Yeşim Coşkun

Yeşim Coşkun

İllede Muhalefet

22.12.2008 20:39:59

Bir kadının o biçim fotoğraf kareleri

2kadin.com >> Yeşim Coşkun

Bu kadın hiç suratını asmayacak mı?
Hep maskeleri mi sevecek? Sarı saçı beyazlayana kadar...Ah bu oyunlar, yalanlar...
Çok mutlu aslında. Uyandığı bir sabah, kapadığı bir akşam arası araya sıvışanlar kim kime,dum duma!
Çok nadir söylediği doğrular. Kabul ediyor ki çok fazla pembe yalanlar...

Brezilya dizilerinin keşfedilmemiş bir oyuncusu. Takıştırdığı takılardan uzak, takındığı bir uslup,
hep kendince, karınca ve belli ki kararınca... Çok mutlu diyorum. Çok.
İnanan, inanmayana; bilmem kaçını sildiği e-postalar, bakmadığı cevapsız çağrılar.
Bir hapşırık ki, ne kadar hapşırsa içinden çıkmayanlar. Kelimeler çok mazlum, çok gölgeli geliyor farkındayım, ama aldanmayın da diyorum bu halime. Hani demiştim ya, o sırasız maskeler...

Aldım nihayet başımdan geçen son sevdayı.
Bıraktım. Çünkü çok kanatıldım.
Aklımdan geçenleri, dilime dökülenleri götürdü o şimdiler, kendi şehrine... Bilemem ki nerede şimdi?
Belki soyut ülkeler geçti, aştı. Bu sevda ikimizi de yedi bitirdi belli ki. Geri kalan sadece son sözler, ve umuda yolculuk. Hemde içinde onun baş harfinin bile olmadığı bir zamana yolculuk.
İkimizde kaybettik, sanırım ikimizde yeni başlangıçları artık hak ettik....

Söylenenleri hep odamdan çaldım.
Onlara baka baka yazdım.
Bir kutunun içinde biriktirdim tonla imgeyi.
Başımı çeviriyorum, bakıyorum, karıştırıyorum, sonra bir cümle daha düşüyorum sayfaya....
Bu sahtekarlığı seviyorum, kimseye ödeyeceğim bir telif yok, bir kendime borçluyum.
Onuda ''es'' geçiyorum... Hiç tabancı değilim çünkü kendime.
Ben beni hep idare eder, emin ve yüzsüz hallerim. Yoksa çok kusursuzum.
Yoksa yine bu sahtekarlıkla yine, çok mükemmelim.

Kulladığım, ve imha ettiğim tüm imgelerini artık beynimin çöp kutusuna atmıyorum.
Beyin yine beyin... Çok kanlı, çok savaşlı, çok yumuşak ve de çok hassas. İçinde barınmamalı!!!
Çöp kutusu, ve belediyenin çöp arabaları bu yağmurlu İstanbul gününde yakın takipçim.
O kadar körüm ki bu çöplük mutluluğunda... Yağmuru izler, dilekler adar değil mi insan?
Ben onu bile görmezden gelmişim, elimdeki çöplerle kuru olan bir çalışanı ıslatmaya yöneliyorum.
Bir adamı, bir belediye işçisini... Bundan da eminim. Çünkü yırtık nice fotoğraf kareleriyle dolu koca bir poşeti ona uzatmam dikkatini çekiyor. Poşeti karıştırıyor ve atıyor. Sonrada benim içimin ve gözümün içindeki tonla çöplüğün ardına asılıp gidiyor... Bana bakıyor, ona baktım sanıyor...
Bakmak ve görmek arasındaki farkları anlaşılan o'da bilmiyor.

Bir kadın,
Bir sahtekarlık,
Bir yağmur ve, yırtık onca fotoğraf karesi bir de...
Ve bir yalan, bir doğrunun boynuna yine dolanmışsa, söylenebilecek bir söz kalır yine geriye.
Mutlu olmaya çalışıp da az mutlu gözüken kadından ipe sapa gelmez nice kareler, bilmiyor ki bu hayatta uyguladığı kaçıncı kereleri...

Bu ve diğer yazıların tüm hakları Yeşim Coşkun'a ait olur, izinsiz kullanılamaz....

5619
defa okundu
 
<< Önceki Yazı Sonraki Yazı >>
 ADnet Reklamları
Siz de reklam verin  
6 Şubat, Pazartesi 2012