEK MİSİNİZ?
Aret Vartanyan
Bin Yüz Bir İnsan
Seks Dediğin
Cihan Hatipoğlu
b'
AŞK
a Şarkılar...
Gitmek kendine gelmenin en kısa yoludur
Cengizhan Yeldan
Hayattan Gerçekler
Merhaba
Yeşim Coşkun
İllede Muhalefet
ALFA kadını, BETİK erkeği
Özlem Öztürk
Macera Kitabım
Çocuklarla Eurodisney!
Hanife İçöz
Yemek Tarifleri
Tarcinli ve Muzlu Kek
Sevdanur Işık
OkU
`Yo
RuM
& YaZı`YoRuM
Parantezi Açık Unutmayın!
Cengiz Altınsoy
Anlatamam Görmen Lazım
Angelina joli Türk mü?
Burcu Özder
Duygu Yumağı
Bu hikaye "Biz Olabilmek İçin" yazıldı
Yusuf Mahmutoğlu
Hayatla Öpüşmek...
Al-Git!
Alkım Uysal
Sessizce Haykırıyorum
İyi Dinle(n)meler
Banu Akman Şahin
Fesleğen
Toplum önünde konuşmaktan korkmak
Büşra Yılmaz
Med Cezir
İnsanoğlunun Aşk İle İmtihanı
Teoman Kumbaracıbaşı
acaipademler
Doğum, ilk dördün, denge, brunch, son dördün, batım...(1)
Gökçe İSPİ TURAN
Her çocuk zor büyür
Devrim Saltoğlu
Hep Aynı Mı Ne
Hande Mermer
Gelin geleceğinize birlikte ışık tutalım
Işın Karaca
Senden önce, benden sonra ve mucizeler.....
Diş Hekimi Dr. Yener Bardakçı
Diş eksikliği ve implant
Doç.Dr. Bülent Karadağ
Defne Joy Foster’in Ölümü
Yunus Günçe
kafamdaböceklervar
Dondurma olsun, kar yağsın
nursel calap
kadın kadına
bi kitap yazdım!
Burcu Altın
Hatırat
Hükümsüz !!!
Ebru Kılıç
Adı Negatif Etkisi Pozitif
Pelin Öztekin
Takma Kafana
Diş Hekimi Dr. Öykü Durmuşoğlu Kumral
Estetik Diş Hekimliği
İstanbul Psikodrama Enstitüsü
ÇOCUK PSİKODRAMASI
İlişkiler, çelişkiler, kadınlar ve erkekler
En şişman Türk kadını
Başak Burcu 14 Ekim 2011
Erkek mutlu, kadın mutsuz ise...
Dişlerinizi doğru beyazlatın
Amerikalılar nazar boncuğuna bayıldı
Yay Burcu 25 Temmuz 2011
Çin işi iPhone 5
Kova Burcu 4 Eylül 2011
Kova Burcu 3 Ocak 2012