Burcu Altın

Burcu Altın

Hatırat

25.03.2010 21:47:40

Ben en çok beni günahsız yere terk edip gidenlere ağlıyorum.

2kadin.com >> Burcu Altın

Bir yalnızlık, bir vurgun yaşıyorum ansızın beni uykumda terk edenlere. Beyhude imiş demekle kalıyor dilim. Her sabah aynı özleme uyanmak, eskileri düşünüp,düşünüp iç ekmekle başlıyorum. İnsan büyüdükçe anıları azalırmış, anılarım azalmakta ve ben her gece beni büyüten uykuya dalmaktayım. Kaç sene geçti üstünden tüm bu vurgunların, hatırlamıyorum aslında hatırlamak istemiyorum. Kanayan yarama her defasında neşter vurmak yakışmıyor yaşanmışlıkların ardından. Mevsimler geçti,günler geçti, hepsi bitti geçti. Ben hergün biraz daha büyüdüm,önce küçüldüm sonra yine büyüdüm. Her gece binbir çentik attım takvime,büyümüşüm,o yüzdenmiş. Elimde bir iğne ve iplik,kendin dik dedi yaratıcı.

Önceleri sarsıldım,inanamadım sizin yokluğunuza alışmak beni asi yaptı. İsyan ettim,ağladım. Her geçen gün sizden bana kalanlarla avunmak zorunda kaldım,sonra avunduklarımı birer birer sakladım. Ellerimde olanlarla yetinmek ve yetindiklerime sahip çıkmanın sonsuz hazzını yaşadım. Acım zamanla azalır gibi oldu,burnum ilk günlerde ki gibi özlem özlem sızlamadı ama ben hala lodoslu havalarda hep burnumu tutarım,inceden bir sızı sizi bana hatırlatır ve ben sizi yine yeniden özlerim. İnsan başa gelenlere razı olurmuş akıp giden günlerde. Fizik kurallarında ki değilmiş hayat,bize senelerce öğretilen denklemlerin sonu aslında hep aynıymış ama ben matematikten de hep kalmışımdır…. Ve hala hayat acımazsızca akıp gidiyor….

Sonra içim acıyor ansızın birgün yeniden,silbaştan. İnceden bir sitem başlıyor kalbimde. Şarkılar tutuyorum peşi sıra,sonra sizi daha çok özlüyorum. Canım acıyor yokluğunuzda,neye yarar uykularım bu yükle geçmiş şu zavallı günlerim,aylarım,yıllarım. Canımın acısını şimdi bir ben bilirim,bir de beni bırakıp gidenlerin arkasından sızlayan burnum direği. Bu yüzden korkarım hep. Yıllar geçtikçe her gün yenisine birini daha ekledikçe,büyüdüm diyorum sonra bir mektupla uyanıyorum…

Bana,’’büyüdüm dedikten sonra çetrefilleşir hayat’’yazmış…evet haklısınız,çok çetrefilli bu yollar ve insanoğlu ne yazik ki sahip çıkamamakta kendinden başka hayatlara… Tüm başarımın,başarısızlığımın sebebi yine benmişim,öyle yazmış en sevdiklerimden biri bana ve eklemiş

‘’Çünkü hayat benimmiş,ben şekillendirecek,ben yön verecekmişim’’

Hep tek başıma yön verdim hayatıma bu güne kadar,en yakınımı,en inandıklarımı bile söz sahibi yapmadım. Kimse kimseyi anlayamaz ama,dikte ediyoruz inandıklarımız ve bildiklerimiz uğruna. Kimsenin yanlışını görmemezlikten gelmek büyük zarar,ziyan galiba şu zamanda… ya da yine fizik kuralları ve matematik denklemleri hat safhada hayatımızda.

Doğduğumuz gün,yaşlanmaya ve kaybetmeye başlıyormuşuz… yaşanmamışlıkların hesabı kime kalmakta??? Kimler bu sorunun cevabını canı gönülden cevaplamakla mükellef hayatta…

Sonra o en sevdiğim şiirden bir mısra yazmış bir de bana,kalan mıdır yoksa giden midir terk eden aslında……

Yok,yok buna kalbim sanırım artık dayanamamakta.

