2kadin.com üyelik girişi
2kadin.com En iyi Kadın Portalı
Ana Sayfa - 2kadin.com Güncel - 2kadin.com Güzellik - 2kadin.com Moda - 2kadin.com Röportaj - 2kadin.com Astroloji - 2kadin.com İlişkiler - 2kadin.com Sağlık - 2kadin.com Kim bu 2kadin? - 2kadin.com İletişim - 2kadin.com
İNSANLIĞIN TRAJEDİSİ RUMELİ HİSARI’NDA SAHNELENİYOR
Size uygun bikini seçimi
Shrek tehlikeli olabilir
Modanın kalbi İstanbul'da
HAFTANIN ANKETİ:

Çocuk mu? Kariyer mi?
Her kadın anne olmak ister mi? Yoksa bazı kadınlar patron olmak için mi doğdu?
2kadin.com anketinde

<< Önceki Yazı Sonraki Yazı >>
Çisel Onat
 

Bir adamla köy evinde sarabande (2)

Ne güzel bir dağ evinde olsak! Sen domates yetiştiren bir adam ben çay toplayan bir kadın! Gülme bak! Klasik bir hayaldir bu ama neden hep hayal edilir düşündün mü? Hayatın gerçeğe en yakın olduğu andır çünkü. Ya da şimdiye bakarsak kurulabilecek en imkansız hayaldir. Ama ben kurdum işte. Balkonunda domates yetiştirmeye kalkan biri için sence de fazla etkileyici bir hayal değil mi bu? Evet evet sen de domates yetiştirmelisin. Kırmızı yakışmalı mesela ellerine. Sonra bana dokunmalısın! Ruj lekesi kalmalı şehir oğlanlarının yakalarında, sen beni kırmızıya boyamalısın. Bunu senden başkası yapamaz biliyorum! Biraz çay demlemeliyim sana ve sen bana Kafka’yı oynamalısın ve uyumam için Heinrich Böll okumalısın. Hayır! Sevmediğin bir şey söylediğimde telefonu da kapatamazsın. Biz dağdayız unuttun mu? Köy evindeyiz. Tüm hatlar kesik!!! Dayanmalısın!

Arkadaş olmalıyız! Ben seni böyleyken merak ediyorum işte.
Sevgilimken ya da düşmanımken değil!

Öyle bir dağ evinde mesela! Ya da suyu akmayan bir köyde bir
harabede. Nasıl ayakta durduğunu görmek istiyorum! Nasıl doyduğunu! Nasıl üşüdüğünü, ellerinin soğukluğunu! Yalnızlığınla nasıl başa çıktığını! 3 gün üst üste aynı gömleği giydiğini ve nasıl koktuğunu duymak istiyorum! “Basit” bir arabada direksiyona hangi kuvvetle tutunduğunu mesela! Frene hangi yaşam sevinciyle ne kadar asıldığını, tanıdık birkaç ahbap mahallesinden geçip geçmeyeceğini, geçtiğinde hissedeceğini, yön değiştirdiğinde kendinde kaybedeceğini görmek istiyorum! Çok mu acımasızım sence! Fazla mı geliyorum üzerine! Ama “sözlerin vicdanı yoktur” bilmelisin! Benimle aynı geçim sıkıntısını hesaplayışını, ektiğin domateslerle yaşayabileceğini görmeyi istiyorum. Aynı sokaklarda yürümüyor muyuz seninle şimdide? O zaman da aynı sokaklarda koşalım istiyorum!

... Ve bazen ekran değişiyor, hayallerime yeniliyorum, koltuğumda bir rahatsızlık hissi! Bir puroyu seninle paylaşma isteği, aynı kokunun üzerimize sinmesi gerektiği, karşında yan gelip kumanda hakimiyetine dur deme vakti!...

...Ve yine toplanıyorum olduğum yerde...

Ekran benim, koltuk benim, sen de! Sen de!
Bak! Ne kadar güçlüyüm aslında! Sana duvarındaki tabloda kendini görmeni söyledim! Etrafındaki kırık aynalarla kalbini çizip canını yaktım, içinden geçmeyi öğrendin hepsinin! Saklambaç oynamak için boyunun farkına varmanı, sakladığın “Çokomel” kaplarını hatırlayıp kitaplarının arasından çıkarmanı ve en sevdiğin sayfada kalan çikolata kokusunu koklamayı hatırlattım! Seni “kendi” ekranımda, kendi kumandamda, kendi koltuğumda ağırladım! Umduğunu değil bulduğunu sundum!

