Dilek Dallıağ

Dilek Dallıağ

Mood'lar Arası Kadın

07.09.2008 10:52:56

İçimdeki kadınlara sesleniş!

2kadin.com >> Dilek Dallıağ

"Washington günlerinde aşk!" diyesim var...
Kolera Günlerinde aşk’ı es geçip de,
Marquez’in eserinin bana uygunluğunu bilip de,
Reddedip de washington’da bile olmadan
Bu satırları yazasım var...

Hayırdır dedim kendime bugün
Ucu yanmış mektup kokusunu çeker gibi içime.
o zamanlar, ‘sinyal sesinden sonra mesajınızı bırakın’
gibi sancılarımız yoktu!
Üstelik kapalı telefonların ardından
Kapalı kapılar ardında washington bile demiyorduk
aslı filmin bu olsa da,
başkalaşsa da ben de şiirimsi anlamı burada...
kapalı kapılar, kapalı telefonlar ve sessiz adımlar
gibi dertlerimiz yoktu!

Ulaşamadığımız zamanlarda
iyi niyetimizi korumak gibi saf hallerimiz vardı
şimdi şeytan olduk demiyorum
ama şeytan bizleri daha çok sevdi
modern zamanlarda hissediyorum...
kamikazenin ucunda oturasım var
tepeden aşağı inerken çığlık atasım var
beyin üstüne düşecek
yamalı bohçanın dağılır hali gibi!

Sanskritçenin aşk boyutunu merak eder haldeyim
Ve kolera günlerindeki aşkı yaşar
bünyedeyim itiraz etsem de...
Soğuktu hava gün içinde ve ıslanmanın
O dayanılmaz ahlaksızlığını düşünmemiştim bile!
Oysa aradığınız kişiye ulaşılamıyor
dendi robot ses ile ve sinyal uzantısında
bırakacağım mesaj gündelik yaşamdan
uzakta kalacaktı sustum haliyle...
sırılsıklam aşkların günlerinde
aşk’ı yazasım geliyor ama içinden çıkılmaz haldeyim
Telefonun diğer ucundakini tanımaz biçimde
Kimsiniz? Yanıtını korkar bekler haldeyim...

Gün gelir güllerin içinden koşarak
kimin geleceğini sorgulamadan yaşar haldeyim...
papatya kokularını çekip ciğerimden yanan kalbime
organlarımın yer değiştirmesini
bebek doğurmadan hisseder haldeyim...

Hep bir haldeyim dikkat ettim de
haller içindeki benim içimdeki
kadın biçimdeki bir varlık ötesini sarar sessizlikteyim...
ve ya haykırışların en büyüğünü yaşayıp da
görmemezliğe gelir korkusuzluk kisvesindeyim.

Hepsini yok edip küba’da puro sarmalı şimdi
Bacaklarımın terini alnımın terine katıp
Göğsümün arasından bunu alıp
yakacak bir siyahi bulup beni
hissettirmeliyim ona kimbilir...
fidel’e selam edip yolumu kendimden geçirip
süzgecimin içinde kalan taşları eleyip
hitlere’e selam göndermeliyim
içimdeki faşist karıncalanmayla kimbilir...
beni bunlardan biri bilip
beni reddedip
beni geçip
beni seçip
beni süzüp
ezip..
gidenlere selam vermeliyim belki
kimbilir...
içimdeki kadınlara öykünmeyi ne zaman
sevmeyeceğimi bilmeliyim belki de kimbilir...
hala sonu yok...ve çıkış yok...
selam olsun içimdekilere...

4414
defa okundu
 
<< Önceki Yazı Sonraki Yazı >>
 ADnet Reklamları
Siz de reklam verin  
9 Şubat, Perşembe 2012