‘’Yapma,kendini bana sakla’’ dedi yıllarım sonra. Yıllarım su gibi akıp gitmekte hayatımda ve ben yine size özlem duymaktayım fazlasıyla. Kimsenin kimseye zararı dokunmaz aslında,o en can dan birinin, kanlarının aynı genlerde akmakta olan birinin ve eskilerden yadigar kalan adının soy haliyle göz göze gelip selam vermemek,sahip çıkmamak kendinden küçük soy’a,nasıl hatıra ama????

Haksızken kendi hakkınızdan pay vermek karşıdaki kula, ne büyük bir cömertlik aslında. Parça parça,paramparça anıların eşliğinde yol almaktayım hala,inatla…

Büyümek emek istermiş ve hatıralara sahip çıkmak demekmiş öle yazmış mektubunun sonuna. İzin vermemeliymiş insan,hatıraların zaman diliminde dilim dilim,ufalanıp yok olmasına. Zaman varmış ama hatıraların karşısına dikilecek benden önce,hadi bakalım ‘’ZAMAN’’önce birden saymaya sen başla…..

Bir,iki,üç,dört zaman hatıraların üstünü ört!!!!!

Sonra başka bir kayıp daha hayatımda. Bu sefer en inandığım,en tanıdığım ve en soy halini aldığım. Ve bir kez daha. Sonra kar yağıyor bir gece ansızın omuzlarıma, kol kırılırda yeni içinde kalınca nasıl acırmış insanın canı onu anladım ilk kez hayatımda. Şimdi ona sarılan kollarım hala yasta. Gözlerim küçülüyor düşündükçe,gördüklerime dayanamıyorlar. Her şey sil baştan olmuyormuş hayatta,düzen bozulunca kimsenin gücü,kudreti yetmiyormuş bir araya varmaya. Beni girdiğim çıkmaz sokaktan geri çağırıyorlar sanıyorum yine yanılıyorum sonra. Burada da işlemedi fizik ve matematik öğretileri aslında. Bizde her acı evde yaşanır en acımasız haliyle ya, acıya,acıya kendime büyüyorum işte zamanla.

Kolay olmayana yürüdüm her zaman,her dönem ben hayatımda. Çocukluğumda böyle geçti benim,ergenlik yıllarımda. Düşe kalka yürüdüm ama tek başıma dimdik yürüdüm. Büyümüşüm ve hayatımdan ben sorumluymuşum ya...

Sevdiklerimin özlemi sardımı niceden beri kalbimi bu şehir anlar beni.

Şimdi bir yağmur yağmakta alabildiğine bu şehre. Konuşmamakta ısrarcı hala yerküre. Sizin gidişinizin kilometrelerine,kilometre ekleyişimin habercisi her zerre.

Şimdi siz gittiniz ya tüm kadınlar,adamlar sizin rolünüzde. Yine geçti bir gün daha,ben neyleyim,günler neylesin gelmeyince o beklenen adamlar,kadınlar. İçimdeki her arzuyu,yaratıcı yazmış bana. Dinmeyen sızıları da. Yazımı da yazmış yaratıcı,ben neyleyim şimdi bu zamanda….

Zamanla hala yan yana…. Affedecek herkesin kalbi kendi sahibini son durakta ama bilinmez ki kendini affetmeyecek kişi kalp ne yapsın o zaman da….. her şeye geçmişler ola o zamanda…

Ben birazdan gidiyorum ama …

Size hazin bir bahar,birbirinize baktıkça kendinizde ki hataları görecek kadar yüzümün silueti,sesinize sesim değecek kadar çığlık ve beni her ezip geçişinizde ki, ayaklar altına alınmış ayak izlerimi bırakıyorum.

Şimdi uykumdan kapanmakta olan gözlerimde hep aynı sahne,uzun uzun yollar. Ben en çok yine beni günahsız bırakıp gidenlere özlediğim bir sabaha uyanmaktayım…

Burcu Altın

8561
defa okundu
 
<< Önceki Yazı Sonraki Yazı >>
 ADnet Reklamları
Siz de reklam verin  
10 Şubat, Cuma 2012