Bak! Ne kadar güçlüyüm aslında! Kapında yatmadım, sana tapmadım, hayranın değilim. Hem neden tapayım! Seni aldım bir dağa kaçırdım! Bir köy evine kapattım! Yakandaki tüm “kırmızı” ruj lekelerini görmezden gelip sana “kırmızı” domates ektirdim. Sonra seni karşıma alıp Kafka oynayışını izledim! Biraz sonra uykum geldi ve bana Heinrich Böll okumanı istedim. Arkadaş olduk! Sevgili olduk! Düşman olduk! Her sınavı benden yana geçtin! Her soruma senden yana cevap verdin. Sözlerin vicdansızlığına rağmen dinledin!

Dans etmeyi unuttuk! Hadi kalk! Dağın tepesinde, bir köy evinde “Sarabande” dansı yapalım! Ayağımızın altındaki tahtalar adımlarımıza göre hareket etsin. Acaba nasıl kavrıyor elin bir kadının belini, gözlerin ne kadar uzun süre bakabiliyor bir göze ve ne kadar uyumlu ayakların bir kadının topuksuz ayakkabılı hallerine!

Bir şarkı geçsin içimizden dans ederken.
Başlasın mesela; “Vivace!!!” Yani “Canlı!”
Senin sesine alışsın sesim, benimkine alışsın sesin ve bir sonraki satıra geçelim “Allegro!!!”. Yani “Hızlı!”
Korunmasızlığının, rolsüzlüğünün, makyajsızlığının farkına var ve şarkı soprano tonunda yükselsin “Con fuoco!!!” Yani “Ateşli!”.
Domates toplama vakti geldiğinde yorulsun sesimiz ve bitsin bestemiz “Morendo!!!”. Yani “Usulca!”

...Ve gece aydınlanıyor işte. Hayallerin uyku vakti geliyor! Sana daha cinayet senaryosu yazacaktım oysa! Ama sen tüm sınavları verdin bu gece! “Against all odds.”

Bak! Ne kadar güçlüyüm aslında! Seni kendimde ağırladım bu sefer. Oysa isteseydim seninle kavga ederdim. İnanamazdın bu yumuşak tonlarda şarkı söyleyip dans eden birinin ayaklarını ezip geçişine. Vivace başlar Morendo diye de bitmezdi kavga! Sana kırık aynaların her bir parçasını saplar dururdum. Kendini her parçanla gör diye. Ama saçlarını kabul ettim, giysilerini yaktım, kameranı aldım, alkışlarını susturdum, ekranı sana çevirdim. Hiçbir sözümü elinle kapatamadın. Unutma tüm hatlar kesik!

Ve sonu bu işte! Şimdi herşey seninle! Ekranını al, kameranı al, giysilerini giy. Kravatını bağla! Gitarını çal! İstersen bir daha dağa çıkma, istersen “basit” bir arabaya binmen gerekirse son süratle bir duvara çarp ya da ruj lekelerini yakandan çıkarmak için uğraşma.

Ama bir tek şey yap! Benim için değil. Domatesler için! Sarabande için!!!

Çocukken bir kez dinlediğim bir masalın peşinden kaç yıl koşmuşum ben farkında olmadan. Hansel ve Gratel’i bilir misin? İşte o masal. Bir kez dinlemiştim onu. Bir kez okumuştum kendi başıma. Lakin kimse anlatmamıştı da. Her şeyi nasıl kendim yaptıysam masalımı da kendim okumuştum kendime. O gün bugündür yaşadığım her acıya ekmek kırıntısı bırakmışım kendimi kahraman zannedip. Masalın sonunu getirememiştim, uykuya dalmıştım okurken. Şimdi hala bilmiyorum sonunu. Öldüler mi cadıya kanıp, kurtuldular mı Tanrı’yı anıp bilmiyorum ve bilmek istemiyorum. Kendim yaşayacağım sonunu masalımın. Ama hiçbir çocuk masalımı okuyup da acılarına ekmek kırıntısı bıraksın istemiyorum. Çünkü biliyor musun; sen o acılara dönmek istemedikçe bıraktığın kırıntıları toplayıp dahası var mı diye tepene üşüşen bir sürü karga oluyor. Hiçbir çocuk yaşasın istemiyorum bunu! Kimse içindeki çocuğu yitirmemeli!

