|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Yunan arkeologlar yıllar süren araştırmalar sonunda Kleopatra'nın ölümünden hemen önce kendi için yaptırdığı mezarın kapısını buldu.
Bir grup Yunan arkeolog, Mısır’ın İskenderiye kıyılarında yaptıkları sualtı araştırmaları sonucunda VII. Kleopatra’nın ölümünden hemen önce yaptırdığı mezarın devasa granit kapısını buldu.
Arkeologların bulduğu kapı 15 ton ağırlığında ve yedi metre yüksekliğinde.
Araştırmanın başında olan Harry Tzalas, "Onu görür görmez çok özel bir kapı olduğunu anladım. Bu kadar ağır ve iki kapılı bir yapı dalgalarla taşınamazdı ve o an bunun mezarın bir parçası olduğunu düşündüm. Makedonyalı mezar kapılarına benziyordu. Kapandığında sonsuza kadar kapanıyordu" dedi.
Tzalas kapının bulunmasıyla aralarında büyük bir aşk olan Romalı komutan Marcus Antonius ile Kleopatra'nın ölmeden önceki son saatlerine de ışık tutulabileceğini düşünüyor.
Kleopatra ile Antonius arasında yedi yıl süren dillere destan bir aşk yaşanır. Ünlü tarihçi Plinius, Kleopatra'nın tacından çıkardığı bir çiçekle Antonius'a şarap sunduğunu yazar. Romalı hükümdar kadehi dudaklarına götürdüğü sırada ise Kleopatra ona engel olur ve "Aptal! Sensiz yaşayabilseydim, seni yüz kere zehrileyebilirdim, görmüyor musun" der. Milattan sonra birinci yüzyılda Yunan tarihçi Plutarch Marcus Antonius'un Kleopatra'nın kendisini öldürdüğüne dair yanlış bilgilendirilmesinden sonra intihar etmeye kalktığını yazar.
Son isteği olarak Kleopatra'nın yanına gömülmek isteyen Antonius, o sırada hizmetçileriyle birlikte mezarın içinde saklanan Kleopatra'nın yanına gömülmek istediğini söylemiş.
Bunun üzerine de Antonius zincirler ve iplerle mezarın tepesine çıkarılmış, böylece camdan içeri girmeye çalışmış.
|
|
Bu yazı 639 kez okunmuş
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|