|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Üzülmüyorum artık eskisi gibi... Duygularım da eskimiş, benim gibi… Aşkı eskitmişim, gözünün içine baka baka… Gözyaşlarım da yok artık eskisi gibi… İçim kurumuş, kalbim bile kurumuş bak, içi boş artık, bomboş… Söküp atmak istiyorum, fazla geliyor bedenime, ağır geliyor yaşananlar bu kalbe… Söküp atmak istiyorum, atamıyorum… Keşke kolay bir yolu olsa bu bedenden çıkmanın, bulamıyorum… Ama hala arıyorum…
Aşksız yapamayan ben, aşkı da kovuyorum artık yoldayken. Tahammülüm yok, yalancı sevdalara… Karnım tok yalan aşklara… Kaldıramayacağım ağır yalanlara… Tok… Etrafım savaş alanı gibi… Yaralılar var. Acıtmışım, beni acıtmayanları… Ağlıyorlar bana. Elimi tutmak istiyorlar tekrardan. Kaçıyorum. Beceremediğim halde, kaçmaya çalışıyorum… Senden kaçabildiysem, herkesten kaçabilirim, diyorum… Kalbimde o İzmirli olduğu sürece kimseyi daha fazla kırmak istemiyorum.
Şimdi ise bir deniz kenarında oturmuş, efkarımla baş başa, İstanbul’u seyrediyorum. Her zaman olduğu gibi hüzün yine yanı başımda… Saçlarımı savuruyorum rüzgara karşı... O çok sevdiğin saçlarımı, çok sevdiğim İstanbul’a doğru… Bir cigara tüttürüyorum gözlerimi kapayıp... Düşünüyorum olanları… Anılarımız, hayallerimizle beraber bir otel odasında kaldı. Bizden kalanlar neydi? Bulamıyorum… Uzun sevişmelerimizden arta kalan terimiz, kaderimize akıttığımız gözyaşlarımız, bir kaybımızın ardından diğer doğmayacak çocuklarımız… Neydi bizden artakalanlar? Söyle… Hangileriydi? Neydi diğerlerinden farkımız? Söyle İzmirli neydi?
Uzun bir nefes alıyorum o çok sevdiğin cigaradan, boğazımı yakıyor… Gözümde bir damla yaş, bir İzmirli yaktı beni ağalar, diyorum… O kaçtığım, duymaya bile tahammül edemediğim ismi fısıldıyorum uzun zaman sonra, İstanbul’a doğru.. Ağzıma bile yakışmayan o isim, ne de güzel duruyor içimde hala, ilk günkü gibi… Gülümsüyorum denize karşı… Deniz bana öfkeleniyor bir anda… Bir rüzgarla üzerime sıçrıyor.. Ama zararı dokunmuyor… Susup, tekrar gülümsüyorum… Biliyorum, o da benim kadar hiddetli, benim kadar matemli… Ama kime ne fayda.. O da dalgalanmış benim gibi… O da kapılmış akıntıya… Yalanlarla… Gemiler bırakmış ardında… Batmış gemiler…
Şimdi arkama bakıyorum, elimi tutmak isteyen o yaralı, o yabancı ellere, istemeyerek uzaktan bir el sallıyorum... Ben hala nefesime ağlıyorum... Gelmeyin diyorum, yapmayın ağalar, bir İzmirli vardı diyorum… Ah o İzmirli yaktı beni , perişan etti, yıktı, diyorum… Bilemezsiniz ağalar... Bilemezsiniz… İsyanım ondandır…
Ondandır bir daha kimseyi sevememem… Beni sevenleri de hiç uğruna terk etmem… Ondandır bu sevmediğim cigara… Ondandır bu yalnızlık… Ondandır aşk, ondandır nefret… Ondandır nefes alıp verişim… Ve ondan olacaktır bu nefesi verişim… Sadece ondan… Yeşil gözlü bir İzmirliydi beni yakıp, yıkan…
Bu yazının Tüm hakları ECE GÜRSEL’E ait olup, izinsiz kullanılamaz.
|
|
Bu yazı 1972 kez okunmuş
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|