Hiçbir kadın içinden çocuk aldırsın istemiyorum!!!
Hiçbir adam da!
İçindekine sahip çık! Domates ekerken sende gördüğüm çocuğa, dans ederken sende hızlanan çocuğa, ekranın arkasında da önünde de aynı misketlerle oynayan çocuğa...
Kürtaj iyi bir şey değil! Hele de aldırdığın bir çocuksa!

...Ve sana aşık değilim! Biraz hayran biraz hoyratım o kadar!”


Bu yazı 2634 kez okunmuş
Yeni Yorum Yaz
1
<< Önceki Yazı Sonraki Yazı >>

Diğer Yazıları
"Issız Adam" için dua (Köşe Yazısı)
Manyakmışım Ben! (Köşe Yazısı)
İlişemeyen İlişki Cadıları (Köşe Yazısı)
Herkes gibi yaşamak... (Köşe Yazısı)
Deli biyografi (Köşe Yazısı)
Bir adamla köy evinde sarabande (2) (Köşe Yazısı)
Bir adamla köy evinde sarabande (1) (Köşe Yazısı)
Sevişmeyi göze aldım bak! (Köşe Yazısı)
Dağınık oda... (Köşe Yazısı)
Hadi Sevişelim Sevgilim (Bölüm 1) (Köşe Yazısı)
Hadi Sevişelim Sevgilim (Bölüm 2) (Köşe Yazısı)
Hadi Sevişelim Sevgilim (Bölüm 3) (Köşe Yazısı)
Leylek Masalı (Köşe Yazısı)
Kadın Modelleri (Bölüm 2) (Köşe Yazısı)
Kadın Modelleri (Bölüm 1) (Köşe Yazısı)
1
 ADnet Reklamları
Siz de reklam verin  

  Köşe Yazıları
Senden önce, benden sonra ve mucizeler.....
Işın Karaca
Bensiz eski sen olabildin mi...
Ece Gürsel
AŞK NEDİR
Aret Vartanyan
ŞİZO TV
Yunus Günçe
ÇOCUK PSİKODRAMASI
İstanbul Psikodrama Enstitüsü
Estetik Diş Hekimliği
Diş Hekimi Dr. Öykü Durmuşoğlu Kumral
285 Binde 1’im Benim!
Gökçe İSPİ TURAN
Nuh'un Gemisi...
Ulaş Ak
En sevdiğin çocuk benim. Çünkü en sevdiğim çocuk sensin!
Yeşim Coşkun
Dokunamam Senin Yalnızlığına!
Cihan Hatipoğlu
Hep Aynı Mı Ne
Devrim Saltoğlu
Doğum, ilk dördün, denge, brunch, son dördün, batım...(1)
Teoman K.
"Issız Adam" için dua
Çisel Onat
Tercihlerimiz.. İsteklerimiz.. Bedelli Hallerimiz…
Dilek Dallıağ
Akrep Burcu Erkeği ve ihtiras
Neslihan Gündüz
İki Kadın diyelim ki
Yasemin Şefik
Ben en çok beni günahsız yere terk edip gidenlere ağlıyorum.
Burcu Altın
Erkeklerden Çektiklerimiz ve Çektirdiklerimiz
Ayşe Aktepe
Çok Yakında
Duygu Çetinkaya
Takma Kafana
Pelin Öztekin
 

2yuz.com 2kadin RSS 2kadin Sağlık RSS Güncel Astroloji
2yuz.com Forum 2kadin Güzellik RSS 2kadin Sayfalar RSS Güzellik İlişkiler
2yuz.com Index 2kadin Astroloji RSS Moda Sağlık
2kadin İlişkiler RSS Röportaj İletişim
© 2006-2010 2kadin.com Tüm Hakları Saklıdır.